Her gelen yılın bir önceki yılı arattığı gerçekliği ile 2018 yılını da aynı düşüncelerle kapatmak üzereyiz. Toplumsal açıdan çok öğretici ve de çok zor bir yılı geride bırakıyoruz.
Gerek Türkiye olan bağımlılıktan dolayı yaşadığımız ekonomik kriz, gerek aynı bağımlılıktan kaynaklanan Sunni İslam baskıları ve buradaki hükümet edenlerin basiretsizliği bizleri bir önceki yıllarda olduğundan daha da bir karanlığa itmiştir.
Özellikle 22 Ocak günü Afrika Gazetesi önünde ifade özgürlüğüne karşı yaşanan linç girişimi, Kıbrıslı Türklerin tarihinde basın özgürlüğüne karşı yapılmış en ürkütücü saldırı olarak tarih sayfalarında yerini almıştır. Üstelik bu linç girişiminin tetikleyicisinin ve azmettiricisinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olması da, Kıbrıs’ın kuzeyindeki değişen demografik yapı ile birlikte bizlere yaşatılan kültür erozyonunun da en önemli göstergelerinden biridir.
Aynı gün bu toplumun liderine, Cumhurbaşkanı Akıncı’ya yapılan hakaretler ve saldırıların yanında, yine bu toplumun iradesini temsil eden meclisin damına çıkılarak açılan yabancı ülke bayrakları, Kıbrıs’ın kuzeyinin Türkiye’nin bir alt yönetimi olduğunun ve değişen demografik yapıda sonradan gelen insanların Cumhurbaşkanı olarak Akıncı’yı değil de Erdoğan’ı gördüğünün en büyük ispatıdır.
Bu konuya karşı sessiz kalanlar olduğu gibi bu konuda ses verenlere ve yapılan faşizme karşı omuz omuza verenler 26 Ocak 2018 günü gerçekleştirilen yürüyüşe katılarak Kıbrıslı Türklerin hassasiyetlerini tüm dünyaya net bir şekilde haykırmışlardır. Gelecek adına umut verici olan bu adımı geliştirmek ve bu kavgayı yükseltmek elbette ki ilerici güçlere düşen en önemli vazifelerin başında gelmektedir.
Son olarak bu yıl içerisinde başta barışın simgesi Şevket Rado olmak üzere kaybettiğimiz çok değerli insanlarımız ve son olarak da devlet denen bu yapının elimizden aldığı dört gencimizin acısını yüreğimizde taşıyoruz ve de taşımaya devam edeceğiz. Aynı şekilde yetkililerin sorumsuzlukları yüzünden hayatını kaybeden insanlarımızın neden ve nasıl hayatlarını kaybettiklerinin araştırılması ve sorumlularından hesap sorulmasının takipçisi olacağız.
































