Muhalefet milletvekilleri Genel Kurulda güncel konuşma yapıyor.
Zaman zaman muhalefet ve hükümet kanadından seslerin yükseldiği Genel Kurulda gündeme getirilen konuların başına erken seçim, UBP kurultayı, akaryakıt zammı gibi konular var.
Cumhuriyet Meclisi’nde ilk olarak bilgiye ve onaya sunuşlara yer verildi.
Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın, Koral Çağman’ın istifasıyla boşalan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı mevkiine Koral Çağman’ı atamasıyla ilgili tezkere Genel Kurul’da okutulup bilgiye sunuldu.
Tezkerenin okutulup bilgiye getirilmesine muhalefet kanadı gülerek tepki verdi. CTP milletvekili Teberrüken Uluçay yerinden söz alarak tezkerenin içeriğinin düzeltilmesini istedi, bu haliyle kayıtlara geçmesinin doğru olmadığını belirtti.
Milletvekili Bertan Zaroğlu’nun Yeniden Doğuş Partisi’nden istifasını içeren tezkere, KKTC ile TC hükümetleri arasındaki kredi anlaşmasıyla ilgili tezkere ve Başbakanlığın mali yılı bütçe uygulanma sonuçlarıyla ilgili tezkere de okutulup milletvekillerin bilgisine getirildi.
ÇELER
TDP milletvekili Zeki Çeler, Genel Kurulda “Koltuk Uğruna Ülkeye Verdiğiniz Zarar” başlıklı bir güncel konuşma yaptı.
Hükümetin toplumla bağını kopardığını, Anayasaya, yasalara uymadığını savunan Çeler, daha fazla iş yapması gereken hükümetin kaos yaratmaya devam ettiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı’nın gittiği her yerde toplumu aşağıladığını da savunan Çeler, “Anadolu’yu karış karış gezerken, iki alkış daha fazla alacak diye gofa gelerek kendi insanını aşağılayan bir cumhurbaşkanımız var” ifadelerini kullandı.
UBP kurultayıyla ilgili de konuşan Çeler, “Hangi projeyle toplumun karşısına çıkacaksınız, merak ediyorum” dedi.
Hükümetin yasaların verdiği gücü kullanmadığını, denetim yapmadığını savunan Çeler, bunun kurultay ve seçim uğruna yapıldığını söyledi.
Çeler, “umarsız olmakla” suçladığı hükümeti sokağa çıkmaya, vatandaşların halini görmeye de çağırdı.
“Muhalefet girmedi, meclis o yüzden açılmadı” denilerek kendilerinin suçlanmasının doğru olmadığını da ifade eden Çeler, “Hükümet silkelensin ve kendine gelsin” dedi.
Trafik, yollar, çalışma hayatı, turizm, zam gibi konularda da hükümeti eleştiren Çeler’e iktidar kanadından “dörtlü koalisyon nasıldı?” sorusu yönetildi.
Çeler, “Biz da zam yaptık ama toplumun karşısına adaletsizlikle çıkmadık, herkese adil davrandık. Kendinizi bizim hükümetimizle kıyaslamayın. Halk bunun kıyaslamasını yapar” dedi.
ATAKAN
Halkın Partisi Lefkoşa Milletvekili Tolga Atakan “Zarfı Boş, Kendi Boş Azınlık Hükümetinin Alamet-i Farıkası” ile ilgili güncel konuşma yaptı.
“İlk defa bu hükümet döneminde nisap sorunu nisap rezaletine dönüştü” diyen Atakan, “İlginç bir yaz geçirdik. Parçalı azınlık hükümeti daha da parçalandı. Bol kavga, bol skandal ve bol hamaset…” şeklinde konuştu.
Tolga Atakan, Bakanlar Kurulu toplantılarının da bu dönemde ilginç bir hal aldığını ifade ederek, aynı gün ve aynı saatlerde paralel Bakanlar Kurulu toplantıları yapıldığını savundu.
Kıb-Tek’in başlı başına kara komediye döndüğünü belirten Atakan, zam, asgari ücretin belirlenmesi, yüz yüze eğitimin başlaması, sağlık gibi alanlardaki uygulamaları eleştirerek, Başbakanın olanlar karşısında sadece üzüldüğünü ve endişe ettiğini söyledi.
İç borç kapasının artık kapandığını belirten Atakan, Maliyenin elzem ödenekleri aktarmada sorun yaşadığını, kanser hastalarının ilaçlarının dahi alınamadığını söyleyerek, “Bakanlar topu Maliye Bakanı’na atıyor ama kurultay hesaplarıyla istihdam istemekten de geri kalmıyor” dedi.
Hükümeti “iş bilmezlikle” de suçlayan Tolga Atakan, bayındırlık ve ulaştırma alanında hayata geçirilemeyen projelerin bunlara sadece küçük bir örnek olduğunu ifade etti.
“Karşımızda dağıttıkları ödül kartları gibi boş bir hükümet var” diyen Atakan, “Bu topluma telafisi mümkün olmayan zararlar veriyorsunuz. Attığınız her adım, eşit egemen devlete, yüceltmek için çalıştığınız KKTC’ye ters. Söylemlerinizin ve eylemlerinizin örtüşmediği gün gibi ortada. Sizlere ayrılan sürenin sonuna geldik” dedi.
ARIKLI
Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı da söz alarak muhalefet milletvekillerine yanıt verdi.
Arıklı, “Sayın Çeler ve Atakan 4’lü koalisyon cennet, bizim hükümet felaket hükümeti gibi konuştu. Hükümet kurmadınız, korktunuz, kaçtınız, şimdi kalkıp ahkam kesiyorsunuz…” dedi.
Erhan Arıklı, 3-4 ay sonra seçime gidileceğini, ocak mı, şubat mı olunacağının görüleceğini, ama bunun martta olmayacağını söyledi.
Akaryakıt konusuna da konuşan Arıklı, “Akaryakıtı özel bir firmadan alsam, daha pahalı alsam anlarım…Nedir bu yaygara… ? Bu yaygara ihale mafyasının algı operasyonu sonucu oluşmuştur…” dedi.
CTP milletvekili Fazilet Özdenefe, yerinden söz alarak Arıklı’ya “Aynı şeyleri söyleyip duruyorsunuz, biraz ar… ” diyerek tepki verdi. Arıklı’nın “O ar sana lazım” demesiyle ikili arasında atışma oldu.
HP Genel Başkanı Kudret Özersay da yerinden söz alarak, “Sayın Bakan bir anlaşma yaptı. Savcılık bu anlaşmayı yapamazsınız’ dedi. Bu konuda ne yaptınız?” diye sordu.
Arıklı, “Doğrudan alım yaptığımız anlaşma 2016’daki anlaşmayla ilgili” dedi.
Erhan Arıklı, neticelenen akaryakıt ihalesine de işaret ederek, “İhale neticelendi ama bu doğru değil.. Rafineri opsiyon belgesi tamam değil ” şeklinde konuştu.
Özersay, Arıklı’nın sorusuna cevap veremediğini söyledi. Arıklı’nın “Sabrımı zorluyorsunuz” demesi üzerine Özersay ve Arıklı arasında “Medeni olalım” tartışması yaşandı.
ROGERS
Halkın Partisi Girne Milletvekili Jale R. Rogers de, “Kıbrıslı Türklerin İzolasyonuna İzolasyon Katan Cumhurbaşkanlığı ve Azınlık Hükümeti” başlıklı bir konuşma yaptı.
Rogers, Kıbrıslı Türklerin yıllardır izolasyon altında yaşadığını belirterek, “Bu izolasyona bir yenisi eklendi. Uluslararası aşı sertifikasına sahip olmayan Kıbrıslı Türkler ve adanın kuzeyinde yaşayıp aşı olan ülke vatandaşları şu anda aşıyı yaptırdıkları coğrafyadan dolayı uluslararası alanda aşısız kabul ediliyor” dedi.
Rogers, ülkeden aşı sertifikası alamadan ayrılan öğrencilerin gittikleri ülkelerde aşısız muamelesi gördüğünü ve çözüm aradığını, mecbur kalıp 3 ve 4’üncü doz aşı yaptırdığını ifade etti.
Güney Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türkler için bir aşı portalı oluşturulduğunu bu portala Kıbrıs Cumhuriyeti kimlik kartı ve uçak bileti olanların başvurabileceğini belirten Rogers, güncelleneceği açıklanan portalın henüz güncellenmediğini söyledi.
İki toplumlu sağlık komitesinde bu konunun konuşulduğunu belirten Rogers, diğer ülke vatandaşlarının ve adanın kuzeyinde yaşayan herkesin başvurabileceği ve bilet göstermeksizin başvuru kabul edilecek bir portal yaratılması ihtiyacını dile getirdiğini ancak geri dönüş olmadığını belirtti.
Rogers, “Siyasi olan ve üst düzeyde tartışılması gereken konular toplum lideri olarak seçilen Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın sorumluluğundadır. Üzülerek görüyoruz ki Sayın Tatar görevinin ciddiyetini, sorumluluğunu farkında değil” dedi.
AdaPass’ın Türkiye’deki sistemle uyumlaştırılmasının da konuşulduğunu belirten Rogers, “Teknik bir sorun olmadığını biliyoruz ama bu konunun da siyasi olarak konuşulması gerek. Sayın Tatar, Türkiye’ye en sık giden Cumhurbaşkanıdır ama kendisi kültürel geziler yapıyor, Kıbrıs Türk toplumumun ihtiyaçlarıyla ilgili adım atmıyor” şeklinde konuştu.
Hükümetin kurultay ve seçim kaygısıyla hareket ettiğini, ortakların çıkarları için birlik olabildiğini ancak toplumu ilgilendiren konularda adım atmada birlik olamadığını savunan Rogers, “Bu şekilde yönetilmeyi hak etmiyoruz” dedi.
BAYBARS
Meclis Genel Kurulunda daha sonra Halkın Partisi Gazimağusa Milletvekili Ayşegül Baybars, “Rezaletin Son Perdesi” başlıklı güncel konuşma yaptı.
Baybars konuşması sırasında, koridorda ve dışarıda olan bakanları Genel Kurul Salonu’na çağırdı, “Bu topluma cevap vermeniz gerek” dedi.
Baybars, hükümeti halkına karşı kör ve sağır olmakla, halkına sırtını dönmekle suçladı, hükümetin kurulduğu günden bu güne yaşananları değerlendirdi.
Hükümetin bir erken seçim hükümeti olarak kurulduğunu belirten Baybars, hükümetin ilk kurulduğu dönemde pandemiyi ele almak yerine Meclis Başkanlığı seçimi konusunda kavgaların gündeme geldiğini söyledi.
Ardından Ali Pilli’nin Sağlık Bakanlığı görevinden alındığını, “krizlerle anılan” bir kişinin bu göreve atandığını savundu.
Nisan 2021’de YDP’nin kurultay tartışmalarının gündeme geldiğini söyleyen Baybars, daha sonra Bertan Zaroğlu’yla ilgili olayların ve Ad-Hoc komite konusunda yaşananların gündeme geldiğini ifade etti.
Sonraki süreçte asgari ücretin belirlenemediğini, Serdar Denktaş’la ilgili arazi konularının gündeme geldiğini söyleyen Baybars, beklenen seçimin yapılmadığını ve Koral Çağman’ın kendi kendine görev devrettiğini kaydetti.
Ardından UBP kurultayı konusunun tartışılmaya başlandığını anlatan Baybars, hükümeti “hukuka saygısızlıkla” suçladı.
Ulusal Birlik Partisi milletvekillerinin tek gündeminin kurultay olduğunu savunan Baybars, “insanlar 1 kilo kıymayı evine götüremezken, tek gündemin kurultay haline getirildiğini” bunun algı operasyonu olduğunu savundu.
Bakanlar Kurulunda alınan kararlara işaret eden Baybars, külliyenin mimarı olacağı için bir kişinin vatandaş yapılıp yapılmadığını sordu.
Baybars iç borçlanmayla ne yapıldığını da sordu. Nakdi varlıklarla ilgili affın kara paranın aklanması gibi bir hal aldığını savunan Baybars, bununla ilgili kanun hükmünde kararnameden kimin yararlandığının, kaç para elde edildiğinin hala açıklanmadığını söyledi.
Kültür Dairesi’nin yarışma kazananlara boş çek vermesini değerlendiren Baybars, bunun kabul edilebilir olmadığını anlattı.
ZAROĞLU
Kendisine cevap hakkı doğduğu için kürsüye çıkan bağımsız milletvekili Bertan Zaroğlu, Ayşegül Baybars’ın vatandaşlıkların iptali konusunda attığı adımın mahkeme kararıyla ortadan kalktığını söyledi, “Haktan hukuktan bahsederken kendilerinin yaptığını da hatırlamaları gerek” dedi.
Ad-Hoc komite konusunun iç yüzünü daha önce kürsüden açıkladığını söyleyen Zaroğlu, kendisinin “rezaletin” hiçbir noktasında yer almadığını kaydetti.
ÖZDENEFE
Ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi Girne Milletvekili Fazilet Özdenefe, “Guguk Kuşu Azınlık Hükümetinin Hukuk Dışı Çok Oluşları” başlıklı konuşma yaptı.
Konuşma başlığının bazı yüzleri gülümsettiğini ancak ortada gülünecek bir durum olmadığını söyleyen Özdenefe, guguk kuşunun bazı türlerinin yuva asalağı olduğunu kaydetti.
Kendi yumurtalarını başka yuvalara bırakan guguk kuşlarının kendi yavrularını başkalarının beslemesini sağladığını anlatan Özdenefe, parazit tür guguk kuşunun kim olduğunun konuşma başlığından görülebileceğini söyledi.
Ev sahibi kuşun ise Kıbrıs Türk halkı olduğunu söyleyen Özdenefe, hükümeti parazit gibi ülke kaynaklarını ve insanlarını sömürmekle suçladı.
Hükümetin erken seçim hedefiyle kurulduğunu ancak bugün hala seçim tarihinin belirlenmediğini kaydeden Özdenefe, liyakatsiz istihdamlarla toplumun adalete olan inancının zedelendiğini, Anayasanın eşitlik hükümetinin ayaklar altına alındığını savundu.
“Kısa süre önce yaşanan Adapass skandalıyla ilgili gereğini yaptınız mı? Yapmadınız! Her şeyiniz hukuk dışı” diyen Özdenefe, hükümetin göreve geldiği günden itibaren her fırsatta halk iradesini atlattığını, ülkeyi keyfi şekilde yönetmeye çalıştığını ileri sürdü.
“Yasama yetkisinin yok sayıldığını” söyleyen Özdenefe, hayat pahalılığı konusunda yaşanan gelişmelere değindi.
Ara seçimleri bertaraf etmenin tek yolu olan erken seçim tarihinin bile belirlenmediğini dile getiren Özdenefe, tüm bunlar yaşanırken, yasası gereği toplumun sesi olması gereken BRT’nin “iktidar borazanlığı” yaptığını, “sansürlere devam ettiğini” savundu.
Ocak 2021’de Bakanlar Kurulu’nun görev süresi Ekim 2021’de dolan Özer Kanlı’yı yeniden BRT Yönetim Kurulu Başkanlığına atadığını dile getiren Özdenefe, yasaya göre bir siyasal partiyle ilişkisi devam eden başkan veya üyelerin görevine son verilmesi gerektiğini, ancak Kanlı’nın hem BRT Yönetim Kurulu Başkanı hem de UBP’nin MYK üyesi olduğunu ifade etti.
Tüm bunlar sırasında hükümetin LAÜ yönetimine sabıkalı birini atadığını da savunan Özdenefe, ilgili bakanın, “Bir vefa borcu gereği yaptım, isterseniz mahkemeye gidersiniz, size mi soracağım?” dediğini ileri sürdü.
Pazartesi günü Meclis’in toplanamamasına değinen Özdenefe, milletvekilleri oturumun başlamasını beklerken Meclis çalışanlarının idari izinli olarak eve gönderildiğini kaydetti.
Önceki hükümet dönemlerinde hazır olan imar planlarının bu hükümet döneminde hala geçirilmediğini söyleyen Özdenefe ilgili bölgenin emirnamelere bırakıldığını kaydetti, bölge belediye başkanlarının eylemde olduğunu anımsattı.
Bu dönemde 77 tane yasa gücünde kararname geçirildiğini söyleyen Özdenefe, Meclis’te görüşülmesi gereken meselelerin yasa gücünde kararname ile çözülmeye çalışıldığını, bunların bazılarının mahkemeye gidilince iptal edildiğini söyledi.
Hukuka aykırı birçok istihdam yapıldığını savunan Özdenefe, bu nedenle grevler yaşandığını belirtti.
“Kıb-Tek konusunda o kadar çok hukuka aykırı davranıldı ki bununla ilgili ayrı bir Meclis oturumu yapılması lazım” diyen Özdenefe, atılan her adımda hukuka aykırı hareket edildiğini, kurumun zarara uğratıldığını savundu, “Siz daha hukuk devleti nedir bilmiyorsunuz” dedi.
Yapılanların kabul edilebilir olmadığını söyleyen Özdenefe, Ceza Yasasına göre, “kurumun ihmal nedeniyle zarara uğratılmasının” suç olduğunu anımsattı, polisi, savcılığı, mali polisi göreve çağırdı.
Münhal ilan edilmeden sınava tabi tutulmadan kadrolara insanlar atandığını ifade eden Özdenefe, verilen tahribatın düzeltilmesinin yıllar isteyeceğini kaydetti.
Hala geçici öğretmen atamalarının gündemde olduğunu dile getiren Özdenefe, sanayi bölgesinde bir yerin kiralanması konusunda gündemde yer alan haberleri sordu.
Hükümete “azınlıksınız ama çok olduğunuz artık gitme vaktiniz geldi” diyen Özdenefe, kuşların, bir sonraki sene guguk kuşunun yumurtasını yuvasında gördüğünde bu kez o yumurtayı yuvadan aşağı attığını söyledi.
ARIKLI
Başbakan Yardımcısı Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı, CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe’ye yanıt vermek üzere kürsüye çıktı.
Pazartesi günü Meclis’in açılamaması konusuna değinen Arıklı, “CTP’nin bu konudaki tavrı kendi içinde tutarlı olsa da bize göre hukuk dışıdır” dedi ve yapılanın iç tüzüğe aykırı olduğunu kaydetti.
Arıklı Cumhurbaşkanı yurt dışındayken Meclis Başkanının ona vekalet etmesi dolayısıyla Meclis’teki görevini ifa edip edemeyeceği konusundaki yasal durumun hukukçular tarafından ele alınması gerektiğini belirtti.
Kıb-Tek konusuna değinen Arıklı, “kurum benim yaptığım icraat dolayısıyla asla zarar etmemiş, aksine kar etmiştir” dedi.
Yakıt konusunda ciddi bir algı operasyonu oluşturulduğunu söyleyen Arıklı tahliller hakkında çıkan haberlere de değinerek, alınan numunelerin limit değerlerin dışında olduğu haberlerini TPIC’e ilettiklerini anlattı.
TPIC’ın “ben malımın arkasındayım, isteyen herkesin önünde numune alalım” dediğini ve günün sonunda Ombudsmandan, Belediyeler Birliğine ve Yeşil Barış Hareketine birçok kesimin numune aldığını kaydeden Arıklı, çıkan sonucun temiz olduğunu söyledi.
Arıklı “Umarım TPIC bizi mahkemeye vermez” diyerek, TPIC’in itibarlı bir kuruluş olduğunu kaydetti, “bu itibarlı kuruluşun itibarını birileri üç kuruş için yerle bir etti” dedi.
TPIC’in ihaleyi almamak için yüksek fiyat vermeye başladığını ifade eden Arıklı, MİK yöneticileri ve üyeleri hakkında şahsi olarak dava açacağını belirtti.
Ortada ciddi bir rant olduğunu söyleyen Arıklı, CTP Milletvekili Erkut Şahali’ye “bu opsiyon belgesi geçerli midir” diye sordu.
Özdenefe’nin bahsettiği Sanayi Bölgesindeki yerin Tarım Bakanlığı tarafından kendi kurumlarına devredildiğini kaydeden Arıklı, tapu kayıtlarının yapıldığını ve herhangi bir yasa dışılık olmadığını ve talip olanlara verildiğini söyledi.
İlgili yerin tasarrufunun da kendilerinde olduğunu kaydeden Arıklı, ilgili arazinin bir kısmının Sanayi Dairesine devredildiğini ve sanayi bölgesi ilan edildiğini anlattı.
TPIC’le ilgili tahlil raporlarına inanmadığını dile getiren Arıklı “TPIC bu konuda oldukça haklı, tam bir kumpas var, bu kumpas ortaya çıktıktan sonra konuşacağız” dedi.
Kurumun taşıma fiyatlarının düşmesi sayesinde kar ettiğini söyleyen Arıklı “Bana teşekkür etmeniz lazımken bana kurumu zarara uğrattın diyorsunuz” dedi.
Yaptıklarının denetlenmesinden hiç sıkıntı duymadığını söyleyen Arıklı, TPIC’in ilk ihalede sunduğu belgenin sahte olmadığını, sadece orijinal değil pdf olduğunu dile getirdi.
Şu anda ortada bir mücbir sebep olduğunu, 2016’daki uluslararası anlaşmanın süresinin Ekim ayında dolduğunu söyleyen Arıklı, artık doğrudan alım yapılamayacağını kaydetti.
Arıklı şu anda ihaleye çıkılamayacağını, doğrudan alım yapılamayacağını vurguladı.
CANDAN
Meclis Başkan Yardımcısı Armağan Candan da konuşmalara yanıt vererek, Pazartesi günü gerekçelerini sunarak dilekçe vererek en yaşlı üyeyi görevlendirdiğini belirtti.
Candan, Angolemli ve Töre’nin ilgili konudaki açıklamalarının ortada olduğunu söyledi.
Candan, hükümet, eğer nisap sorunları bulunmasa ve o gün Meclisin açılması çok istese en yaşlı üye başkanlığında bu denemenin yapılabileceğini kaydetti.
ÇAVUŞOĞLU
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Nazım Çavuşoğlu da Özdenefe’nin arazi kiralanması konusundaki sorusuna yanıt vermek üzere kürsüye çıktı.
Bahse konu arazinin iki bölüm olduğunu, derenin kenarındaki telsiz alanın verilebileceğini, ancak telli alanın verilemeyeceğini Ekonomi ve Enerji Bakanlığına uyarıda bulunduklarını anlatan Çavuşoğlu, dün bölgede bazı işaretlemeler yapılınca Bakan Arıklı’ya “derhal bu işi düzelt” dediğini ifade etti.
Bugün Meclis’e giderken ilgili firmanın orada kazık çakmaya çalıştığı bilgisinin kendisine ulaştığını söyleyen Çavuşoğlu, böyle bir adım atılmasına izin vermeyeceklerini, Meclis’ten çıkınca, çakılan kazıkların sökülüp atılması konusunda talimat vereceği bilgisini verdi. Çavuşoğlu, bu konuda tavizleri olmadığını anlattı.
ÖZDENEFE
CTP Milletvekili Fazilet Özdenefe de Meclis’te tarihi bir oturum yaşandığını kaydetti. Çavuşoğlu’nun kürsüye çıkarak Başbakan Yardımcısı’na madem benim uyarılarımı dikkate almıyorsunuz ben de kazıkları sökeceğim dediğini, ülkenin bakanlarının Meclis kürsüsünden birbirlerine had bildirdiğini, bunun kabul edilebilir bir durum olmadığını söyledi.
Durum buyken hükümetin devam etmesinin kabul edilebilir olmadığını söyleyen Özdenefe, salonda iktidarı temsil eden bir bakan bir vekil bulunmadığını kaydetti; “Ülkenin geldiği noktayı şiddetle kınıyorum. Salona derhal hükümeti temsilen bir bakan gelmezse biz de gereğini yapacağız” dedi.
Bunun üzerine Candan Meclis çalışanlarına hükümet mensuplarına uyarıda bulunması talebinde bulundu.
İNCİRLİ
Ardından Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefkoşa Milletvekili Sıla Usar İncirli, “Covid-19 ile Mücadelede Hükümetin Yetersiz Aşılama Politikası” başlıklı güncel konuşma yaptı.
Başbakan Yardımcısı, Ekonomi ve Enerji Bakanı Erhan Arıklı’nın öfkesini kontrol edemediğini söyleyen İncirli, Arıklı’nın “ruh hastası” nitelemesine işaret ederek, öfke kontrol sorununun tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Azınlık hükümetini halkın emanetlerine hıyanet etmekle suçlayan İncirli, ülkede bu emanetin değerini bileceklerin de olduğunu söyledi, “kimse karamsarlığa kapılmasın” dedi.
“Ülkede sağlık krizi devam ederken Sağlık Bakanı’nın nerede olduğunu bilen yok” diyen İncirli, ülkede aşılamanın istenen noktada olmadığını belirtti.
Ülkede ilk aşılamanın üzerinden 10 ay geçtiğini, bu sürede yapılan aşıların bazılarının etki sürelerinin geçtiğini ifade eden İncirli, kaç kişinin in-aktive aşı olduğunu ve aşı etkinliklerinin bittiğini sordu.
Üçüncü doz aşılanmanın neden yavaş ilerlediğinin açıklanması gerektiğini kaydeden İncirli, hükümetin aşılama konusunda gerekli adımları atmadığını söyledi.
12-18 yaş çocuklarda aşılama oranını, çift doz aşıyla etki süresi geçenlerin oranını, üçüncü doz aşılama oranını, aşılamanın neden yavaş gittiğini soran İncirli, 50 bin doz Astra Zeneca aşısının iade edilmesinin kabul edilebilir olmadığını kaydetti.
Sadece sağlık için değil ekonomi için de eğitim için de aşılamanın önemli olduğunu dile getiren İncirli, covid sonrası döneminde de sağlık sorunları yaşandığını anlattı, bununla ilgili bir hazırlık olup olmadığını sordu.
Sağlığa öncelik verileceğinin söylendiğini ancak durumun bu olmadığını söyleyen İncirli, “verilen sözler nerede” diye sordu, devlet hastanelerinden hizmet alınamadığını kaydetti.
Acil servislerdeki hekim eksikliğinin can yakıcı durumda olduğunu söyleyen İncirli “Hükümet hem topluma hem hastalara hem de sağlık çalışanlarına eziyet çektiriyor” dedi.
ATAOĞLU
Turizm ve Çevre Bakanı Fikri Ataoğlu cevap vermek üzere kürsüye çıktı. Aşılanmanın, sadece sağlık Bakanlığı değil herkesi ilgilendiren çok önemli bir konu olduğunu söyleyen Ataoğlu konunun eğitim ve turizm açısından da önemli olduğunu anlattı.
Aşılanmayla ilgili aldığı bilgileri de paylaşan Ataoğlu, 1 doz aşı olanların oranının yüzde 70,54, 2 doz aşı olanların oranının yüzde 64,13 olduğunu, 43 bin kişiye 3’üncü doz aşı yapıldığını kaydetti. Ataoğlu stokta 110 bin doz Sinovac, 9 bin doz Biontech aşısı olduğunu ifade ederek, Ekim sonu tarihi bitecek 50 bin Astra Zeneca aşısı olduğu bilgisini verdi.
Ataoğlu, halka aşı olma çağrısında da bulundu.
Ercan’dan ülkeye girişlerde yaşanan sıkıntıların sorulduğu Ataoğlu, turizm alanında yaptıkları çalışmalardan bahsetti.
Havalimanı girişlerindeki sıkışıklığı birebir kendisinin de yaşadığını söyleyen Ataoğlu, gereken düzenlemelerin yapıldığını anlattı.
Ataoğlu, Bakanlar Kurulunda, ülkeye gelecek kişilerin uçaklarda bekletilmemesi için gereken adımların atılması çağrısında bulunduklarını da söyledi.
Mehmetçik Belediye Başkanı Cemil Sarıçizmeli’nin bakanlık bahçesindeki eylemiyle ilgili soru üzerine Ataoğlu, konuyla ilgili mutabakata varıldığını anlattı.
ŞAHİNER
Cumhuriyetçi Türk Partisi Lefke Milletvekili Salahi Şahiner, “Ülke Şantiye Alanına mı Çevrildi Enkaza mı?” başlıklı güncel konuşma yaptı.
Yürütmenin her bacağının topalladığını, geriye dönüşü zor bir sürece girildiğini söyleyen Şahiner, Anayasa ihlallerini takip etmekte zorlandıklarını söyledi.
Eğitim alanında fırsat eşitliğinin “bombalandığını” kaydeden Şahiner, hükümeti “eğitimdeki aksaklığını görmezden gelmekle” suçladı.
Sağlık alanındaki sürecin “beceriksizce” yönetildiğini söyleyen Şahiner, bu durumun önümüzdeki kışı her anlamda risk altına soktuğunu belirtti.
Yapılan zamlara işaret eden Şahiner, 15 gün içerisinde asgari ücretteki artışın silinip süpürüldüğünü kaydetti.
Ülkede “enkaza dönmüş” yollar olduğunu dile getiren Şahiner, tarım alanında da gereken adımların atılmadığını söyledi.
Ülkede bugün marulun ithal edildiğini ve satış fiyatının 15 TL olduğunu belirten Şahiner tarım konusunda gerekli adımlar atılmazsa kışın durumun çok daha kötüleşeceğini belirtti.
Yedidalga balıkçı barınağına da değinen Şahiner, burada daha önce bazı iyileştirmeler yapıldığını ancak bölgede askerle sorun yaşandığını söyleyerek, “bu insanların sorunları bir an önce çözülmeli” dedi.
Erhan Arıklı’nın kendisi hakkında zem ve kadih davası açtığını belirten Şahiner, davaya konu sözlerini tekrar ederek daha sonra bunları mahkemede kanıtlayacağını anlattı.
ÖZYİĞİT
Toplumcu Demokrasi Partisi Lefkoşa Milletvekili Cemal Özyiğit, “Öğretmenlik Tayin-Terfi Sınavları ve Eğitim” ile ilgili güncel konuşma yaptı.
“Ortada bir hükümet yok” diyen Özyiğit, “bu bir yüz karasıdır” ifadelerini kullandı.
Özyiğit BRT’nin Kıbrıs Türk toplumunun malı olduğunu kaydederek Meclis yayınlarında buna uygun davranılmasını talep etti.
Önceki dönemde projesi başlatılsa da son dönemde açılan okullarla ilgili hükümeti tebrik ettiğini söyleyen Özyiğit, okulların 3-2 sistemine geçtiğinin öğretmenlere ve ailelere okul açıldıktan sonra bildirildiğini kaydetti, “3 ay ne yaptınız” diye sordu.
“Yüz yüze eğitim olmazsa olmaz” diyen Özyiğit, yüz yüze eğitime devam edilmesi için gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirtti.
Yüz yüze eğitimin devam edebilmesi için sendikaların yaptığı çalışmayı Bakanlığın “elinin tersiyle ittiğini” söyleyen Özyiğit, sürecin öğretmenlerin bireysel inisiyatifiyle yürütüldüğünü belirtti.
Hala daha okullarda öğretmen ve idareci eksikliklerinin tamamlanmadığını söyleyen Özyiğit, bunların Ağustos ayında çözülmüş olması gerektiğini anlattı.
Atamalardan ve emekliliklerden sonra boşalacak yerlere KHK ile öğretmen tayin edilmesi gerektiğini anlatan Özyiğit, bu boşlukların geçici öğretmenlerle doldurulmasının planlandığını duyduğunu anlattı.
Özyiğit geçici öğretmen almak yerine sınava girip gerekli puanı alıp sırada bekleyen öğretmenlerin bir an önce istihdam edilmesi gerektiğini belirterek, bu işe siyaset karıştırılmaması gerektiğini anlattı.
Özyiğit, son yapılan sınavlarda sorularla ilgili hata yapıldığını da kaydetti.
Kültür Dairesinin her yıl düzenlediği Devlet Fotoğraf Yarışmasından para ödülü alacak olanlara para ödül çeki verilememesine işaret eden Özyiğit, “böyle bir şey varsa neden tören düzenliyorsunuz” diye sordu.
Özyiğit, kendisinin hükümet adına utandığını belirtti.
































