Köşe Yazarları

BAHÇELİ’NİN CAHİLCE KÜFÜRLERİ

Başaran Düzgün yazdı






İşin bu boyuta varacağını doğrusu beklemezdim.

Siyaseten karşıtlık olabilir.



Siyasi görüşler arasında uçurumlar da olabilir.

Bir siyasetçi beğenilmeyebilir ve eleştirilebilir de.

Ama eleştirinin nezaket ve terbiye kuralları içinde yapılması şarttır.

Sadece siyasette değil yaşamın her alanında böylesi bir şarttır.

Medeni hayatın bize dayattığı şarttır bu.

Çünkü küfür geri kalmış kültürlerin bireylerine aittir ve demokrasiyle yönetilmeyen ülkelerde bolca görülür.

Devlet Bahçeli’nin durumu tam da budur.

Kendine ait küfürlerle Mustafa Akıncı’yı itibarsızlaştıracağını, Kıbrıs Türküne ayar çekeceğini zanneden bir zavallı.

Üniversitede hocamız ilken o kadar anlattık ama belli ki anlamamış ve Kıbrıs Türkünü hiç mi hiç tanımamış.

 

*

 

Aslında üstünde durulması gereken Kıbrıs Türkü ile Türkiye’nin ilişkilerinin küfür boyutuna getirenlerdir.

Hani her dönem seçimlere veya hükümete müdahaleler yapılırdı da hiç bir dönem son cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu kadar gaddarca yapılmamıştı.

Evet, Doktor Küçük’ten Denktaş’a, Özker Özgür’den Mustafa Akıncı’ya buradaki liderliğin Ankara’yı yönetenlerle sorunları ve gerginlikleri oldu ama ilk kez küfür edilmesine tanık oluyoruz.

Eğer bu küfürler şu an Ankara’yı yönetenlerin ruh hallerini yansıtıyorsa vay halimize.

Bu ruh hali Kıbrıs Türkünü Ankara’dan hızla uzaklaştıracak.

 

*

 

Herne kadar becerirler bilemiyorum ama Cumhurbaşkanı Tatar, Başbakan Saner ve diğer sağ parti liderlerine kritik görevler düşüyor.

Bahçeli’nin girdiği bu yıkıcı durumu düzeltmek, Ankara ile medeni bir işbirliği tesis etmek onların da görevidir.

Geçmişte rahmetli Denktaş bu görevi defalarca yerine getirdi.

1980 askeri darbesiyle yönetime el koyan askerler 1981 yılında 1 Mayıs mitinginin yasaklanmasını isterler.

Rahmetli Denktaş 1 Mayıs’ın anayasada yer alan bir hak olduğunu ve yasaklamanın mümkün olmadığını söyler.

Öyleyse askeri güç kullanılarak mitinge müdahale edilecekti.

Nitekim miting alanına yakın bölgede bulunan Mücahitler Sitesine de askeri yığınak yapılır.

Denktaş, böyle bir müdahalenin Kıbrıs davasına büyük bir zarar vereceğini söyler ve bunu sık sık tekrarlar.

Oysa Denktaş ne 1 Mayıs’a inanırdı ve ne de 1 Mayıs mitingini düzenleyenlerden hoşlanırdı.

Geri çekilip ‘asker bunların kafasını kırsın’ da diyebilirdi.

Demedi.

Çünkü öyle bir şey yapıldığında Kıbrıs davası gerçekten büyük zarar görecekti.

 

*

 

Şimdi de öylesi günlerden geçiyoruz…







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu