Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ban’ın gözü üzerlerinde olacak

Kıbrıs konusundaki müzakere sürecinde liderler kaldıkları yerden ilk dört başlıkta yeni yakınlaşmalar sağlamak için görüşmelere devam edecekler.

New York sonrası Kıbrıs’ta yeniden bir araya gelecek olan liderlerin işi kolay değil.

Yeni yakınlaşmalar sağlamaları mevcut koşullarda kolay olmayacak.

Ancak New York’ta yaşananlar da kimseyi yanıltmasın.

Özellikle de Rum lider Nikos Anastasiades’i…

Anastasiades New York’ta ‘takvim’ ve ‘hakemliğe’ karşı olduğunu söylemişti.

Ortada istemese de, adı konulmasa da, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un görev süresi ile bağlantılı bir takvim var.

Bu takvim sadece Ban’ın görev süresine bağlı bir takvim değil.

Başka unsurlar da var.

Hakemliğe gelince…

Hakemlik isteyen ya da hakemlik dayatan birileri yok.

Dolayısıyla Anastasiades’in hakemliğe karşı çıkmasının bir anlamı ya da karşılığı da yok!

Sonuçta New York’tan adaya istediğini alıp döndüğü yaklaşımı ile gelen Nikos Anastasides, gelinen aşamada bu işten sıyrıldığını, biraz daha zaman kazandığını düşünüyorsa büyük bir hata yapıyor demektir.

Unutmamak lazımdır ki yalancının mumu yatsıya kadar yanar.

Müzakere sürecinin geldiği aşamada bu sürecin özellikle de masadaki taraflarca hiçbir katkı, çaba koymadan öldürülmesine fırsat verileceğine ben inanmıyorum.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı kapsamlı bir çözüm çıkana kadar elinden geleni yapmaya hazır olduğunu ortaya koyduğuna göre, Türk tarafının süreci olumsuz etkileyecek bir yaklaşım içinde olmayacağını söyleyebiliriz.

Rum Lider Anastasiades’in New York’ta ortaya koyduğu yaklaşım ve zaman kazanma gayreti dikkate alındığında, Ekim ayında yapılacak görüşmelerde ipe un sermeye çalışabileceğini söyleyebiliriz.

Ama bence buna izin verilmeyecek.

İnancım, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un müzakere sürecine ilgisini artırarak devam edeceği yönündedir.

Zaten bunun işaretini New York’ta üçlü toplantı sonrasında yaptığı açıklamanın satır aralarında verdi.

Meselenin çözümü konusunda işin uluslararası boyutu ile ilgili olarak katkısını yapacağını söylemiş olması bunun bence en büyük göstergesidir.

Uluslararası boyuta katkı da Kıbrıs konusu denildiği zaman esasta iki konuda yapılabilir.

Bunlardan biri çözümün uluslararası finansmanı ile ilgili katkı, diğeri ise çok taraflı toplantı ile ilgili katkıdır.

Dolayısı ile BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’un adada Ekim ayı süresince liderlerin yapacakları çalışmaları yakından izleyeceğini söylemek yanlış olmaz.

Bunu yaparken de meselenin uluslararası boyutu ile ilgili arka planda çalışmalarını sürdüreceğini…

Bu nedenle eğer birilerinin aklında ‘Bu işi Kıbrıs’a taşırız, orada da bundan kurtuluruz’ düşüncesi varsa o iş artık çok zor olacak.

Ekim ayının sonunda ya da en geç Kasım ayı ortalarında takkeler düşüp keller görünecek.

Gidilecek köyün minareleri netleşmeye başlayacak.