Akıllı CihazlarÇocuk SağlığıKıbrısManşetSağlık

Bağımlılığın nedeni yalnızlık

“ÇOCUK SOKAKTA OYNAMALI”: Psikolog Doç. Dr. Könül Memmedova: Küçük yaş grubundaki çocukların yaşıtlarıyla zaman geçirmek, onlarla olan iletişiminin sınırlarını keşfetmek, bu konuda becerilerini geliştirmek için dışarıda olması lazım. Ebeveynler de sokakta çocuklarının oyunlarına katılmalı

“YALNIZ ÇOCUK TEHDİT ALTINDA”: Memmedova: İnternetteki tehlikeli oyunların kötü sonuçlarını toplum olarak deneyimledik. Bu tarz tehlikeli oyunları çok uzun süre yalnız kalan çocuklar tercih ediyor. Aileden kopuk, ebeveynlerle iletişim kuramayan ve dolayısıyla çevreyle de iletişimi olmayan çocuklar

“KONTROL EBEVEYNLERDE OLMALI”: Memmedova:  Anne – baba çok çalışıyor, eve yorgun geliyor. Dinlenmek veya evdeki işleri yapmak için ebeveyn çocuğa tableti ya da telefonu veriyor. Saatlerce ilgilenmiyor. Bu en büyük hatalardan biridir. Çocuk, 15 dakikadan fazla, tablet ya da telefon ile yalnız bırakılmamalıdır

“ÇOCUKLAR C ŞEKLİNDE”: Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Hüseyin Ertunga: Cep telefonu ve tabletler çocukların hareketli yaşamının sonunu getirdi. Çoğu çocuk, omurga ve eklem problemleri yaşıyor. Uzun saatler tablet ve cep telefonunda bir şeyler izleyip, oyunlar oynayan çocukların omurgası “C” şeklini aldı

 

Pınar BARUT

Tablet, telefon ve bilgisayar ekranındaki canlı renkler, heyecan yaratan ve sürekli güncelliğini koruyan oyunlar, çocuklar için bu teknolojik araçları vazgeçilmez kılıyor.

Önüne geçilmediği ve önlem alınmadığı takdirde çocuklarda zamanla bağımlılık haline gelen tablet ve telefon kullanımı hem fiziksel hem de psikolojik sorunlara yol açabiliyor.

Uzmanlar bu duruma sessiz kalan ebeveynlerin, ailelerinden ve çevrelerinden kopuk asosyal çocuklar yetişmesinin önünü açtığını, ayrıca çocuklarda fiziki olarak da geçici ya da kalıcı rahatsızlıklara neden olabildiğine dikkat çekiyor.

Konuyla ilgili Havadis’in sorularını yanıtlayan Doç. Dr. Könül Memmedova ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Hüseyin Ertunga durumun ciddiyetini gözler önüne serdi.

könül memmedova

Memmedova: Süre aşımı iletişim problemini tetikliyor

Psikolog Doç. Dr. Könül Memmedova, çocuklarda telefon ve tablet kullanımında iki noktanın önemine işaret etti.

Doç. Dr. Memmedova, çocuğun ne kadar süre tablet ve telefonla meşgul olduğunun ve kullandığı kaynakların psikolojisi üzerinde önemli etkisi olduğunu belirtti.

Memmedova, bu kaynakların onun yaş grubuna ne kadar hitap ettiğinin ve içeriğinin neler olduğunun ebeveynler tarafından bilinmesi gerektiğine dikkat çekti.

Doç. Dr. Memmedova şöyle devam etti: “Eğer çocuk geçirmesi gereken sürenin dışına çıkıyorsa, belli bir zaman sonra çevresiyle iletişim kurmakta problem çekmeye başlıyor. Mesela küçük yaş grubuna giren çocuklardan bahsediyorsak, yaşıtlarıyla zaman geçirmek, onlarla olan iletişiminin sınırlarını keşfetmek, bu konuda becerilerini geliştirmek için çocuğun dışarıda olması lazım. Tablet ya da telefon başında geçirdiği süre uzadıkça bu durum çocuğun bu becerileri kazanmasını engelliyor. İletişimi koparıyor. Sürekli o malzemelerle meşgul oluyor.”

“Yasaklayıcı tavır çözüm değil”

Çocuklar ve ebeveynler olarak mahalle kültürünü kaybettiğimizi ifade eden Doç. Dr. Mehmedova,bazı ebeveynlerin eve yorgun geldiklerinde çocuğa tableti ya da telefonu vererek kendilerine dinlenme zamanı ya da evdeki diğer işleri yapma imkanı tanıdıklarını söyleyerek bunun büyük hata olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Memmedova: “Kaç baba var şu an çocuğuyla sokakta top oynayan? Ya da kaç anne var yine sokakta mahalle de çocuğuyla oyun oynayarak zaman geçiren? Çocukların zaten arkadaşlarıyla toplanıp sokakta bir aktivite yapma kültürü oluşmadı bile. Çünkü çocuğun elinden tableti ya da telefonu yasaklayıcı bir şekilde almak çözüm üretmiyor. Burada yine ilk önce yaşa bakmalıyız. Eğer küçük çocuksa yaklaşım daha da farklı olmalı” diye konuştu.

Psikolog Doç. Dr. Könül Memmedova, ‘ne kadar enteresan bir şey izliyorsun, ne anlatıyor burada, ne öğreniyorsun?’ şeklinde sorularla ebeveynin kendini çocuğun oyununa ve dünyasına dahil etmesi gerektiğini, çocuğun cevaplarını dinledikten sonra da ‘o zaman hadi şimdi de şunu yapalım, bak ben de bunu öğrendim’ gibi yönlendirmelerle yine oyunun içine dahil olarak çocuğu kendi istediği bir yöne çekmeye çalışması gerektiğini anlattı.

Memmedova, “Yani çocuğun elinden o istediği şeyi direk almak çocukta öfkeye sebep olabiliyor. Hele de bir oyuna odaklandıysa, bu aile ile çocuk arasındaki ilişkiyi koparabilir. Ebeveyn kendini çocuğun oyununa dâhil edip, ondan bilgiyi alıp, sonra çocuğu kendi oyununa dahil etme yoluna gitmeli. Bu çok basittir. Çocuğu 15 dakikadan daha fazla, tablet ya da telefonda yalnız ve kontrolsüz bırakmamak gerekiyor” dedi.

 

“Ebeveynlerin kontrolünde olmalı”

Doç. Dr. Memmedova, çocukların izleyebileceği oyun veya benzeri gösterimlerin yaşına uygun olması gerektiğine de dikkat çekti.

Memmedova,  artık akıllı cihazların hepsinde her yaş grubuna uygun engelleyici programlar olduğunu ebeveynlerin çocuğunun hangi sayfalara girebileceğini bu şekilde kısıtlayabileceğini söyledi.

Psikolog Doç. Dr. Könül Memmedova, çocuğun bilgisayar ya da telefonda hangi kaynaklardan bilgi edindiğinin ebeveynlerin kontrolünde olmalısının önemine de vurgu yaptı.

Memmedova’ya göre, tablet ya da telefonla geçirilen süre çocuğun hayatını etkilemeyecek şekilde olmalı. Yani internet ortamına ya da oyunlara gün boyunca değil de örneğin yarım saat gibi sürelerle sınırlandırarak bilgi ya da eğlence amaçlı birlikte girilmeli.

Kendisinin de bir anne olduğunu hatırlatan Doç. Dr. Memmedova, çocuğuyla ilişkisine dair örnekler vererek; “Ben oğlumla video izleme sitelerindeki bazı kanalları takip ediyorum. Özellikle basit bilimsel deneylerin yapıldığı kanallar. Birlikte izleyip sonrasında “hadi biz de deneyelim” diyorum, merakını uyandırıyorum. İzlediğimiz şeyden ne anladığını sorup, onu dinleyip, kendi fikirlerimi de ekleyip bir tartışma ortamı yaratıyorum” dedi.

Doç. Dr. Memmedova çocuğa yaklaşım konusunda ise şunları kaydetti: “Çocuğun, izlediği ya da gördüğü şeyi ebeveynleriyle paylaşabilmesi lazım. O paylaştıkça siz de onun kullandığı bütün kaynakları kontrol altında tutmuş oluyorsunuz. Mesela tehlikeli oyunlar var. Çocuklarla bu konuyu da konuşabilmek gerekiyor. Ebeveynler çocuğun oynadığı tehlikeli bir oyunu gördüklerinde direk elinden alıp azarlamak yerine “çok ilginç bir şey izliyorsun, ben de bakabilir miyim, bana da anlatır mısın” diyerek yaklaşım sergilemeli. Sonrasında gördükleri tehlikeler ve neden bu oyunu oynamaması gerektiğiyle ilgili çok basit cümlelerle çocuğa anlatmaları gerekiyor. Çocuk dikkate alındığını hissediyor ve bunu anlıyor.”

 

“Tehlikeli oyunlar yalnız çocuğun tercihi”

Doç. Dr. Memmedova, internetteki tehlikeli oyunlara da dikkat çekerek, bu tip oyunların genellikle yalnız çocuklar tarafından tercih edildiğini söyledi.

Memmedova, bu konuda ebeveynlerin çocuğa yaklaşımlarının nasıl olması gerektiğini ise şöyle ifade etti: “Çocuk Mavi Balina gibi, Momo gibi tehlikeli şeyleri duyduysa ve çok yasakçı bir ailesi varsa çocuk anlatmayı ve paylaşmayı bırakıyor. Ama tam tersi durumlarda çocuklar öğrendikleri yeni bir şeyi hemen paylaşıyor. “böyle bir oyun var anne, yükleyebilir miyim?” diyor mesela. O zaman ebeveyn o oyunu araştırıyor ve oyunla ilgili yaşına uygun olmadığı, daha sonraki zamanlarda bunu değerlendirebileceklerini ama çok merak ediyorsa Mavi Balinalarla ilgili izleyebilecekleri başka şeyler olduğunu söylemeli. Böylece çocuğu kendi istediği noktaya çekmeli.

Şunun kesinlikle bilinmesi gerekir ki, bu tarz tehlikeli oyunları çok uzun süre yalnız kalan çocuklar tercih ediyor. Aileden kopuk, ebeveynlerle iletişim kuramayan ve dolayısıyla çevreyle de iletişim kuramayan çocuklar. Ebeveynlerin en büyük hatası çocukların varlığını bütünüyle kabul etmek yerine onları sürekli başka çocuklarla kıyaslamaları. “sen neden Ahmet gibi değilsin, sen neden sınavlarda daha başarılı değilsin” gibi negatif cümlelerin yerine çocuğun güzel taraflarını öne çıkararak iletişimi kurmak gerekiyor.”

 

“Tehdide boyun eğen çocuk iletişim yoksunu çocuktur”

Doç. Dr. Memmedova, çocukların oynadığı bu tehlikeli oyunlarda “şunu başarırsan yükselirsin, şurayı geçersen kazanırsın”, “oraya adım atarsan başına şu gelir” gibi bir emir, tehdit ve ödül sistemi olduğunu kaydederek “tehdide boyun eğen çocuk aslında ebeveyni ile iletişim kuramayan çocuktur” dedi.

Memmedova, “Kendini korkusuzca ifade edebilen çocuk, tehdidi hissettiği an bunu söyler, karşı çıkar. Yalnız kalan çocuk, takdir görmeyen, sürekli azarlanan ve yasaklar konulan çocuk kendi içine kapanıyor. Ve yalnızlıkla bu yöntemleri kullanarak başa çıkmaya çalışıyor, kendini avutuyor. Çünkü o oyunlarda ödül var. O ödül de çocuğun ebeveynlerinden alamadığı takdir” diye konuştu.

 

Hüseyin Ertunga

 

Ertunga: Esas problemi egzersiz yapmamaları

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Hüseyin Ertunga, omurga ve kas problemi yaşayan çocukların genellikle hareketsiz çocuklar olduğuna dikkat çekti.

“Omurga sorunu yaşayan çocukların çoğunun esas problemi egzersiz yapmamaları ve dışarıda oyun oynamayan hareketsiz bir yaşam sürmeleridir” diyen Ertunga, bu çocukların hareketli yaşamlarının sonunu cep telefonları ve tabletlerin getirdiğini ifade etti.

Hüseyin Ertunga, “Çocukların hareketli yaşamlarının sonunu cep telefonları ve tabletler getirdi. Çoğu çocuk, omurga ve eklem problemleri yaşıyor. Uzun saatler tablet ve cep telefonunda bir şeyler izleyip, oyunlar oynayan çocukların omurgası “C” şeklini aldı” diye konuştu.

“Oyunlar teknolojinin tuzağı haline geldi” diyen Ertunga, ebeveynlerin de farkında olarak ya da olmayarak bu durumu avantaja çevirdiğini söyledi.

Hüseyin Ertunga, “bilgisayar oyunları ya da cep telefonu ağlayan çocuğa sus payı olarak veriliyor. Aileler tümüyle teknolojiyi yasaklamasınlar ama örneğin gün de 2 kez 30’ar dakika şeklinde sınırlamalar getirebilirler. Çocuklar egzersiz yapmalı, sokakta oynamalıdır. Ülkemizde, ne yazık ki dışarıda çocukların oynayabilecekleri çok fazla alan kalmadı ama her şeye rağmen aileler çocuklarıyla sokakta oyun oynamalı, dışarı çıkmalı” diye konuştu.

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı