Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Becerikli ve Maraş

Ahmet Becerikli Kuğulu Park’ta konsere çıktığında yer yerinden oynardı.

Mevsim yazdı, ekmek karneye bağlanmıştı.
Ama muhterem cemaatimiz kendine göre koşullar yaratmıştı ki, eğlencesi de bunun içindeydi.
Parti yoktu, siyaset vardı.

Altmış üç olayları bittiğinde, hisarlar da silah gürültüsünden yerini sessizliğe terk etmişti.
Pestil satan Mahmut dayı he zamanki gibi hisarın altında yerini aldığında, sıcak rüzgarlar yerini serin esintilere bırakırdı.
Bütün hazırlıklar akşamaydı ki, Ahmet Becerikli sahne alacak, Lefkoşa onun sesiyle şarkılara karışacaktı.

Mücahitlik dönemiydi.
Kız Lisesi’nde siyah üniformalarını giyenler, akşama mini etekli olacaklardı.
Bando, Atatürk heykelinin önünde yerini alacak, günün sevilen parçalarından müzikler sunacaktı…

Günler böyle geçerdi…

Ahmet Becerikli, “Kıbrıs’ın Sanat Güneşi”ydi.
Yaptığı espriler dilden dile dolaşır ve söylenirdi.

Mücahitler üzerine marşlar yazılırdı o dönemler.
Sevgili hocamız Yılmaz Taner’in bestesini yapıp Zeki Alsancak’ın sözlerini yazdığı ve bando tarafından icra edilen Mücahitler Marşı herkes tarafından bilinirdi.
Ama Beceriklinin Mücahitler Marşı bir başkaydı.
Sözünü hiç kimselerden sakınmayan Sanat Güneşi, şarkı sözü yazarken de böyleydi.

Siyaset sahnesinden o kadar isim gelip geçmesine rağmen birkaç kişi hariç, Ahmet Becerikli, Ahmet Altıparmak, Ahmet Nadide, Osman Gezer, Çoronik, Karanfilli Cemal, Ermeni Ahmet, İsmet, Popaz Mehmet, Dondurmacı Filozof, Ahmet Mehmet Dubara kadar isimlerini bu eski şehre kazımasını bilememişti.

Dondurmacı Filozofun esprileri dilden dile dolaşmış ancak siyasilerin o okka basan demeç ve konuşmalarından tek bir satır kalmamıştır…

Böyle yaz vakitleriydi.
Hava serin.
Ortalık yasemin kokmakta.
Becerikli sahnede.
Elinde cümbüşü, dilinde mücahitler marşı.
“Mücahidin adı şanı / Kılıcının ucu kanlı /Anavatanına bağlı / Yaşasın Mücahitler…”
Bu sözler Becerikli’ye ait.

Toplumun her dönemdeki gidişatı Becerikli’nin şarkılarını da etkilemiştir.
“Anavatana bağlılık” sözlerini yazan Becerikli, gün geldi toplumun gündeminden düşmeyen ganimet meselesini de şarkılarına konu etmişti.
“Maraştır dedikleri / Ganimettir yedikleri / Çok hoşuma gidiyor / ‘Ali! Akşam bir ganimet sıyırdım kardeşim, bir buçuk milyon!’ dedikleri.”

Maraş yandığında kim üzüldü ki?
İçi çoktan sıyrılmıştı!..

Becerikli’nin marşında şu sözler de vardı:
“Görüldü mü hiç kimsede on parmakta on beş hünner
İşte mücahitte bu var yaşasın Mücahitler…”