Duygu ALAN
Tarihi Asmaaltı Meydanı’nda 138 yıl önce Sünnetçi Mehmet Ali Giray işletmeciliğinde faaliyete giren Asmaaltı Berber Salonu, 66 yıldır Semih Giray işletmeciliğinde hizmet veriyor.
Mesleğe 12 yaşında atılan Semih Giray, geçimini 66 yıldır babasından yadigar Asmaaltı Berber Salonu’ndan elde ettiği kazançtan sağlıyor.
Lefkoşalı 78 yaşındaki Semih Giray, ilkokulu bitirdikten sonra babası Sünnetçi Mehmet Ali Giray’ın dükkanı Asmaaltı Berber Salonu’nda çırak olarak işe başladı.
Giray, berberliğe olan merakı ve yeteneği sayesinde 2 yılda mesleğinin tüm inceliklerini öğrendi.
Semih Giray, babası Mehmet Ali Giray’ın vefatının ardından salonun işletmeciliğini devraldı.
Baba yadigarı ekmek teknesine sahip çıkan Semih dede, 66 yıldır yaşanan tüm ekonomik krizlerin üstesinden gelmeyi başardı.
“Dokunduğum her şeyde babamın da dokunuşu var”
Salonda, şimdiye kadar herhangi bir restorasyon çalışması yapılmadığını kaydeden Semih dede, demirbaş eşyaların da yerinin değiştirilmediğini anlattı.
“Dokunduğum her şeyde babamın da dokunuşu var” diyen Semih Giray, halen ekmek teknesi olan berber salonunun kapılarını Havadis okurları için araladı.
Giray şunları anlattı:
“İlkokulu bitirdikten hemen sonra babamın yanına çırak olarak girdim. Berberliğe olan merakım biraz da elimin yatkınlığı ile 2 yılda mesleğin tüm inceliklerini öğrendim. Salonu uzun süre babamla birlikte işlettik. Babam vefat edince de onun yadigarı diye berber salonuna sahip çıktım ve defalarca iflasın eşiğine gelmeme rağmen direndim, hatıralarımızın kalesi berber salonumuzun ekonomik krize yenik düşmesine izin vermedim. Meslekte, öyle böyle derken tam 66 yılı geride bıraktım.”
“Yaşadığım sürece yaşatacağım”
“Hayalim, bir gün benimde bir oğlumun olması ve tıpkı benim gibi berberlik mesleğine ilgi duymasıydı. O zaman Asmaaltı Berber salonu, babadan oğla derken belki de asırlarca ayakta kalacaktı. Bir oğlum oldu ancak o bu mesleğe hiç ilgi duymadı. Ben de elbette oğlumun seçimine saygı duydum. Ben bu mirası babamdan devraldığımda çocuktum, şimdi torun sahibi oldum. Ben yaşadığım sürece bu berber salonu da ayakta duracak. Ben ölünce de zaten Asmaaltı Berber Salonu tarih olmuş olacak.”
“Ekmek aslanın midesinde”
Semih Giray, birçok sektörde olduğu gibi artık berberlik mesleğinde de pastanın yüzlerce dilime bölündüğünü belirterek “Ekmek artık aslanın midesinde” dedi.
Günümüz şartlarında ekonomik açıdan ayakta durabilmenin çok da mümkün olmadığını ifade eden Semih Giray, “Nerede o eski günler” diyerek başladığı sohbetine şöyle devam etti:
“Barış Harekatından sonra Lefkoşa çarşısına olan ilgili azaldı. Geçmişte Arasta Çarşısı’nda Belediye Pazarı’nda ve Asmaaltı Meydanı’nda insan kalabalığından iğne atsan yere düşmezdi. Hayat ucuz, vatandaş paralıydı. Tabi Lefkoşa esnafı da mutluydu. Köylerde ikamet eden vatandaşlar bile alışveriş yapmak için hafta bir Lefkoşa çarşısına gelir ihtiyacını buradan alırdı. Yıllar geçtikçe vatandaşın alım gücü de düştü. Hayat pahalılığı arttı, parası olan da alışverişini süpermarketlerden yapmaya başladı. Lefkoşa çarşısında ayak sesleri her gün biraz daha azaldı. Gelinen noktada birçok esnaf kepenk kapattı, kalanlar da can çekişiyor.”
































