Köşe Yazarları

Avrupa’da her üniversite kaliteli mi?

Kıbrıs’ın Avrupa Birliği’ne girdiği 2004’ten sonra Kıbrıs Cumhuriyeti pasaportu sahibi birçok Kıbrıslı Türk öğrenci AB vatandaşı olmanın verdiği avantajla Avrupa’nın birçok ülkesinde üniversite eğitimi alamaya başladı. Özellikle İngiltere, Fransa, Almanya, Hollanda, Belçika’da öğrenim gören veya tamamlayan hatırı sayıda Kıbrıslı Türk öğrenci bulunuyor.

Bunların yanında son zamanlarda yaşam koşulları daha ucuz olması nedeniyle üniversite eğitimi için tercih edilen ülkeler arasına Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Romanya ve Ukrayna’nın da girdiğini de biliyoruz. Geride bıraktığımız yılarda (2004 sonrasında) resmi veri olmamakla birlikte Avrupa’da öğrenim gören öğrenci sayısının bini çoktan aştığı söyleniyor. Bu aslında çok ciddi bir rakamdır.

İyi güzel de hep kafamı kurcalayan bir şey var. Acaba bu gidilen üniversiteler ne kadar kaliteli? Avrupa’da ve dünyada ne kadar kabul görüyorlar? Ülkemizdeki üniversitelerden ne kadar daha fazla kalitelidirler? Yoksa KKTC’deki üniversitelerden daha mı kalitesizdirler?

… Evet! KKTC’deki üniversitelerimizin kalite konusunda birtakım sıkıntıları olsa da, Avrupa’da gidilen birçok üniversitenin de ülkemizdeki üniversitelerden kalite bakımından daha gerilerde olduğunu da unutmamak gerekiyor.

Dünyanın saygın üniversite sıralama kuruluşlarına göre İngiltere ve diğer AB ülkelerindeki birçok üniversite ülkemizdeki bazı üniversitelerimizin gerisinde kalıyor. Bu konuda çok sayıda veri bulmak mümkün.

Dolayısı ile hal böyle iken “her ne olursa olsun Avrupa’da okuyalım” fikri de doğru değil. Yapılması gereken iyi bir araştırmadan sonra doğru üniversitenin seçilmesidir. Ülkemizde Avrupa’daki üniversitelere girmek için A Level sınavlarına hazırlananlar ciddi miktarlarda özel ders parası ödemektedir. Hem maddi hem de manevi harcamaların daha verimli kullanılmasında yarar vardır.

Tabii ki burada devlete de ciddi görevler düşmektedir. Bu konuda devletin ciddi bir rehberlik hizmeti vermediği biliniyor. Daha çok para karşılığı özel şirketler öğrencilere rehberlik hizmeti sunuyor. Devlet bu konuda ciddi bir destek sağlaması gerekir. Sadece okullardaki rehber öğretmenler bu sorunun üstesinden gelmesi çok zordur.

Devlet işin içinde olmadığı için, kimin hangi bölümlerde öğrenim gördüğü de bilinmiyor. Bunlar bilinmediği için de doğru dürüst bir istihdam politikası da geliştirilemiyor. İngiltere’de doktora eğitimi almış ama şu anda bakkal dükkanında çalışan kişiler olduğunu biliyorum. İngiltere’de üniversite öğrenimi görmüş, master yapmış ve özel sektörde asgari ücrete çalışan gençler de var aramızda… Haa! Çok iyi yerlerde olan gençlerimiz de vardır. Çok saygın iş yerlerinde emek vermektedirler.

Benim burada gençlere çağrım; Avrupa’da okusunlar ama kaliteli okulları tercih etsinler. Ayrıca mutlaka Avrupa’da iş tecrübesi elde etsinler. Tabii ki KKTC’ye dönebilirlerse de dönsünler ama dünyanın her yerinde çalışabilecek düzeyde kendilerini geliştirsinler.

Birçok üniversite sıralama verilerine baktığımız zaman Avrupa’daki her üniversitenin kaliteli olmadığı da bir gerçek… Yeni hükümetin Eğitim Bakanı’na düşen görevler arasında Avrupa’ya öğrenime giden Kıbrıslı Türk öğrencileri kayıt altına almak ve nerelerde öğrenim gördüğünü tespit ederek, ona göre de geleceği planlamak gerekiyor. Aksi taktirde ülkemizdeki üniversite mezunu işsizlere ek olarak Avrupa’da öğrenimi tamamlamış Kıbrıslı Türkleri de eklemek zorunda kalacağız.




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Kapalı