Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Askıya almak

 

Askıya almak ne demek?

Bir sözlükte şöyle geçer:
“1.Geciktirmek, belirsiz olarak ertelemek, bir işi zamanında yapmayıp savsaklamak.
2. Altı boşalmış yapıyı dikmelerle tutturarak yıkılmaktan kurtarmak.”

Aynı kaynak askıya almak sözcüğünü bir cümlede de örnek gösterir:
“Söyle ona, o adamların tayin işlerini askıya alsın.”

Bugüne kadar askıda hiç kalındı mı?

Osmanlı adayı İngilizlere kiraladığında, buradaki Kıbrıslı Türkler şaşırmışlardı.
Ada Osmanlı’nındı ama yönetecek olan İngilizlerdi artık.

Adeta askıda kalmışlardı…

Sonra birinci cihan savaşı çıktı.
İngilizler yedi milletten topladıkları askerleri Çanakkale önüne yığmışlardı.
Azımsanmayacak sayıda Kıbrıslı Türk de vardı.
Baktılar ki, karşıdakiler Türkçe konuşmakta.

Kaldılar mı askıda!

Lozan anlaşmalarında Kıbrıs İngiliz’e verilmişti.
Kıbrıslı Türklere de “isteyen gelsin” denmişti.
Haliyle düşündüler.
Gitmek mi zor, kalmak mı zor? diye.

Askıda kalmışlardı…

Kalktı Rumlar isyan başlattı.
Enosis istiyorlardı.
Bizimkilerin istediği bir şey yoktu.
Politika belirleyen örgütler de henüz yeşermemişti.

Yine askıda kalmışlardı…

Sonra cumhuriyet kurulmuş,
İşler yolunda giderken olaylar patlak vermişti.
Derken,
Meclisin dışında kalmışlardı.

O yıllar da askıda geçmişti…

75’te federe devlet ilan edilmişti ki,
Dünya esasen kimin federasyon istediğini görsün diye.
Takan olmayınca,
Askıda kalmışlardı…

Nitekim Evren Paşa darbe yapmış,
Bizde de bağımsızlık ilan edilmişti.
Yok Pakistan tanıyacak, yok falan derken,
Tanınma işi o gün bugündür askıda…

Onca görüşme masası kuruldu.
Hiçbirinde de sonuç alınamamıştı.
Her şey askıda kalmıştı bu yüzden…

Annan Planında da bir taraf evet, bir taraf hayır demişti.
Rumlar AB’ye girdiklerinde, AB müktesebatı Kuzey Kıbrıs için askıya alınmıştı…

Son görüşmelerde de Barbaros Akdeniz’e açılınca,
Anastasiadis masadan ayrılmış,
Görüşmecimizin yüreği çözümle atmasına rağmen,
Görüşmeler de askıda kalmıştı…

Şimdi diyor ki,
KTFF ile ilişkilerimizi askıya alacağız.

Al.
Bu millet hep askıda.
Bir de sen al.
Hatta,
“Söyle ona, o adamların tayin işlerini askıya alsın.”