Köşe Yazarları

AŞKA BURUN KIVIRMA…






 

Dertlerin, tasaların, telaşların ve sorunların girdabına sürüklendiğimiz bir yılı daha geride bıraktık.
Mutluluk endeksinde gerilerdeyiz.
Aşk endeksindeki skala ölçmüyor henüz bizi.
Aşkın beşiği sayılan bir coğrafyada, cennetle yarışan bir doğanın çocuklarıyız ama mutluluk ve aşk uzak duruyor bize.
Koca bir yıl geçti, hep kahır hep kahır.
Umudu ve aşkı yüklenme gündeme bile girmedi.
Marazi insanlar sokağının vazgeçilmez müdavimleriyiz.
Müdavimliğe bağımlı olduk.



       ***

Herkese hayırlı yıllar.
Yenisi eskisinden daha kötü olacak diyorlar.
Ne olursa olsun aşka burun kıvırmayın.
Bin 100 küsur yıl önce yazıldı tapınağın duvarına;
“Çöl ortasında yemyeşil bir bahçe…”
O “bahçeden” umudu kesmeyin.
Karartmayın sol memenin altındaki cevahiri… (Nazım Hikmet)
      ***

(*)Gürültünün patırtının ortasında bilgelikle dolaş, sessizliğin içinde huzur bulunduğunu unutma.
Başka türlü davranmak açıkça gerekmedikçe herkesle dost olmaya çalış. Sana bir kötülük yapıldığında verebileceğin en iyi karşılık unutmak olsun. Bağışla ve unut. Ama kimseye teslim olma.
İçten ol, telaşsız, kısa ve açık seçik konuş. Başkalarına da kulak ver. Aptal ve cahil oldukları zaman bile dinle onları, çünkü herkesin bir öyküsü vardır.
Yalnız planların değil, başarıların da tadını çıkarmaya çalış. İşinle ne kadar küçük olursa olsun ilgilen, hayattaki dayanağın o dur. Seveceğin bir işi seçersen yaşamında bir an bile çalışmış olmazsın. İşini öyle sev ki, başarıların yüreğini ve bedenini güçlendirirken, verdiklerinle yepyeni hayatlar başlatmış olacaksın.
Olduğun gibi görün ve göründüğün gibi ol. Sevmediğin zaman sever gibi yapma.
Çevrene önerilerde bulun ama hükmetme.
İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz.
Ve unutma ki, insanlığın yüzyıllardır öğrendikleri, sonsuz uzunluktaki bir kumsalda tek bir kum taneciğinden fazla değildir.
Aşka burun kıvırma sakın, o çöl ortasında yemyeşil bir bahçedir. O bahçeye layık bir bahçıvan olmak için her bitkinin sürekli bakıma ihtiyacı olduğunu unutma.
Kaybetmeyi ahlaksız bir kazanca tercih et. İlkinin acısı bir an, ötekinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer. Bazı idealler o kadar değerlidir ki, o yolda mağlup olman bile zafer sayılır. Bu dünyada bırakacağın en büyük miras dürüstlüktür.
Yılların geçmesine öfkelenme, gençliğe yakışan şeyleri gülümseyerek teslim et geçmişe. Yapamayacağın şeylerin yapabileceklerini engellemesine izin verme.
Rüzgarın yönünü değiştiremediğin zaman yelkenlerini rüzgara göre ayarla. Çünkü dünya karşılaştığın fırtınalarla değil, gemiyi limana getirip getirmediğinle ilgilenir.
Ara sıra isyana yönelecek olursan hatırla ki evreni yargılamak imkansızdır. Onun için kavgalarını sürdürürken bile kendi kendinle barış içinde ol.
Unutma ki doğduğun zaman sen ağlarken herkes sevinçle gülüyordu.
Öyle bir ömür geçir ki, herkes ağlasın öldüğünde, sen mutlulukla gülümse.
Sabırlı, şefkatli, bağışlayıcı ol. Eninde sonunda bütün servetin sensin.
Görmeye çalış ki, bütün pisliğine, kalleşliğine rağmen dünya, yine de insanoğlunun biricik ve en güzel evidir.







Başa dön tuşu