Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Ayaklarımız yere basmalı Sayın Erk…

 

CTP’nin yeni genel sekreteri Kutlay Erk güzel söylüyor;
“Kendi ekonomik programımız yok, ekonomiyi canlandıracak program yapmak gerek, ben Türkiye ile var olan disiplin programından mutsuzum” diyor…
Kimse de mutlu değil Sayın Erk; ancak yıllar içinde delinen bir bütçe, partizanca dağıtılan oluk oluk paralar, çarçur edilen devlet kaynakları var. Onlar disipline edilmedikten sonra, hangi kaynakla ekonomiyi canlandıracaksınız?..
Tabii bu noktada, Türkiye ile birlikte uygulanan disiplin programının geçmişine de bakmak gerek. Bugünkü modelde ilk imza tarihi, 2009. Yani Eroğlu Başbakan…
Sayın Erk kabul etmeli ki, 2009’da CTP’nin bıraktığı bütçe de tamtakırdı. O dönemde ekonomi adına alınması gereken tedbirler reddedilmiş, hatta o nedenle seçime gidilmişti. Hatta daha da gerilere gidelim, her dönemde, özellikle de seçim dönemlerinde Türkiye’den aktarılan kaynaklar partizanca dağıtıldı, kendi kendine yeten bir ekonomi için kullanılmadı.
2009 protokolünün imzalandığı andan itibaren uygulanacak bir takvimi vardı. Ama aynı zamanda, bir yıl sonra da Cumhurbaşkanlığı seçimleri…
Takvim bir kenara atıldı, kaynaklar ellendi, disiplin diye bir şey kalmadı.
Ardından gelen İrsen Küçük hükümeti 2012’ye kadar uyguladığını söylese de, başta istihdamlar olmak üzere bu programı açık açık deldi. Devlet bütçesine yeni yükler getirdi. Maaşları bile özelleştirmeyle öder duruma geldi. Sonra bundan tam bir yıl önce 2012 Aralık ayında bir protokol da o imzaladı. Bir öncekinden bir farkı yoktu. Disiplin programı o protokolde de devam ediyordu, etmeliydi de, çünkü kayıpların, kaçakların, hovardaca harcamaların önü bir türlü alınamamıştı. Sonrası malum, yine İrsen Küçük hükümetleri, ekonomiyi ve özellikle de kamuyu kurultay rezaletlerine malzeme ettiler, bu günlere geldik…
İşte şimdi o son imzalanan protokolün 2. yılındayız. 2013 tam anlamıyla kayıp bir yıldır. Protokole göre yüzde 3.6 büyüme beklenirken, şimdi yüzde 2.2’den bahsediliyor. Özelleştirmeleri bir yana bırakalım, mali disiplin adına hedeflerden neredeyse hiçbiri tutturulmamış durumdadır. Yani bir başka deyişle, sürdürülebilir bir ekonomik yapının temelini hazırlayacak tedbirler alınmamış, tam aksine kamunun yükü daha da ağırlaştırılmıştır. Tabii doğal olan, geçen 4 yıl içinde mali disiplinin sağlanmış olmasıydı ki, şu anda piyasanın ve reel sektörlerin canlanması da başlamış olmalıydı. Oysa olmadı…
Bu koşullar altında da ekonomiyi canlandıracak uygulamalar yapılabilir. En başta hayatın daha da pahalılaşması önlenebilir, kayıt dışı ekonominin en azından küçülmesi sağlanabilir. Bu tedbirlerin getirisi, beklenen canlanmayı başlatabilir. Ancak bunu yapmak için, disiplin politikasından uzaklaşmak gerekmez. Kalkınmanın temeli mali disiplinle başlar. Disiplinin reddi de bence statükoculuğun ta kendisidir. Hatta Sayın Erk’in politik açıdan karşı olduğu Sayın Eroğlu ve takipçilerinin ekonomi politikaları da bu statükonun sembolleridir. İdeolojik karşı çıkışlarla vakit geçirme lüksümüz yoktur.
Hükümetin özellikle de ekonomi konusunda ayaklarının bir an önce yere basması şart…

YERİN KULAĞI VAR

GÖLE MAYA ÇALMAK: Başbakan Yorgancıoğlu, yıllardır mağdur edilen eski KTHY çalışanlarının alacaklarının bir kısmının yılbaşından önce ödeneceğini söyledi. Yorgancıoğlu kaynak için ise, “Eski Kıbrıs Türk Hava Yolları uçak yedek parçaları satışı ve değişik gelirlerden sağlanacak bir miktar” olarak açıkladı. Peki, o yedek parçalar satılmazsa ne olacak..? Nasrettin hoca misali, “ya tutarsa”… Bu arada Ersin Tatar da, Merkez Bankası’ndan yılsonunda gelecek kaynağın kullanılacağını söyledi. Hangisi doğru?

ALLAH KORUSUN: Başbakan, polisi yeni yılda sivile bağlanmasını hedeflediklerini söylüyor. İktidarların böyle bir hedefi olması doğal da, özellikle de Türkiye’de son bir haftada yaşananları gördükten sonra, ne yalan söyleyeyim, ben biraz ürktüm bu işten…

ZAMLARA HAZIR OLUN: Döviz çıldırdı, sonunda bizi de çıldırtacak. 2.1 seviyesini aşan doların, önümüzdeki günlerde daha da yükselmesi bekleniyor. Şimdi doların yükselmesinden bize ne diyebilirsiniz ancak, bunun anlamı, akaryakıt, gaz, hatta elektrik fiyatlarında yeni artışların olacağının ilk sinyalleridir…
BENİ YANILTMADILAR: KTAMS’ın dünkü eylemiyle ilgili olarak “100 kişi katılırsa başarılı sayacağım” diye yazmıştım. 150 civarında bir katılım olmuş. Hem de 7 sendika, iki sivil toplum örgütü ve TDP’nin desteğine rağmen. KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, “Ayağa kalkma, direnme zamanı” demiş demesine ama kimsenin ne direnecek, ne de ayağa kalkacak gücü kalmamış anlaşılan…
BAŞKA SONUÇ ÇIKMAZDI: CTP Genel Sekreteri Kutlay Erk de, elektrik zammının panik içinde alınmış bir karar olduğunu söylüyor. Eh, tecrübesi sadece para olan, idari, yapısal ya da sosyal bir birikimi olmayan birini alır Kıb-Tek’in başına getirirseniz, size sunacağı reçete de zamdan başkası olmazdı değil mi Sayın Erk..?

KELİN İLACI OLSA: Kıbrıs Türk Öğretmenler Sendikası Genel Sekreteri Şener Elcil hükümete, “Dövizdeki artışı bahane gösterip zam yapanlara doğru yolu göstermek görevimizdir. O zaman gelin maaş ve ücretleri de dövize endeksleyelim, Euro kullanımına geçelim ve bu sorunu ortadan kaldıralım” çağrısında bulundu. Bu olmayacağına göre, Türkiye’de hükümetin yaptığı gibi, tüm satışların TL üzerinden yapılması için bir kanun çıkaralım. Daha mantıklı olmaz mı..?

ZİRVEDEKİLER
Telsim: Her yılbaşı dağıtılan alışıldık o çikolata, şarap gibi hediyeler yerine, çam ağacı fidanı dağıtması oldukça anlamlı oldu. Her yıl şu veya bu nedenle yanıp kül olan ağaçların yerine dağıtılan binlerce çam fidanının dikildiğini düşünün. Yeşile hasret adamıza ve geleceğimize yapılan bu yatırım için Telsim ailesine binlerce kez teşekkürler…

DİPTEKİLER
“Kaçınılmaz” Zam: Elektriğe ve akaryakıta arkası arkasına zam geldiğinde, bunun iğneden ipliğe hayatın tüm alanlarına yansıyacağını ve büyük oranda fakirleşme getireceğini biliyorduk. Nitekim dün Tarım Bakanı Sennaroğlu bu kez de “Süte zam kaçınılmaz” dedi. “Kaçınılmaz” deyince, sular duruyor sanki. Sennaroğlu, “Şu andaki yapı sürdürülemez” diyor ama sadece tarımda değil, her alanda o sürdürülemez yapı, geçmiş iktidarın yöntemleriyle sürdürülmeye çalışılıyor. Ben de bunu anlamıyorum.

Foto Gündem

KTAMS, yapılan zamları protesto etmek amacı ile dün ülke genelinde 3 saatlik grev yaptı. Sendika saat 13.30’da Meclis’e yürüdü. Orada eylem yaptı