Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

AYRI RENKLER, AYRI KOKULAR

Eide “Hepimiz aynı şeyi söylüyoruz; doğru yoldayız” dedi.


Aslında,
Bir bakın,
Bütün görüşme süreçlerinde herkes dönüp dolaşıp aynı şeyleri söylüyor.
Buna rağmen olmuyor.
Aynı şeyleri söyleyenler farklı yollara mı çıkıyor?

1960’ta aynı şeyler söyleniyordu,
1970’lerde de,
Sonra onca zaman geçti,
Hep aynı şeyler…

Bir siyasiye sor, sana otuz sene önce de aynı şeyleri söylediğini,
Şimdi de aynı yerde durduğunu söyler…

Oduna sorsan “Değiştim” der…

Bahçede narenciye ağaçları var.
Mandarin, portakal, limon ve tatlı leymon.
Filizlenip çiçeklenmişler.
Hepsi ayrı renkte, ayrı kokuda…

Bulutlar Beşparmaklara inmişti yamaçlar sisli puslu.
Çiğ akşamdan düşmüş toprak ıslaktı…

Badem zaten çoktan çiçeklenmişti tez zamanda yemişini verecek.
Ne göreyim,
Martılar bile çıkmış kara kara henüz yavru.
Katırtırnağı kendine özgü sarı rengi ile bir köşede.
Bahçede bir harmoni hepsinde farklı koku, hepsi farklı renkte…

Edie, bir daha düşün!

Çoktandır dalları çıplak duran nar ağacı yapraklanıyor,
Mimozaların altıntopları henüz tomurcuk,
Nergisler bulundukları yerde memnun kokusuna yat öl…

Üç yasemin ağacı var biri on iki ay vermekte,
Narenciye kokuları yaseminlere karışmakta,
Hepsinin kokusu ayrı lakin etrafa muhteşem bir karışım yayılmakta…

Bir zamanlar Lefkoşa’nın Köşklüçiftlik semtinde,
Bu mevsimde akşamların kokusu böyleydi sarhoş olurdu insan,
Nereye dönüp koklasan.
Şimdi o Köşklüçiftlik nerede?

Beyaz gül kırmızı gül ağaçlarının arasında kalmış,
Lakin hepsinden erken açmış hayret.
Sordum: Neden erkencisin?
Dedi: Önce ben öleyim…

Ambulansın sesi ile birlikte uzaktan köpek ulumaları geliyordu avuçlarımda çim kokusu.
Bildik bileli herkes aynı şeyleri söylüyor,
Ne renkleri farklı ne kokuları,
Üstüne üstlük mahalle baskısı da var,
Halbuki o mahalleler çoktan dağılmış,
Geriye sadece baskısı kalmış.
Ya dışındasındır çemberin,
Ya da içinde yer alacaksın…

Bir şey olmuyorsa belki de bu yüzdendir…

Herkes aynı şeyleri söylüyorsa neden bu ayrılık?
Neden bahçelerde ayrı çiçekler, ayrı ağaçlar, ayrı renkler, ayrı kokular aşk-ı derun içinde?

Düşün…