Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

AŞK VE PARA

 

Herkese “aşk ve para” diledim  yeni yılda.
Şaşıran da oldu sevinen de.
Sağlık, huzur ve başarı isteyen çıktı, sadece aşkın yeterli olacağını söyleyen de..
Üniversitedeyken annesi ölen bir hocamıza başsağlığına gitmiştik.
Bize göre hocamız yaşlıydı ve yaşayan annesi olduğuna şaşırmıştık.
“Hayat, perdeleri sürekli açık bir tiyatrodur. Oyuncular değişir oyun hep sürer gider.” demişti ve rahmetlinin son sözlerini nakletmişti:
“Dün sabaha karşı kendimle konuştum.  Ben hep kendime  çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı  onu vurmaya gittim, kendimle vuruştum.”
Etkilenmiştik bu felsefik sözlerden.
Ama Özdemir Asaf’a ait olduğunu öğrenmek için aradan 15 yıl geçmesi gerekiyordu.

      ***

Yaşam, kendi kendimizle dövüşmeden ibaret.
İyi rol yapanlar başarılı sayılıyor ve uzun süre alkışlanıyor.
Kötü rol yapanlar erken terk ediyor sahneyi.
Aslında sonuç hiç değişmiyor.
Tıpkı Nazım Hikmet’in dizelerinde belirttiği gibi:
“ Ölüm, ne adildir… Aynı haşmetle vurur, şahı da fakiri de…”

     ***

– Yeni yılda  senin için bir dilek tuttum.
– Paris’te Şanzelize’de, bohem bir cafede yudumlayasın filtre edilmiş kahveni.
Ve masa yoldaşın aşk olsun.
–  Yüzün mutlulukla ışıldadı ama dilekten öteye geçmez ki bu.
– Çünkü, ne Paris, ne Şanzelize, Karpaz’dan öteye gidecek takatimiz  yok.
– Bu yüzden  yeni yıl senin için aşk ve parayla yüklü olsun.
– “Ölüm, ne adildir… Aynı haşmetle vurur şahı da fakiri de…
Ama bir yük gemisi ambarında ölü bulunduğu görülmedi şahın…

      ***

Yeni yıldaki Aborjin duam;
“Tanrım, bana değiştiremeyeceğim şeyleri kabul etme gücü,
Değiştirebileceğim şeyleri değiştirme cesareti,
Ve bu ikisi arasındaki farkı anlayabilme sağduyusu ver…”

      ***

Herkese aşk ve para diliyorum.
Aşk ve para…

      ***

YAŞ 5:
Anne ve babamın birbirlerine bağırmalarının beni ne kadar korkuttuğunu öğrendim.
YAŞ 7:
Meşrubat içerken gülersem içtiğimin burnumdan geleceğini öğrendim.
YAŞ 12:
Bir şeyin değerini anlamanın en iyi yolunun bir  süre ondan yoksun kalmak olduğunu öğrendim.
YAŞ 13:
Annemle babamın el ele tutuşmalarının ve  öpüşmelerinin beni daima mutlu ettiğini öğrendim.
YAŞ 15:
Bazen hayvanların kalbimi insanlardan daha  fazla işittiğini öğrendim.
YAŞ 18:
İlk gençlik yıllarımın keder, şaşkınlık, ıstırap ve aşktan ibaret olduğunu öğrendim.
YAŞ 24:
Aşkın kalbimi kırabileceğini ama buna değer olduğunu öğrendim.
YAŞ 33:
Bir arkadaşı kaybetmenin en kestirme yolunun ona ödünç para vermek olduğunu öğrendim.
YAŞ 36:
Önemli olanın başkalarının benim için ne düşündükleri değil, benim kendi hakkımda ne düşündüğüm  olduğunu öğrendim.
YAŞ 38:
Aşkımın beni hala sevdiğini,  tabakta  iki elma kaldığında  küçüğünü almasından anlayabileceğimi öğrendim.
YAŞ 41:
Bir insanın kendine olan güveninin, başarısını büyük oranda belirlediğini öğrendim.
YAŞ 44:
Annemin beni görmekten her seferinde sonsuz mutluluk duyduğunu  öğrendim.
YAŞ 46:
Yalnızca minik bir kart göndererek bile birinin gönlünü aydınlatabileceğimi öğrendim.
YAŞ 49:
Herhangi bir işi yaptığımdan daha iyi yapmaya çalıştığımda, o işin yaratıcılığa dönüştüğünü  öğrendim. 
YAŞ 50:
Sevgi, eğer üretilmemişse, başka yerde öğrenmenin çok güç olabileceğini öğrendim.
YAŞ 53:
İnsanların bana,  izin verdiğim biçimde davrandıklarını öğrendim. 
YAŞ 55:
Küçük kararları aklımla, büyük kararları ise kalbimle almam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 64:
Mutluluğun parfüm gibi olduğunu,  Kendime bulaştırmadan başkalarına veremeyeceğimi öğrendim.
YAŞ 70:
İyi kalpli ve sevecen olmanın, mükemmel olmaktan daha iyi olduğunu öğrendim.
YAŞ 82:
Sancılar içinde kıvransam bile başkalarına  baş ağrısı olmamam gerektiğini öğrendim.
YAŞ 95: Öğrenmem gereken daha pek çok şeyler olduğunu öğrendim.

Dün sabaha karşı kendimle konuştum.
Ben hep kendime çıkan bir yokuştum. Yokuşun başında bir düşman vardı
onu vurmaya gittim kendimle vuruştum.

Özdemir Asaf