Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Baho’nun peşinde ve bamyalı çözüm mesajı

 

BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Eide yine iyimser konuştu.
Hatta bu sefer, işler o kadar hızlı gidiyor ki Avrupa Komisyonu Başkanının BM İyi Niyet Misyonundaki Temsilcisini bile Kıbrıs işine karıştırmışlar.
Bu kadarla kalmayıp, bu işle ilgili bütün müdürlüklerdeki iç çalışmaların düzenlenmesi konusunda anlaşmışlar.

İç çalışmalar da değişeceğine göre, her şey iyiye gidiyor demektir…

Ahalinin Kıbrıs sorunu ile ne kadar yakından ilgili olduğu bilinmez.
Gazeteler bunları veriyor ama sevgili cemaatimizin gazetelerle ne kadar alakalı olduğu da kestirilemez.

Sosyal medyaya bakılırsa, üç beş kişinin olayları ısrarlı takibi dışında, çoğunluğun başka havada olduğu anlaşılıyor.
Çünkü bakarsınız, bahçesi ile uğraşanlar Kıbrıs meselesi ile uğraşanlardan daha çok.
Hatta yaptığı yemekleri sosyal medyada servis edenlerin sayısı az değildir.
Doğrusu,
Geçmişle uğraşanların sayısı çalışan sayısını çoktan geçmiş.
Gelecekle alakaları yok.
Larnaka’nın, Baf’ın, ya da kırık dökük eski bir ahşap kapının,
Ya da ne bileyim bir yel değirmeni ile eski bir bebek arabasının fotoğrafı liderlerin demeçlerinden çok fazla ilgi görmektedir…

Eski siyah beyaz bir fotoğraf, görüşme masasında çekilen bir fotoğraftan daha çok konuşuluyor…

Biri kalkıp,
-Arkadaşlar bamyanın tarifini verir misiniz lütfen dese,
Anında yüzlerce kişi bamya sohbetine katılıyor.

Öte yandan Baho’nun söyledikleri sosyal medya ordusu tarafından hararetle izlenirken,
Cihat için IŞİD’li Mücahitlerle yatıp kalkmanın cenneti garantilemek olduğunu söyleyen çöl orospularının dedikleri de ilgisiz kalmıyor doğrusu…

İnsanların abuk subuk işlerle uğraştığı görülse de,
Belki de ahali bu şekilde mesaj veriyor da kimse bunun farkında değil…

Bu arada Rumlar ve  Türkler olarak, “Has..ktir” sloganının ortak kullanılıyor olması kayda değerdir.
Herhalde Eide de bunu not etmiştir.
İki cemaat de birbirini daha yakından tanımaya başladı sayılır.
Ortak dil ne kadar gelişirse, uluslaşma süreci de o kadar hızlanır.
Mesela “beş tambura dört okka” sözünü bilmeyen Rum yoktur.
Bunlar ne kadar artırılırsa mesele kalmaz.
Çünkü gerçekten de durum “Has..tir” den çok,
Beş tambura dört okkadır…

Ama kim bilir.
Bizim ahali zekidir.
Baho’nun peşinde giderken barış,
Bamya tarifi isterken çözüm mesajı vermeye çalışabilir…