Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Babasının kaderini yaşadı

Kıbrıs Türk Futbol Federasyonu, “42 evet” ile FIFA belgesine onay verdi.
Artık bir yol haritası var. 1 de KTFF Genel Başkanı Hasan Sertoğlu’nun oyu var… Etti 43…
Bu noktadan sonra, FIFA yol haritası belirleyecek. KTFF, belki yönetim kurulu dışından da takviye alarak yoluna devam edecek. Zorlu bir müzakere süreci kendilerini bekliyor.
Dünyayı bilen, uluslararası hukuka hakim, barış dilini kullanabilen bir “destek ekibi” şart. Sertoğlu ve ekibi bunu değerlendirecektir.
Konumuz “futbol” değil.
Ne peki?
Serdar Denktaş.
Spor Bakanlığı’nı da KKTC tarihinin en uzun bakanlık ismini içerisinde barındıran Serdar Denktaş, “tek bir kulübü dahi” ikna edemedi.
“Bu coşkunun önünde Serdar Denktaş da duramaz” demiştim bir TV programında.
Durmak için her şeyi yaptı. Kulüpleri topladı… “Para kaynağının federasyon üzerinden dağıtılmamasını” gündeme getirdi.
Türkiye’ye gitti, anlattı.
Olmadı… Olmadı… Serdar Denktaş, tek bir kişiyi dahi ikna edemedi.
Aklıma Annan Planı sürecinde yaşananlar geldi.
“Hayır” diyen ve hep “hayır”da direten Rauf Raif Denktaş…
Toplumunu ikna edemedi. Toplumun “çözüm ve barış” hedefi yanında, “dünyalı olabilme ihtimali” karşısında direndi ama duramadı.
“Evet” derken toplum…
Bir kez daha Cumhurbaşkanlığı’na aday olmadı ve görüşlerini sürdürmeye devam etti, topluma da saygı duyarak.
Haklı mı çıktı? Evet… Merhum Cumhurbaşkanı birçok öngörüsünde haklı çıktı. Güney Kıbrıs, “hayır” dedi, süreç ileriye de gitmedi…
Ama Kıbrıs Türkü açısından baktığımızda, artık YETER…
Şimdi, “eşitliğin eşiğinde bile olmadığımız” Kıbrıs Futbol Federasyonu ile “ortaklık” için adım atma zamanı.
“Ortaklık…” Bunun altını çizmekte fayda var. 
Serdar Denktaş, tüm çabalarına rağmen, “yalnız” kaldı…
Umarım, bakan olarak “futbola” küsmez…
Babasının kaderini yaşadı bir yerde… “Hayır” dese de, açılımın önünde duramadı.
Zaman Serdar Denktaş’ı da tıpkı babası gibi “haklı” çıkarır mı, bilinmez…
Ama bildiğim odur ki…
Başarılı olmaktan başka bir seçeneğimiz de yok…

/////////////////////////

Hiç unutmadım

Özker Özgür ile röportaj yapamadım
Kıbrıs Gazetesi’nde çalışıyorum…
1999 yılı…
Yasaklılar var, bugün de olduğu gibi…
2000 yılında röportajlara başlıyorum, eski milletvekilleri ile.
Bu seri yaklaşık 3 yıl sürüyor, kitap yapacağım inşallah…
Yaklaşık 40 isim ile röportajlar yaptım…
Biri halen içimde ukde…
Son anında da yanındaydım, oğlu sayesinde belki ama…
Röportajlara başlarken, o dönemin gazete patronları yasak koymuştu…
“Özker Özgür ile röportaj yapılmayacak…”
Bir önemi yok belki bugün ama…
2000 yılı öncesinde Kıbrıs Türk medyasını iyi anlamak adına bunları tartışmanın zararı olmaz.
CTP’li birçok isim yasaklıydı…
“Abiciğim, yayın politikamız gereği (Asil Nadir’in talimatı tabii) sütunda dahi adı çıkmayacak” demişti…
Röportajları yapmama izin veren gazete yöneticimiz… İsmini söylememe gerek yok.
Kıbrıs Türk basın tarihi hep “kahramanlıkları ile yazılıyor” ya…
Bir de “tersten” yazılsa…
Bakın neler çıkacak ortaya…

/////////////////////////////////
Twitledim  @husekmekci
Ankara Sibel Siber’i en üst düzeyde ağırlayarak, KKTC’ye mesaj verdi. Sibel Hanım’a saygım sonsuz ama KKTC’deki iradeye karşı duran bu hareketi sevemedim.

///////////////////////

Twitledi
Ulaş Barış ‏@Ulasrebel

KOP-KTFF işini bozmaya çalışanlar için eskiden galan bir lafı burada tekrardan terennüm edeyim… “Gandır çocuğu da Taksim istesin”…

////////////

Her zaman dinlerim

Gazi Set’i hatırladınız mı?
Benim çocukluğumda Bayrak Radyo 1’in “Yerli sanatçılarımızdan şarkılar dinliyoruz” anonsundan sonra, en çok merakla beklediğim gruptu…
Gazi Set…
“Portokal Atışalım Beraber Kapışalım” başladı mı, değme keyfime…
Şimdi de üretim yapan, çok başarılı gruplarımız vardır elbette.
Ama insan “nostaljiden” de kopamıyor.
Cemal Özgürsel önderliğindeki Gazi Set, benim için mükemmel bir gruptu.
“Dillirga”, “Feslikan”, “Portakal Atışalım”, “Çaresiz”, “Gel Kardeşim Kıbrıs’a”, “Kasırga…
Tümü de ezberimde, sık sık dinlediğim için geçmişte…
Cemal Özgürsel’in bestelerini kulağımıza kadar getiren Hüseyin Yücelten’in sesi halen çınlıyor…
“Gel Kardeşim Kıbrıs’a…
Bu güzel adaya…”
Üreten herkese selamlar bir kez daha…
Efsanelere de bin kez saygı ve sevgilerimi sunuyorum…
İyi ki bu parçaları yaptılar…

////////////////////
Önermezsam Çatlarım
Elektrik zammı ile ilgili toplumsal öfke var ama sosyal medyada… Sokakta örgütlenemedi toplum. Hatta “59 örgüt” denilerek toplanan kalabalık da neredeyse 59 araçlık konvoy yapamadı. Ya ciddi ciddi tepki verelim, ya da boşuna gündem yaratmayalım. Sendika ve sivil toplum örgütleri kendini bir kez daha sorgulamalı…

///////////////

Bir kenara not edin
Taaaa İsrail’e kadar gidebilir…
Türkiye’den Kuzey Kıbrıs’a su temini projesini Havadis’e değerlendiren Türkiye Cumhuriyeti Devlet Su İşleri KKTC Proje Müdürü Birol Çınar, “KKTC’nin ve adanın bütününün su sıkıntısını köklü olarak çözmenin tek alternatifi Türkiye’den gelecek su” dedi.
Söylediği önemli bir şey daha var… Esra Aygın sordu, “Bu suyu Kıbrıs’tan Orta Doğu’ya yönlendirme hedefiniz var mı peki?”…
Bakın Çınar ne dedi:
“Bakın, bu projeyi herkes dört gözle bekliyor. Siz suyu 80 km boyunca deniz yüzeyinin 280 metre altından boruyla iletebiliyorsanız, bu 80 km niye 180 km olmasın?”
Su projesini tartışırken…
Bir kenara not etmekte fayda var…

 

Ezberimde (mutlaka Fikret demirağ resmi kullanılsın
Bir Sabah Sevgiyle Uyandır Beni
Acımın alnından öperek uyandır bir sabah beni
Dışarıda güneşi ve baharı yağarken yağmur.
Yüreğimde bir müzikle uyandır beni
Tüy parmaklarını ağrıyan yerlerimde gezdir.
Saçlarımdan zamanı geçirerek uyandır bir sabah.
Sen günün şiiri ol, ben şarkını besteleyeyim.
Sen narin bir nar fidanı gibi salın rüzgarda
Ben yanında yaralı bir dize gibi durayım.

Aşk ve şiirle barışan bir dünyaya uyandır bir sabah beni.

Fikret Demirağ

////////////////////////

Bu fotoğraf hep aklımda

Tut Özmen, kaçmasın…
Anımsadınız değil mi?
CTP Mağusa Milletvekili Arif Albayrak, kısa süre önce Meclis’e Kadife ile gelmişti.
Eylemci eşek Kadife…
Aslanköy’de sahibi Derviş Sofu ona gözü gibi bakıyor.
Arif Bey, “akaryakıt zammını” protesto etmek maksadıyla Meclis’e “eşekle” gelmişti.
UBP iktidardaydı…
“Otomatik zam” sistemi ile birlikte, her hafta fiyat kuruş kuruş artmaktaydı.
Şimdi CTP iktidarı var.
E yine akaryakıta otomatik zam var.
Üstelik elektriğe de yüzde 30’a yakın oranda zam geldi. Faturasını alan isyan ediyor…
Kadife daha hayatta.
Arif Bey de milletvekili…
Bir farkla…
Bu kez iktidar milletvekili.
Muhalefet olmak kolay da… Bakalım “iktidar vekili” olarak tepkisi ne olacak?
Halen bekliyorum…