Bayrak yarışındaki kısır döngü

29 Nisan 2018 Pazar | 10:53
Bekir Azgın
bekir azgın

Benden epeyce genç olan bir arkadaşım “yaşlandık hocam” dedi. Ben de “Bekle, bakalım, daha gidecek çok yolun var” dedim, “bizim yaşlara gel de o zaman konuşursun”.

Son birkaç ay içinde aynı dertlenmeyi ikinci defa duyuyordum. Aramızda şöyle bir söyleşi geçti:

  • O değil, hocam!
  • Ya nedir?
  • Eskiden oğluma “Falancanın oğludur” derlerdi. Şimdi bana “filancanın babasıdır” derler. Boynuz kulağı geçti. Bu yaşlanmak değil de nedir?

İkimiz de kahkayı patlattık. Bu bir bayrak yarışıdır ve bizler bayrağı bir sonraki kuşağa devrettik. Bu bir kısır döngüdür, döner durur. Hz. Ali’ye atfedilen bir söz var: “Ben babamdan ileride, oğlumdan gerideyim.”

Eskiden dairelere, bankalara ve bunlara benzer kurumlara girdiğimiz zaman tanıdık birkaç sima görürdük. Onlarla selâmlaşır soracak bir şeyimiz varsa onlara sorardık. Şimdi bu yerlere girdiğimizde tanımadığımız bir sürü genç yüz görüyoruz. Hatta bazan insan, karşıdakilerin “Nerden cehennemden çıktı bu moruk” gibilerden bir şeyleri içlerinden geçirdiğini sezinleyebiliyor. Hayat tecrübesi denen şey, biraz da bu değil mi?

İnsanın çocuğu olmasının yararı, bu noktada olsa gerektir. Sözü edilen kurumlarda artık bizim çocukların tanıdıkları çalışıyor. Bu nedenle bu türden işleri bayrağı devralanlar yapmalı. Millet bizleri değil, onları tanıyor. “Filancanın babasıdır” sözü, kanımca hem haklı hem de yerli yerindedir.

Buna alışacağız. Başka çare yok. Yakınmakla bir yere varılmaz.

XXX

Bir yandan da şükretmeliyiz. Çünkü beterin beteri varmış. Johann Sebastian Bach’ın hallerine bakıp ondan ders alabiliriz.

Bach, tüm zamanların en büyük bestecilerinden biri olarak kabul edilir. Şüphe yok ki Frideric Haendel’le birlikte Barok müziğin en önde gelen bestecisidir.

Bach velud bir besteciydi. BMV (Bach Eserlerinin Kataloğu) sıralamasına bakılırsa 1128 eser bestelediği görülür. Bunun yanında 200 civarında eserinin kaybolduğu saptanmıştır. Saptanmayanların sayısını Tanrı bilir. (Sezar’ın hakkını Sezar’a vermek bakımından şunu not etmek gerekir ki org için bestelediği “Tokkata ve Füg” gibi bazı eserlerin Bach’a ait olmadığı iddia ediliyor.)

Eserleri arasında kısa olanlar var ama “Aziz Matta Tutkusu” (St. Mathew Passion) gibi nerdeyse üç saat süren eserler de var. Adamın bitmez tükenmez bir esin kaynağı, bir de yorulmaz eli olmalıydı. Gerçi bazı eserleri temize çekmede ikinci eşi Anna Magdalena’nın kendisine yardımcı olduğu biliniyor.

Ne var ki bestecinin pimpirikli birtakım piskoposların idaresi altında çalıştığını unutmamak gerekir. Günün önemli bir bölümünü katedralde geçrirdi. Orada ya koroya provalar yaptırırdı veya ayin sırasında koroyu yönetirdi.

Önemli işlerinden biri de çocuklarına müzik dersi vermekti. Çocuk deyip de geçmeyin. Bestecinin tam 20 çocuğu vardı. Oğullarından Carl Philipp Emanuel, Johann Christian, Johann Christoph Friedrich ve Wilhelm Friedemann önemli birer müzisyen oldular. O kadar ki ömrünün sonuna doğru, besteci oğulları yanında Bach’ın esamesi okunmaz olmuştu.

Bach müziği demode olmuş sayıldı ve bir kenara itildi. 150 yıldan fazla bir süre adı da müziği de anılmadı. 19. Yüzyılda yeniden keşfedildi ve müzik dahilerinden biri olarak algılanmaya başladı.

Buna karşılık bestecinin oğulları müzik dünyasının önde gelen isimleri arasında sayıldı. Emanuel, Prusya kralı Büyük Frederick’in müzisyeni ve bestecicisi oldu. (Kralın kendisinin de iyi bir flütçü olduğunu unutmamak gerekir.) Daha sonra da vaftis babası Philip Telemann’ın ölümünden sonra Hamburg katedraline koro şefi olarak onun yerine atandı. Piyanoyu çalma teknikleri konusunda yazdığı kitap hala kullanılmaya devam ediliyormuş.

“Londralı Bach” veya “İngiliz Bach” olarak da bilinen Johann (John) Christian, İngiliz Kraliyet bestecisi oldu ve yıllarca Londra’da yaşadı. Kâhyasının üçkâğıtçılığı sonucu yaşlılığında maddi sıkıntı içine düşmüştü. Öldüğünde geride büyük bir borç bırakmıştı. Aslen Alman olan İngiltere kraliçesi Charlotte, duruma müdahale edip vaziyeti düzeltti, ayrıca Bach’ın dul eşine de bir maaş bağlattı.

Johann Christoph Friedrich piyanonun atası olan harpsikord ustası ve besteci, Wilhelm Friedemann ise org ustası ve besteci idi.

Gerçi babalarını gölgede bırakmışlardı ama günümüzde, benim gördüğüm kadarıyla konserlerde eserleri çalınan bestci Emanuel Philip Bach’tır. O da anda arada. Halbuki baba Bach’ın eserleri günümüzde çok popülerdir.

Yaşlanmakta olduklarını sanan dostlarım teselli bulabilirler.