Aşk acısını dindiren su var mı?
Böyle bir suyu içince aşk acısı diner mi?
…
Baf’ın Akama bölgesinde bir köy.
Bu yörede bir zamanlar altın kalıntıları varmış, bu yüzden adı Crusocco (Crhysochou, Altıncık) imiş.
Fontana Amorosa denen “Aşıklar Çeşmesi” de burada bulunuyor.
Bir zamanlar adaya gelen bir yazar çeşme ile ilgili şunları yazar:
“Şairler, oradan su içenlerin aşk sızını duyacaklarını,
Fakat bir çeşme daha bulunduğunu,
Ve bunun da acı çekmeyi dindirdiğini söylerler.”
…
Aşk sızısı çekenlere şifa veren suyun olup olmadığı bir yana,
Gerçekten bu adanın su ile başı hep dertte olmuştur…
…
Büyük Konstantin döneminde Kıbrıs’ta tam 36 yıl kuraklık olmuş.
Onca yıl hiç yağmur yağmamış.
Öyle ki, ada sakinleri (Rumlar) adayı terk etmişler.
Vakta ki Aziz Helena adaya gelmiş,
Kıbrıs’ı o kadar çok beğenmiş ki,
Efendisine yağmur yağması için dua etmiş…
…
Demek yağmur için duaya çıkmak sadece Müslümanlara mahsus değil.
Ve de kim bilir bu adet de Hıristiyanlardan alınmıştır…
…
Neticede Efendiye yapılan dua tutmuş,
Ve ada toprağı yağmur yüzü görmüş.
Mısır, Giney Filistin, Suriye ve Kilikya gibi yerlere göç eden Kıbrıslılar da,
Bu bereketli olaydan sonra yurtlarına geri dönmüşler…
…
Aşk çeşmesi şairlerin hayal gücünden kaynaklanabilir,
Ama yağmursuzluk yüzünden anlatılan bu acı hikayede gerçek payı çok olsa gerek…
…
Rumlar Kıbrıs’ın sakinleriydiler ama sonradan gelen medeniyetler,
Kıbrıs’ta çeşitli halk tabakalarının oluşmasına neden olacaktı.
Bunlar şöyleydi:
Parici’ler: Esirlerdi ve her birinin bir sahibi vardı.
Levteri’ler: Para karşılığında özgür olan pariciler.
Perpiriarii’ler: Düklere ve prenslere her yıl belirli bir miktar para ödeyen sınıf.
Arnavut’lar: Arnavut halkından olan bir kesim. Deniz kıyılarını korumakla görevliydiler.
Beyaz Venedikli’ler: Bunlar hür köylülerdi ama vergi veriyorlardı. Venedik Cumhuriyetinde daha çok ihya edilmişlerdi.
…
Görüldüğü gibi durum böyleydi.
Efendi ondan sonra olacakları nerden bilsindi?
Yağmur yağsa da yağmasa da insanlar bir şekilde eziliyorlar, ezilmeye de devam edeceklerdi…
…
Efendi, Aziz Helena’nın sesini duymuş çare üretmişti.
Şimdi niye duymuyor da adanın tekmili pariciler’den beter oldu?
































