Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Bakırcı, Denktaş’a ”Erdoğan üstünden” mesaj verdi

Bayram değil, seyran değil…
Peki Hamit Bakırcı, ne alaka Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüştü…
Bu görüşmeden Serdar Denktaş’ın ya da Başbakan’ın haberi var mı?
Sanmam…
Ama nedeni belli.
Bir süreden bu yana DP içerisinde, Çevre ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hamit Bakırcı’nın görevden alınacağı konuşuluyor…
Neden?
Zira, DP’nin çok şey beklediği İskele ilçesinde ciddi bir başarısızlık yaşandı.
Bakırcı’nın aday belirlenmesinde de etkili olduğu Karpaz bölgesinde, İskele’nin yanı sıra, Büyükkonuk, Dipkarpaz ve yaşadığı yer olan Erenköy’de “zafer” beklentisi vardı.
Olmadı.
“Olmadıyı” bırakın, DP buralarda tam anlamıyla “yerle bir” oldu.
Bakanın yaşadığı belde de dahil, hepsi CTP’nin eline geçti.
Böyle bir tabloda, Hamit Bakırcı ismi de tartışılmaya başlandı.

Gündüz ismi Denktaş’ın masasında
Hamit Bakırcı’nın görevden alınması ve yerine Güzelyurt Milletvekili Menteş Gündüz’ün atanması gündemde.
Hatta, Gündüz isminin üçlü kararnamesinin imzasının an meselesi olduğu belirtiliyor.

“Güç gösterisi”
Bakırcı, böyle bir tabloda, adeta “güç gösterisi” yaptı.
Bunun başka bir izahı olamaz…
Tartışılan Marsilya ziyareti öncesi, “Sakarya” ziyareti yaptı sayın Bakan…
Sonra, özel helikopterle alınarak, görüşmek üzere Erdoğan’ın yanına götürüldü…
Ne zamandan beri, Türkiye başbakanları, kabineden “bazı isimlere” özel ayrıcalık yapıyor?
İşte yaşanan budur.
Bakırcı- Erdoğan görüşmesinin mesajı, DP Genel Başkanı Serdar Denktaş’adır…
Maalesef, Erdoğan, birileri için “güç gösterisi” anlamı taşımaktadır.
Bakırcı için de öyle oldu.
Bakırcı, bu “kabulle”, Denktaş’a mesaj vermiş oldu.
“Arkamda Erdoğan var…”
Resti çekti yani…
Denktaş bu “rest”i görecek mi?
Göreceğiz…

Ne saçma bir karar bu… “Ört ki ölem” hikayesi
Hangi “ticari”, siyasi” ya da “ilmi” bir fikrin ürünü olabilir…
“Memurlar işine rahat gitsin” diye, “emekçinin” ekmek parası ile oynanıyor adeta…
Neymiş efendim…
Karayolları dairesi oturdu, düşündü, taşındı, karar verdi…
“Trafiğin rahatlaması için 5 ton ve üzeri yük taşıyan kamyonların trafiğe çıkmalarının memurların çalışma saatlerine göre ayarlanmasına…”
Çalışanının vaktinde daireye gelmesini sağlayamayan…
Çalışma saatlerini umursamayan bir memur kitlesi yaratan bir kamu düzeni…
Beraberinde…
Trafiğin akışını sağlayamayan…
Tıkanma olan yerlere müdahale edemeyen bir Karayolları Dairesi…
Tam da, “Okullar olmasa, eğitimi ne güzel yönetirdim” diyen Milli Eğitim Bakanının mantalitesi…
Bilmem bu efendiler farkında mı ama?
İnsanlar üç kuruş kazanmak için bütün gün dümen sallıyor…
Sabahtan akşama kadar, sıcağın ya da soğuğun içerisinde ömür törpülüyor…
Klimalı odasında oturan beyefendiler, sadece “memuru” düşünerek adım atamaz…
Atmamalı…
Yazıktır, günahtır…
Ne yapacak onca çalışan?
Bu ülkede memur olanlar, ne saat işe gideceğini bilmiyor mu?
Evinden “15 dakika önce çıksın memur” diyemiyor musunuz?
Gerçekten son dönemlerin en rezalet kararı…
Bir de Resmi Gazete’de de yayınlanmış…
Bir başbakan, 10 tane de bakan bu karara “evet” demiş…
“Ört ki ölem” diye bir hikaye var bilir misiniz?
Vaktiyle meşhur bir İncili Çavuş varmış… Rahatsızlanmış, yatağa düşmüş. Hekim çağırmışlar. Çavuş cimriliği ile meşhur…  Gelen hekime ilk önce tedavi masraflarını sormuş.
“400 akçe” demiş hekim…
Bizim Çavuş, hemen imamın gelmesini istemiş… O’na da defin masraflarını sormuş. “90 akçe” cevabını almaz mı?
400 akçe ile sorun çözülecek ama… Serde “cimrilik” var…
Hekime, “Sen git” demiş…
İmama dönüp, “ÖRT Kİ ÖLEM” diye seslenmiş…
Bizim hükümet de bu hesap… Baktı, “düzen, nizam intizam” yok…
Ara yol, bağlantı yolu yapacak para da yok…
Çareyi, emekçinin çalışma saatlerine müdahale etmekte buldu…
“Siz evde oturun”…
Tam bir “Ört ki ölem” durumu…
Düşülen “beter” durumu layığı ile anlatıyor…