Köşe Yazarları

Bakanlar Kurulu ne kadar şeffaf kararlar alıyor?






Hemen belirtelim ki; hiç!

Sonunda yazacağımızı başta yazmanın ne sakıncası var ki?

Lafı dolandırmaya gerek yok! “Görünen köy kılavuz istemezmiş” derler!

“Minareyi çalacak olan da kılıfını hazırlarmış!”

Alınan her kararı, halkın bütün kesimleri tam olarak anlayabilmeli, kararda en ince ayrıntısına kadar gerekçe verilmeli, her karar açık, anlaşılır ve net olmalıdır. Aksi halde, şimdiki gibi; açıklıktan, şeffaflıktan, hesap verilebilirlikten söz etmek mümkün değildir.

Bakanlar Kurulu, önüne gelen tüm kararları onaylarken, ilgili önergede belirtilen gerekçeleri de okumalı, tatmin olmazsa, bunları başka kurul toplantısına erteleyerek, gerekli araştırma, inceleme ve sorgulamayı yapmalıdır.

İmza atıldığı an, sorumluluk ipi boğazına dolanmış durumdadır.

AKsa’ya çekildiği iddia edilen kıyak/peşkeş kararı yukarıda anlattıklarıma tam anlamıyla bir örnek teşkil etmektedir. Karar, açık, net, anlaşılır ve şeffaf değildir. Üstelik yanıltıcıdır da!

Bakanlar Kurulunda, kararların OY BİRLİĞİ ile alındığını, yani tüm bakanların ortak sorumluluk taşıdığını bilmem hatırlatmaya gerek var mı?

Kararı aynen alıntılayalım ve soralım bakalım, okuyunca ne anlaşılıyor?

“Bakanlar Kurulu, önergede belirtilenler ışığında, Aksa Enerji Üretim A.Ş.’nin Kalecik Santral Tesislerinde kullanması amacıyla, Ekonomi ve Enerji Bakanlığı’na bağlı Ticaret Dairesi tarafından, 23 Mart 2017 tarihli, sehven verilen ithal izni kapsamında 23 Mart 2017 tarihinde ülkemize ithal edilen, ancak daha sonra tanzim edilen konu ithal izninin iptal edilerek, KKTC’ye girişine izin verilmeyen “Wartsila 18V46” model elektrik santralinin, geri ihraç tarihine kadar Gazimağusa Limanı’nda bulunduğu süre zarfında oluşan ardiye ücretinden muaf tutulmasına karar verdi.

Burada gayet güzel bir kılıf hazırlanmış. Sevhen deniliyor. Sehven ne demek? Yanılarak, yanlışlıkla demek!

Yalanın tatlılığına bakar mısınız?

AKsa’nın müdürü ayağınıza kadar geliyor ve Havadis Gazetesi’nden Duygu Alan’a yapmış olduğu açıklamada “parasını ödeyip çıkartacağız” diyor.

Eski Maliye Bakanı Serdar Denktaş tüm bu olanları doğruluyor.

Ve siz kalkıp 10 milyon lirayı bu şirkete bağışlıyorsunuz. Bakanlar Kurulu kararında ise ipe sapa gelmez sudan sebepler öne sürüyorsunuz.

Sonra da ölmüş ve gömülmüş bir kararı yeniden öldürdüğünüz için şov yapıyor ve halkı aldatıyorsunuz.

Bu aldatış, eski meclis başkanı tarafından ve görevden alınan Eski Eserler ve Müzeler Dairesi müdürü tarafından da teyit ediliyor.

Foyanız çok geç olmadan ortaya çıkıyor.

En çok kullandığınız, hikayeler yazıp, gösterişler paylaştığınız, insanları kandırmak amacıyla kullandığınız, sonra dönüp kendi ayağınıza kurşun sıktığınız sosyal medya böyle bir şey işte!

Gerçek dışı paylaşımları, bilgileri anında yüzünüze vuruyor. Mumunuz yatsıya kadar bile yanmıyor sonuçta.

Anında görüntü veriyor. Doğruların çok erken zamanda ortaya çıkmak gibi bir huyu vardır. Hala anlayamadınız mı? Bu kaçıncı rezil oluşunuz? Kaçıncı dibe vuruşunuz? Yenilgiye doymayan pehlivanlar gibisiniz!

Eskilerden de eskimiş durumdasınız. Tüm kredileriniz tükendi. Başka atacak merminiz kalmayınca, kurusıkı ile işi kurtarmaya çalışıyorsunuz.

Şeffaflık, başkalarının hangi eylemlerin gerçekleştirildiğini görmesini kolaylaştıracak şekilde çalışmaktadır. Şeffaflık; açıklık, iletişim ve hesap verebilirlik anlamına gelir.

Bunun bile anlamını bilmeyecek kadar acemisiniz.

Siz bu halkı aptal mı zannediyorsunuz?

Değiliz!

Her şeyi görüyoruz. Biliyoruz.

Eskimiş siyasetçi tavırları, metotları, yöntemleri ile bizi kandıramazsınız.

Maskeniz düşeli çok oldu!








Başa dön tuşu