Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Başarı “sevgiden” geçecek, aksi felaket olacak

Herkesin çıkarması gereken mesajlar var.

Özkan Yorgancıoğlu seçimi kazandı.
Peki, “ezici bir desteği” var mı?
Yoktur…
Ne var?
Geride bıraktığı bir hayli kırgın, küskün partili vardır.
Bayağı bir “bıyıklı-bıyıksız” tartışması…
“Genç-yaşlı” polemiği…
Bel altı vuruşlara dönen “ötekileştirme politikaları…” da cabası.
Hal böyle olunca, “kamplaşma” da kaçınılmaz oldu.
Özkan Yorgancıoğlu, “salt çoğunluğun” sadece 47 oy üzerine çıkabildi.
Asım Akansoy ise 66 oy altında kaldı.
Özkan Yorgancıoğlu bu sonucu iyi okumak durumundadır.
“Bütünü kucaklama” noktasında zafiyet vardır.
2 yıl daha ülkenin Başbakanı Özkan Yorgancıoğlu’dur…
Partinin de başkanıdır.

Kaybedecek bir şeyi kalmadı
Özkan Yorgancıoğlu’nun kaybedecek bir şeyi kalmadı…
İki yıl boyunca, hükümet icraatlarına odaklanmalıdır.
Bunun sinyalini de verdi.
Geriye ne kalıyor…
“Partide sorun yaşanmaması…”
Eğer partide sorunlar devam ederse, hükümet işlerinde de aksama kaçınılmazdır.
B ir başka bakış açısı ile…
Partide başlayan bir zafiyet, ülke yönetimine de yansıyacaktır.

Yangına “körük”
Kurultayın sonuçları açıklandı.
Özkan Bey kürsüye çıktı, eleştiri yapanlara, “Eleştirileriniz sizi bağlar. Beni bağlayan tüzük” dedi.
Ne demek bu?
Öncesinde söylenen, “Bu kurultay sonucundan ben ders alacağım. Ama beni eleştiren arkadaşlarım da ders alsın” demek ne mana?
Yangına körük değil mi?
Özkan Yorgancıoğlu, seçimin hemen sonrasında “karmaşık” ifadeler kullandı.
İlk cümleleri, “herkesle beraber” çalışacağını içerirken, ara cümlelerde de, “Eleştiriler beni bağlamaz” manası çıkmıyor mu?
O anki heyecandan olsa gerek…
“Hep beraber omuz omuza” mesajının ardından, eleştirileri, “kazandım, siz de kendinizi eleştirin” noktasına bağlamak, tartışılacak bir nokta…
Özkan Bey bu seçimi kazandı. Söyledikleri arasında doğru olan, “herkesin özeleştiri” yapması.
Aslolan CTP ise…
Herkesin “özeleştiri” yapması kaçınılmazdır.
Özkan Bey, “Başbakan” olarak, şimdi daha rahattır.
Yukarıda da anlatmaya çalıştım.
Başbakan olarak rahat olmak istiyorsa, parti içi sorunları da aşması şarttır.
Bu da kendi ifadeleri ile “birbirlerini daha fazla sevmekten” geçecek…

***

Akansoy cesur davrandı
Akansoy, aldığı sonuçla, başarılıdır.
CTP’li yüzde 45 delegenin desteği üzerindedir.
Seçimi kazanabilirdi de…
Mutlaka bu kendisine bir özgüven sağlayacaktır.
Bunu “hizip” için değil, “hizibi ortadan kaldırmak için” kullanacağını açıkladı.
Başbakan ve genel başkanına da, “kurultayda verilen mesajları doğru algıla” göndermesi yaptı.
Akansoy, hiç kimseden “açık destek” almadı.
Şimdi bu oy için, “Ferdi’nin oyu, Ömer’in oyu” demek haksızlık olur.
Ferdi bey de…
Ömer Bey de, açık açık destekte bulunmadı.
Bulunsalardı, sonuç belki de farklı olurdu.
“Suskun” kalmayı tercih ettiler.
Kalyoncu açıkça, Akansoy’un adaylığını yanlış bulduğunu ifade etti.
Soyer’in zaten eski başkan olarak “açık taraf” olması doğru değildir.
Akansoy, “kimse öne çıkmayınca, aday olmanın görev olduğunu” ifade ederek öne çıktı.
Şimdi, “yüzde 45” desteğin kendisine verdiği sorumluluklar vardır.
Bunu nasıl kullanacak?
Havadis’e yaptığı açıklamada, “hizibin kalkması, bütünün kucaklanması, CTP geleneklerinin tesis edilmesi” için kullanacağını söyledi.
“Parti içinde, disiplinden kopmadan konuşacağının, eleştireceğinin” de işaretlerini verdi.
Akansoy, “bir şey” yaptı…
Öne çıktı…
Herkesin “kimse aday olmamalı” dediği bir ortamda, hem aday oldu, hem eleştirdi…
Bir “değer” yarattı kendi adına.
Bunu nasıl tesis edeceği de önemlidir.
Akansoy cesur bir karar verdi ve kendi açısından “alnının akı ile” çıktı.
Aslolan CTP ise…
Akansoy’un bundan sonraki tavrının hayati önemi vardır.
CTP’de siyaset bu kurultayla yeniden şekillendi.
CTP içerisindeki “güçlü figürlere” Asım Akansoy da eklendi…
Gerisi, kendisine bağlıdır…