‘Açlık inançlar, beklentiler ve hafızayla tetiklenir’

Kohlmeimer, bu nedenle iştahı kontrol etmenin en iyi yolunun dengeli bir diyet olduğunu söylüyor. Böylelikle vücudun olası bir eksikliği telafi etmek için arayışta olmayacağını belirtiyor.

Bunun yanında iştahımızın psikolojik yönünün ihmal edilmemesi gerekiyor.

Araştırmacılar onyıllar boyunca bu konuyu inceledi. 1987’de yapılan bir çalışma yemek görmenin ve kokusunu almanın vücudun sindirime hazırlanması için sinyaller gönderdiğini bulmuştu.

Cornil açlığın inançlar, beklentiler ve hafızayla şekillendiğini ve çoğunlukla ne yediğimizi ne kadar iyi hatırladığımızla bağlantılı olduğunu söylüyor. Bu nedenle az yemek yediğimizi düşündüğümüzde daha fazla yeme eğiliminde olduğumuzu belirtiyor.

Bir araştırma, gıdaların “doyurucu” olarak etiketlendiğinde “light” olarak etiketlenenlere göre daha az yendiğini buldu.

Gıdalarla ilgili bizi daha uzun süre tok tuttuğu iddiaları ortaya atılabilir ancak bedenimizle bunu sağlayabilmenin tek yolu dengeli bir diyet takip etmek gibi görünüyor.

Açlığı uzun süre savuşturmak mümkün olmayabilir ancak herhangi bir besin eksikliğini gidermek için gereken fazladan kaloriyi almayı engelleyebiliriz.