Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Atalay’a padişah yetkisi

“Talip Atalay bu ülkenin geleceği için tehlike. Sadece ve sadece kendisini ve etrafından 5- 10 kişiyi düşünüyor. Bu ülkenin geleceğine dair bir planı yok. Gizli ajandası var. Aidiyeti de zaten Türkiye’ye” dedikçe…

Kıymeti artıyor.

Cumhurbaşkanı halen görevden almak için “gerekçe” bekliyor.

Hükümet, “dostlar alış- verişte görsün” görevden alma yazısını yazsa da…

Gerekçesini de iletememiş Cumhurbaşkanına…

Hoş, iletse ne olacak?

Belli ki Cumhurbaşkanı’nın da Talip Atalay’ı görevden alma gibi bir düşüncesi yok.

Hükümet gerekçe sunsa, “noktası fazla, virgülü eksik” gibi bir gerekçe ile, gereğini yapmayacak.

Ben, bin defa söyledim, 150 defa yazdım.

Gene söylerim.

AK Parti’den aday adayı olduğu gün görevden alınmalıydı.

Burada “din işleri başkanı…”

Türkiy’de vekil adayı.

Hangi partiden aday adayı olduğunun hiçbir önemi yok.

Sorun “aidiyet…”

Memleket camilerini, “ağabeylerle- ablalarla” örgütlenerek yöneten bir zihniyet…

Memleketin dini bütün imamlarını, siyasetin göbeğine çekmiş.

Kendi, seçim reklamında oynatmış…

Dahası da var.

Nedir bilir misiniz?

Tepede bir “dükalık” kurulmuş…

Sabah kalkıp “makam” üretiyor.

“Sen artık şusun, sen de bu” diye makam dağıtıyor imamlara…

Eğitimlerine bakmaksızın.

Kriter belli.

“Bana yakın ol…”

Yetkilere bak…

Cumhuriyet Meclisi açılır açılmaz, ivediliği alınan yasalardan birisi de Din İşleri Başkanlığı Yasa Tasarısı.

Bu tasarı, din işleri başkanına “padişah” yetkileri veriyor.

Din İşleri yeniden organize edilmeli mi?

Evet edilmeli…

Sunni İslam’ın değil…

Adadaki tüm din işlerini düzenleyecek bir yapıya bürünmeli.

Alevi kardeşlerimiz cenazelerini otoparklardan kaldırıyor…

Üniversiteye okumaya gelen Afrikalı öğrenciler ise, restaurantlarda Pazar ayini yapıyor.

Şimdi, tek derdi, “makam mevki ve güç” olan birine, yeni yasa ile “atama” yetkisi de vereceksiniz.

Ve bu “kafa”nın, ülkeye “din” hizmeti vermesini bekleyeceksiniz…

Breh breh breh..

“Makama 25 atama…”

Atalay’ın etrafında örgütlenen din adamları, aynı zamanda dernek kurup kurup güç topluyorlar.

Türkiye’den diploması dahi olmayan…

Karakter belgesi almakta zorlanan isimler, atamalar için sırada.

Azerbaycan’dan para ile diploma aldığı kanıtlanan din adamı var.

Çünkü bu alan artık “güç ve para” demek.

Şimdi 25 kişi “atama” bekliyor.

Atama da makama…

 

Lobici imamlar

Atalay sayesinde, imamlar “lobi yapmayı” da öğrendi.

Yasanın “TC Lefkoşa Büyükelçiliği ile istişare içerisinde” yapıldığı söyleniyor.

Bu doğru değil.

Yasa, 25 kişiye yarayacak.

Bu 25 kişiyi de Atalay yerleştirecek.

,Atalay gitse de, bu 25 kişi kalacak.

Atalay’ın görevi de, bu 25 kişi atanınca tamamlanacak.

O gün istifa etse, canı acımaz.

Direnmesi de hep bu yüzden…

Büyükelçilik’ten başbakanlığa giden yazıyı daha önce yayınlamıştım.

Atalay’ın görevden alınması isteniyor.

Lobici imamlar ise boş durmuyor.

 

“Lobici imamlar” Akdağ ile görüştü

En son, adaya gelen Recep Akdağ ile bir araya gelindi.

“Efendim kadromuz yok” denildi Akdağ’a…

“Ağladılar, acındırdılar, orada olmktan utandım” diye anlatıyor bir başka imam yaşananları…

Yanlarına, “AK Parti’nin Kıbrıs Şube Başkanı” Mehmet Demirci’yi de aldılar.

Lobiyi ortak yapıyorlar…

 

Camilere bakan kim?

Atalay için yaklaşık 5 yıldır bir “aklama” çabası var.

İmamlar, kapı kapı, ülke ülke geziyor.

Benim anlamadığım şu:

“Bu camilere kim bakıyor?”

Düşünün, “lobici imamlar” 25 makam için şimdi de yasa için pres yapıyor.

Din ile devlet işleri şimdi esas olark iç içe…

Laikliğin ortadan kalkması için “Atatürk’e hakaret” etmeye gerek yok.

Aksi davranınca da aslında…

Laikliği ayaklar altına alıyorsunuz…

Maalesef, yeni yasa için debelenen siyaset de buna alet oluyor…

Görevli bir çok imam sadece susuyor…

Görevden alınmasını bırakın…

Utanıp istifa etmesi gereken Talip Atalay ise, can havliyle yeni yasanın geçmesini ve misyonunu tamamlamasını bekliyor…

UBP- DP ve CTP de, “çağdaş yasa” ayağına alet oluyor…

 


 

Türkiye Atalay ile ilgili kararını vereli çok oldu… Kendi görevlendirdiği adamı “çürüğe” yırdı… Lobici imamlar ve siyasetteki etkileri nedeniyle Atalay halen orada…

 


Orta Eğitim’de bahar rahatlığı

 

Hüseyin Kavaz hocanın emekliye ayrılmasının ardından, Orta Eğitim Dairesi de başsız kaldı.

Öyle, “müsteşar bakar, müdür anlar, bakan destek olur” falan da demeyin.

Bu aslında, eğitime bakış açını da ortaya koyuyor…

Orta eğitimde ciddi sıkıntılar devam ediyor.

Okullarda ciddi yönetim boşlukları var.

Alt yapı eksiklikleri var…

A 4 kağıdını çantasında taşıyan öğretmenler var…

Okul aile birlikleri aracılığı ile gideriliyor bir çok eksiklik.

Ama, tümünü organize etmesi gereken dairenin müdürü yok.

Bu bile, bakış açısını ortaya koymak için yeterli.

Ortaeğitimle ilgili planlama falan hak getire…

Neden?

Çünkü eğitim bakanlığı o alanı görmezden geliyor.

Bir çok icraatında olduğu gibi.