Eğer bir ülkede beceriksizler ordusu yönetim kademelerine egemen olmuşsa o ülke bitmiş, tükenmiş demektir.
İş bilmezlerin makam sahibi yapıldığı yerlerde sorunlar çözümlenemez.
Sadece iş bilmez millet, kendi yerini korusun diye dedikodu ve yalanların arkasına saklanır.
Her türlü oyunu oynar.
Yalanın bininin bir para olduğu durum ortaya çıkar.
Bugün size memleketin birinde diye başlayan bir hikayeyi anlatacağım.
İşte o hikaye:
Yüz ölçümü küçük, insanları mutsuz olan memleketin birinde bir gün herkesin umut ve bel bağladığı bir siyasi oluşum iktidara gelir.
Davullar çalar, şenlikler düzenlenir, halk sokağa dökülür.
Artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı, partizanlığın bittiği, liyakatin öne çıkacağı konuşulmaya başlanır.
Ama öyle olmaz.
Tepedeki yöneticilerin etrafında kümelenen kargalar devreye girer.
Bir süre sonra en tepedeki yöneticiler dünyayı etrafındaki kargaların gözü ile görüp onların bakış açısı ve isteklerine göre değerlendirmeye başlar.
Kargalar kendileri gibi olanları etkin görevlere getirmek ve bir karga cumhuriyeti oluşturmak için bu durumu bir fırsat olarak kullanmaya başlarlar.
Baş vekil dahil diğer vekilleri de sürekli söyledikleri yalanlar ve anlattıkları dedikodularla kandırırlar.
Onların sorduğu her soruya kargaların kendilerince verecekleri cevaplar hazırdır.
Sonuçta kılavuzu karga olan bir yapı ortaya çıkar.
Umutlar tükenir.
Her şey kötüleşir.
Gidenler aranır olur.
Bu arada memleket de batağa sürüklenir!
Bu bir hikaye ama ülkede yaşananlara bakıyorum da biz de hikayedekilere benzer şeyler yaşıyoruz.
Bazı kargalar kendi kişisel çıkar ve hedefleri doğrultusunda her türlü yola başvuruyorlar.
Sorumlu pozisyonlarda oturan kişileri yanlış yönlendirebiliyorlar.
Onları komik durumlara düşürüyorlar.
Neredeyse 1963’te doğan birine “Kıbrıs Cumhuriyeti’ni ben kurdum” dedirtecekler.
İpin ucu kaçmış bir kere.
Çok ama boş konuşanların egemen olduğu bir yapı oluşturulmuş.
İş yapmak önemli değil artık.
Yalan, dolan ve dedikodu her şey olmuş.
Bakıyorum da koca koca adamlar Meclis kürsülerinde bilgi sahibi olmadan fikir beyan eder duruma gelmiş.
Tarihi çarpıtacak kadar işler ileri götürülmüş.
Maksat bizim kaleye gol girmesin de ne isterse olsun.
Gerisi boş…
Ülkenin geleceği kimsenin umurunda değil.
Günü kurtarma anlayışı her yerde egemen olmuş.
Böyle olunca da maalesef karga hikayesinde yaşananlar yaşanıyor.
İnsana, “Kargaların kılavuzluğu ile buraya kadar” dedirttirecek şeyler!

Önceki Haber
Sonraki Haber

























