Türkiye’de 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan darbe girişimi demokrasiyi içselleştirmiş tüm kesimlerce lanetlenmiştir.
Gazetemiz Havadis de ilk andan itibaren bu bilinçle tavrını çok net bir şekilde ortaya koymuş, darbe girişiminin başarısızlığa uğratılmış olmasını da demokrasi adına bir zafer olarak nitelendirmiştir.
7 yaşında olan Havadis, ilk günden itibaren ifade özgürlüğü temelinde, demokrasi, laiklik ve insan haklarından asla ödün vermeyen bir yayın çizgisini benimsemiştir.
Kriz ortamlarında, bu durumdan menfaat ve kişisel ikbal sağlamak isteyen kişilerin var olabileceği de gerçektir. Bunun tarihte birçok örneği vardır.
Darbe girişimin ilk anlarından itibaren, krizi Kıbrıs’a taşımak isteyen bir takım fırsatçılar olduğunu da müşahede ettik. Bunlardan biri de, Kıbrıs’ta, söyledikleri ve yaptıklarıyla artık kimsenin itibar etmediği, bir şahıstır. Ozan Ceyhun isimli bu kişi ilk olarak, Türkiye’de bir televizyon kanalına çıkarak, gazetemizi ve bazı gazetecileri darbe girişimini yapan terör örgütüyle ilişkilendirmeye çalışmıştır. Ardından sosyal medya üzerinden seviyesi düşük bir üslupla yazarlarımıza ağır hakaretlerde bulunmuştur.
Kıbrıs Türklerinin savaş dönemlerinde bile görmediği bu jurnalcilik ve ispiyonculuk faaliyetlerinin sonucu olan hakaretleri ve ithamları sadece kendi adına yaptığını bilseydik, biz de kale almazdık. Ancak bizzat kendisi buradan Türkiye yetkililerine raporlar yazdığını, istihbarat verdiğini söylemektedir. Kendisini, Türkiye Büyükelçiliği ve TC Dışişleri Bakanlığıyla ilişkilendirmektedir.
Bu durumda, Havadis gazetesi olarak ilgililere şu soruları soruyoruz;
-Ozan Ceyhun, kendi iddia ettiği gibi, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı ya da Türkiye’de resmi bir başka makam tarafından, Kıbrıs’tan rapor yazmak üzere görevlendirilmiş midir?
-Eğer böyle bir resmi görevlendirme yoksa, bir kişinin kendisini bu şekilde takdim etmesine daha ne kadar göz yumulacaktır.
– Bu şahsın daha önce çeşitli vesilelerle halkın seçtiği Cumhurbaşkanı’na Paralelci demesi, Kıbrıs Türkleri hakkında “ırkçı” ve benzer ithamlarda bulunması bu makamlar tarafından onaylanmakta mıdır?
Yapılan ithamlar, yalnızca Havadis gazetesini değil, tüm Kıbrıslı Türkleri hedef almaktadır.
Polisimize, tarafımızca suç duyurusu yapılmış olup, ilgililerin de gerekli takibatı yapacaklarına güveniyoruz. KKTC bir hukuk devletidir. Bu türden ithamların da mutlaka hukuki bir yaptırımı olacaktır.
Ancak şu da bilinmelidir ki, Havadis gazetesi olarak bu tür fırsatçılara pabuç bırakacak değiliz. Demokrasi ve özgürlüklerimizi sonuna kadar savunacak, asla taviz vermeyeceğiz.
Yaşanan çirkinliklerin devamı halinde tepkimiz çok daha sert olacaktır.
KKTC devlet ve hükümet yetkilileriyle demokrasiye inanan tüm toplumsal kesimleri de, bu tür saldırılara karşı durmaya ve uyanık olmaya çağırırız.
[newsbox style=”nb3″ title=”İLGİLİ HABERLER” display=”tag” tag=”OC” number_of_posts=”6″ sub_categories=”no” show_more=”no” post_type=”post”]
































