Bizimkisi gibi ülkelerde tartışılması en zor olan iki konu vardır.
Birincisi milliyetçilerle bayrağı, ikincisi dincilerle ezanı.
Bir tarihte “bazıları” oturup karar aldı ve memleketteki her boş tepeye bayrak dikmeye başladı.
Hükümete sorarsınız haberleri yok, belediyelere sorarsınız onların da haberleri yok. Muhtarlardan şüphe edecek haliniz yok çünkü biçarelerin beş kuruşu yok.
“Peki, niye her köşeye bir bayrak dikiliyor?”
Cevap veren de yok.
Sadece tetikçiler saldırıya başlıyor, kişilik katliamı yapıyorlar ve oradan anlıyorsunuz ki bu sorudan rahatsız olanlar var.
Niye rahatsız oluyorlar?
Bir vatandaş olarak “niye her tepeye büyük bir bayrak dikiliyor” diye sormak elbette hakkımızdır.
Sonuçta bu ülkede hep beraber yaşıyoruz ve hiç kimse kendi kafasının estiğince işler yapamaz.
Politikacı yaptığında soruyoruz, cevap alıyoruz verilen cevabı beğenmediğimizde politikacıyı yerden yere vuruyoruz.
Belediye başkanlarını da ha keza öyle.
Peki “görünmeyen bir elin” yaptığı bu “operasyonları” kim sorgulayacak ve kim izah edecek?
Bu “görünmeyen el” ne mesaj vermeye çalışıyor?
Bayrakların sayısını çoğaltarak ve ebadını büyüterek Türk olduğumuzu mu hatırlatmaya çalışıyor?
Nafile uğraş.
Kıbrıs Türkü ay yıldızlı bayrak daha yeni göndere çekildiğinde yani Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti yeni kurduğu günlerde ay yıldızlı bayrağı burada da göndere çekti.
Sömürge yönetimi baskı yaptığında da göğsünde sakladı milli günlerde çıkarıp salladı.
Peki öyleyse ne?
Bayrak üzerinden politika yapıp, bayrakçı milliyetçiler ve bayrağa itiraz eden hainler yaratmak için mi?
***
Lefke’deki ezan tartışması duruluyor ama birileri Kıbrıs Türküne inat yapıyor.
Ölçüm yaptırmadım fakat birileri kasıtlı olarak Lefkoşa camilerinde okunan ezanın sesini sonuna kadar açtı.
Üstelik günde beş vakit.
Birileri aklınca ezan üzerinden Kıbrıs Türkünü terbiye etmeye çalışıyor.
Keyfince hoparlörün sesini açıyor ve sanki de buna itiraz edilmesini bekliyor.
İtiraz edilsin ki kendi düşmanlarını yaratmış olsun.
“Ezanı susturmak isteyen kafirler var” şeklinde kampanya başlatsın ki varlığını ve koltuğunu garantiye alsın.
Öyle ya ezanı susturmaya yönelik din düşmanlarına karşı savaşılacak.
Din düşmanlarıyla savaşın olduğu yerde her türlü kusur önemsiz sayılır ve dikkate dahi alınmaz.
Dini ve camiyi politikaya alet etme gibi asla affedilmemesi gereken hatalar bile.
***
Bir yanda bayrak diğer yanda ezan.
Ve araya sıkıştırılmaya çalışılan Kıbrıs Türkü.
Yok o kadar da değil.
Çünkü bu memleket bunların yapanların geldikleri topraklar da değil.
1571 ile birlikte ezan, 1923 ile birlikte bayrak var bu topraklarda.
Her ikisini de milliyetçi ya da dinci politikalara alet ettirmeyeceğiz…
































