Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Kıbrıs

Bana dokunan kıymete biniyor

“KIYMETE BİNİYOR”: Özersay: Bana yakın duran kıymete biniyor. Bana dokunan altın oluyor. Bize destek veren, katkı yapan, yanımızda duran insanlar görevde olan iki aday tarafından aranıyor. Gidişatımızın iyi olduğunun göstergelerinden bir tanesi de budur”

ADAYLARIN KAPASİTESİ GÖRÜLMELİ: Özersay, bundan sonraki dönemde de gerek adaylarla gerekse gazetecilerle programlara çıkacağını ifade etti. Özersay: Bu milleti hem müzakere masasında hem de uluslararası alanda temsil edecek olan, kişinin kapasitesinin halk tarafından görülmesi gerek
DEVLET İMKANLARI KULLANILIYOR: Özersay, vatandaşın bu dönemde çok da adil olmayan bir süreç yaşandığının farkında olduğunu belirtti. Özersay: Belirli bir makam çerçevesinde mi o ziyaretler yapılıyor yoksa seçim için mi yapılıyor o ayrım yapılmış değil

Bertuğ TOPAL
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay, kendisine destek verdiğini açıklayan birçok insanın, yönetimde olan iki aday tarafından ikna edilmek için arandığını söyledi.
Özersay, “Bana yakın duran kıymete biniyor. Bana dokunan altın oluyor. Bize destek veren, katkı yapan, yanımızda duran, bizimle birlikte çaba ortaya koyan insanların çeşitli çevrelerce arandığını biliyoruz” şeklinde konuştu.
Özersay, bu gibi oyunların artık halk üzerinde etkili olmadığını da ifade ederek siyasi partilerin adaylarının dezavantajlı yarışa başladığını belirtti.
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay ve ekibi, önceki gün Havadis Gazetesi’ni ziyaret ederek Havadis Genel Yayın Yönetmeni ve Genel Müdürü Başaran Düzgün ve Yazı İşleri Müdürü Hüseyin Ekmekçi ile görüştü.

“Kıymete biniyor”
Bağımsız Cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Meclis Başkanı Sibel Siber’i kastederek yönetimde olan iki adayın kendisine destek verdiğini açıklayan bir çok kişiyi arayarak ikna çabasına giriştiğini belirtti. Özersay şöyle devam etti: “İlginç şeyler de oluyor. Bana yakın duran kıymete biniyor. Bana dokunan altın oluyor. Belki bir eşikten sonra daha farklı yaklaşımlar da ortaya çıkar ama bize destek veren, katkı yapan, yanımızda duran insanlarla konuşan, bizimle birlikte çaba ortaya koyan insanların çeşitli çevrelerce arandığını biliyoruz. Görevde olan 2 adayla ilgilidir bu. Bu da iyi bir şey. Gidişatımızın iyi olduğunun göstergelerinden bir tanesi de budur.”

“Devlet imkanları kullanılıyor”
Özersay, vatandaşın bu dönemde çok da adil olmayan bir süreç yaşadıklarının farkında olduğunu belirterek, devletin imkanlarının belirli ölçülerde kullanıldığını gördüklerini söyledi. Özersay, “Belirli bir makam çerçevesinde mi o ziyaretler yapılıyor yoksa seçim için mi yapılıyor o ayrım yapılmış değil. Yerine göre makam aracı yerine göre özel kalem müdürü ve benzeri devlet imkanlarından yararlanıldığını biliyoruz. 100 kişilik yemekler düzenlendiğinde bunların devletin kasasından yapıldığı konusunda ciddi bir algı ve rahatsızlık vardır. Bunların herhangi bir biçimde sonucu etkileyecek şeyler olduğuna inanmam. Çünkü farklı bir dönemden geçiyoruz ve insanların bilgiye çok daha kolay ulaşabilecekleri bir aşamadan geçiyoruz. Bütün bunlara rağmen eğer biz toplumun çok farklı kesimlerinden destek alabiliyorsak bu tür yöntemler bu kez sökmeyecek deme ihtiyacı duyuyorum” dedi.

“Programlara çıkacağım”
Özersay, gazetecilerin karşısında ilk programına geçtiğimiz hafta çıktığını ifade ederek bundan sonraki dönemde de gerek adaylarla gerekse gazetecilerle programlara çıkacağını ifade etti. Kendisinin davet yaptığını ancak Mustafa Akıncı ve Mustafa Onurer dışında yanıt alamadığını kaydeden Özersay, “Bu milleti hem müzakere masasında hem de uluslararası alanda temsil edecek olan, tez ortaya koyacak olan, argüman geliştirecek olan kişinin kapasitesini görmesi gerekir. Birinin diğeri ile de mukayese edilmesi gerekir. Bir taraftan iç sorunların çözümü ile ilgili siyasi liderlik ortaya koymasını istiyoruz Cumhurbaşkanının ama bir taraftan da dışarıda temsiliyet istiyorsak bunu ne kadar yapıp ne kadar yapamayacağını, bunu birilerine havale edip etmeyeceğini test etme açısından vatandaşa bu şansı vermek gerekir” dedi.

“Medyaya büyük önem düşüyor”
Bütün medya kuruluşlarına ziyaretler yaptıklarını kaydeden Kudret Özersay, bu ziyaretler kapsamında Havadis’i de ziyaret ettiklerini belirtti. Özersay, genel anlamda vatandaşın ülkenin geleceği ile ilgili konularda sağlıklı bilgi edinmesi ve demokratik bir tartışma ortamının sağlanabilmesi açısından gazete ve gazetecilere büyük önem düştüğünü söyledi.

“Gidişattan memnunuz”
Kudret Özersay, genel anlamda seçim kampanyasından memnun olduklarını ifade ederek ülkenin gidişatından ise memnun olmadıklarını belirtti. Toplumun çok farklı kesimlerinden çok olumlu geri bildirimler aldıklarını ifade eden Özersay, bu geri bildirimlerin kendilerini çok memnun ettiğini söyledi.

“100 metre değil bin metre koşusu”
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini bin metre koşusuna benzeten Özersay, “Bu süreç 100 metre koşusu değildir, bu bir bin metre koşusudur. Tamamlandığında seçim bitmiş olacak. Ertesinde de bir başka maraton başlayacak. O da görevdir. 19 Nisan tarihine kadar çok çetin bir mücadele şeklinde geçeceğini düşünüyorum. Toplumun farklı farklı kesimlerine memleketin dört bir tarafından insanlarla temas halindeyiz” diye konuştu.

“Vatandaşı artık kandıramıyorlar”
Özersay, köy ziyaretlerinde yaptıkları temaslarda köydeki vatandaşın basın yoluyla ülkenin iç siyasetinden çok daha fazla haberdar ve bilinçli olduğunu gördüklerini söyledi. Geçtiğimiz seçimlerde görülen değişim trendinin Cumhurbaşkanlığı seçimine bir şekilde yansıyacağı kanaatinde olduğunu kaydeden Özersay, toplumun farklı kesimlerinden aldıkları desteğin ülkede sadece bir isim veya yüz değişikliği değil ayni zamanda gerçek değişimi sağlayabileceği görüşünün hakim olduğunu gösterdiğini söyledi.

“Merdiven ayağı çıkarken sakız çiğneyebilmek lazım”
Cumhurbaşkanı’nın görevleri arasında bazı iç konularla da ilgilenmek olduğuna dikkat çeken Kudret Özersay, “Merdiven ayağı çıkarken sakız çiğneyebilmek lazım” diyerek göreve gelmesi durumunda Anayasal yetkiler sınırları içerisinde siyasi liderlik yapacağını belirtti. Uzunca bir süredir hem uluslararası alanda durumu hem de içerdeki sıkıntıları yakından takip ettiklerini kaydeden Özersay şöyle devam etti: “Müzakereler konusunda Mayıs ayında görüşmelerin başlayacağı konuşuluyor. Ama bu görüşmelerin nasıl başlayacağı önemli. Masada sonuç alıcı bir şekilde düzenlenmesi çok daha önemli. Artık sırf müzakere etmiş olmak için müzakere etmeye karşı çıkabileceğimiz bir ortamla karşı karşıyayız. Bunu artık bizim kullanmamız gerekir kendi lehimize. Sonuç alıcı bir son için.”

“Daha iyi olmaz mı?”
“Kıbrıs Türk tarafını hakikaten uluslararası hukuk ve diplomasi bilen birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı? Kıbrıs Türk tarafını dile hakim olan birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı? Kıbrıs Türk tarafını müzakereler konusunda tecrübe sahibi birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı? Kıbrıs Türk tarafını belli bir siyasi partiye vefa borcu olmayan gerçek anlamda bağımsız ve tarafsız birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı? Uluslararası alanda yabancı diplomatlarla ve halen daha görevde olan pek çok kişi ile daha önceden müzakere etmiş olan birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı? Daha genç ve daha dinamik birisinin temsil etmesi daha iyi olmaz mı?”

Halka çağrı
Özersay halka çağrı da yaparak “Birisi sizin yerinize seçmesin. Siz kendiniz seçin. Bütün bu ihtiyaç duyduğunuz kriterleri alt alta koyun, adayları da yan yana koyun ve seçiminizi siz yapın. Kıbrıs Türk insanı ülkenin geleceğini düşünerek belli kriterler çerçevesinde partisinin söylediği, ailesinin söylediği ile değil, vefa borcunun dikte ettirdiği ile değil de ülkenin yararı çerçevesinde kendi seçimini kendisi yapmalıdır. Belki inanması güç ama değişimler böyle olur. Siyasi bir partiden olmak böyle bir dönemde dezavantaj. Bu değişim konusunda bize yardımcı olacak olan siyasi partilerin mevcut yönetimleri değil halkın kendisidir” diyerek sözlerini tamamladı.