“Ar-Ge’ye yatırım ile ekonomiye katkı zamanı” olsun

18 Mart 2018 Pazar | 14:26
refika-budakoğlu

Uzman Araştırmacı Dr.Refika Budakoglu  HK ajansa konuştu: Güneşten yararlanamıyoruz

Budakoğlu: Kıbrıs’ta 3 ay kadar kış olduğunu düşünürsek özellikle güneş enerjisinden yeterince etkin faydalanamıyoruz

Budakoğlu: Güneş enerjisi, hayatın her alanına yayılarak beraberinde ileri teknoloji ve katma değerli ürünleri getirecektir

HK Ajansı

Bu hafta kimya dalında çalışan ve şişem camda başarılara imza atan bir kadın girişimciyi taştıracağız sizeHayallerini gerçekleştirmek için Türkiye’ye giden Refika Budakoğlu, kimya dalındaki hayallerini Şişecam’da gerçekleştirmeye başlıyor. Şişecam Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde kıdemli uzman araştırmacı olarak çalışan Budakoğlu, Atmosferik kaplamalar alanında cam yüzeylere çeşitli fonksiyonlar kazandırma çalışmaları yapıyor. Budakoğlu ayrıca, cam yüzeylerinde, antibakteriyel, kolay temizlenen, düşük yansıtıcı, yüksek yansıtıcı, UV koruyucu, vb.,fonksiyonel kaplama uygulama konularında Ar-Ge çalışmaları yürütüyor. Gebze Teknik Üniversitesi’nde Atmosferik kaplamalar kapsamında dersler de veren Refika Budakoğlu, ülkemizde güneş erjisinden yeterince yararlanılamadığına dikkat çekiyor. Budakoğlu, güneş erjisinden yeterince yararlanılması halinde ileri teknoloji  ve katma değer ürünlerinin de beraberinde geleceğine işaret ediyor. İşte detaylar…

“Hacı Kahve” hatırasıyla büyümek

SORU: Kamuoyunun sizi daha yakından tanıması için bize kendinizi anlatır mısınız?

BUDAKOĞLU: 1974’te Lefkoşa’da doğdum. İlk çocukluk yıllarım Güzelyurt’ta geçtikten sonra, babamın işi nedeniyle Girne’ye taşındık. Babam, Yıldız Oktekin emekliliği hak edene kadar babadan (Hacı Yahya) gelen aile mesleği kuru kahve (Hacı Kahve) üreticiliği yaptığından kahvenin hayatımızda apayrı bir yeri vardır. Girne 23 Nisan İlkokulu’ndan sonra Bayraktar Türk Maarif Koleji’ni kazandım. Kolej yıllarımda kimya dersini çok sevdiğimi fark ettim ve üniversitede kimya bölümünü okumayı hedefledim. Doğu Akdeniz Üniversitesi Kimya İşletmeciliği Bölümü’nü birincilikle kazanarak üniversiteyi yarı burslu okudum. Lisans programını şeref belgesi ile bölüm ikincisi olarak 1996 yılında tamamladım. Kitap okumayı ve ailemle zaman geçirmeyi çok seviyorum.

Kimya aşkı İstanbul’a götürdü

SORU:Kaç yıldır İstanbul da yaşıyorsunuz ve size İstanbul’da yaşamaya iten neden nedir?

BUDAKOĞLU: Kimya dersine karşı sevgim artarak devam etti ve bir sonraki hedefim akademisyen olmaktı. ODTÜ Kimya Yüksek Lisans Bölümünün sınavını kazandım. Ankara’da ODTÜ kız yurduna yerleştim ve ilk kez ailemden uzak öğrencilik hayatım başladı. Mezun olmaya yakın iş kaygılarım başladı ve akademisyenliği o kadar çok istemediğimi fark ettim. Diğer taraftan, Ar-Ge yapmaya çok hevesliydim ve Kıbrıs’ta ciddi anlamda Kimya özelinde özel sektörde iş imkânı yoktu. Şişecam’dan ODTÜ mezunu bir müdürün, Analitik Kimya dalında araştırmacı aradığını yüksek lisans tez hocam Prof. Dr. İnci Gökmen’den öğrendiğim zaman hiç düşünmeden Ankara’dan İstanbul’a Şişecam’a iş görüşmesine gittim. Olumlu geçen iş görüşmesinin ardından işe girmeye hak kazandığımı öğrendim. 1998 yılında, yüksek lisanstan mezun olur olmaz iş hayatına Şişecam Cam Araştırma Merkezi’nde başladım. Cam Araştırma Merkezi’nde iki sene kadar Analitik Kimya Grubu’nda çalıştıktan sonra yeni açılmış olan Sol-Jel Kaplama Grubu’na geçtim ve İTÜ Maden Mühendisliği’nde halen öğretim üyesi olan Prof. Dr. Murat Budakoğlu ile evlendim. Çalışma hayatım devam ederken Yıldız Teknik Üniversitesi, Anorganik Kimya Anabilim Dalında doktora öğrenimi yaptım. Doktoramı tamamladıktan sonra kızlarımız Bahar 2007 yılında ve Pınar 2011 yılında doğdu. Yaklaşık 20 senedir İstanbul’da yaşıyoruz. İş hayatımızdan dolayı İstanbul’dayız, tüm izinlerimizi biriktirip yaz tatillerini çoğunlukla Kıbrıs’ta geçiriyoruz.

Şişecam Bilim ve Teknoloji Merkezi

SORU: İstanbul’da yaptığınız iş konusunda bize bilgi verebilir misiniz?

BUDAKOĞLU: İşyerim, 2014’e kadar İstanbul’daydı. 2014’ten sonra Gebze’ye taşındık. Halen, Şişecam Bilim ve Teknoloji Merkezi’nde kıdemli uzman araştırmacı olarak çalışmaktayım. Atmosferik kaplamalar alanında cam yüzeylere çeşitli fonksiyonlar kazandırma çalışmaları yapıyoruz. Cam yüzeylerinde, antibakteriyel, kolay temizlenen, düşük yansıtıcı, yüksek yansıtıcı, UV koruyucu, vb.,fonksiyonel kaplama uygulama konularında Ar-Ge çalışmaları yürütüyorum. Atmosferik kaplamalar, atmosferik şartlarda sıvı veya buhar halinde cam, plastik, metal, kağıt, vb malzemelerine uygulanan ve amacına göre ısıl/UV işlemleri ile sertleştirilen kaplamalardır. Atmosferik kaplamaların bir türü olan Sol-Jel kaplama konusunda öncü bilim adamlarından Dr. Bülent Yoldaş ile uzun süreli çalışma imkânım oldu. Dr. Yoldaş ile 2009 yılında Vancouver’de düzenlenen 8. Pacific RIM konferansında davetli konuşmacı olarak kaplama ile camda mukavemet artırma çalışmalarımızı sunduk. Sol-jel kaplama alanında birçok TUBITAK ve San-Tez projesi yürüttüm. İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinden 3 öğrencinin yüksek lisans eş danışmanlığını yürüttüm. 2016 yılında Türkiye’de ilk kez Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) ve Şişecam işbirliğiyle Cam Bilimi ve Teknolojisi Yüksek Lisans Programı açıldı. GTÜ’de Atmosferik kaplamalar kapsamında dersler vermekteyim.

KKTC’de kimya alanında ilaç dışında ciddi çalışma yok

SORU: Yaptığınız işle ilgili Kıbrıs’taki durumu değerlendirebilir misiniz?

BUDAKOĞLU: Kıbrıs’ta özel sektörde kimya alanında ilaç dışında ciddi anlamda bir imkanın hala daha bulunmadığını görüyorum. Turizm alanında ciddi yol kat edildi. Akademik yaşam ise, daha çok sosyal bölümler ile sınırlı. Bildiğim kadarıyla, ürüne yönelik kimya ve malzeme teknolojileri alanlarında Ar-Ge faaliyetleri yok denecek kadar az. Büyük üniversitelerde kısmen bu konular çalışılıyor. Son zamanlarda, ODTÜ Kuzey Kıbrıs’ın Teknoloji Vadisi kapsamındaki çalışmaları öne çıkmaya başladı. Bu tür çalışmaları çok önemli buluyorum.

Derneğin ilk üyelerindenim

SORU: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslı Türklerin kurduğu dernekte ne gibi faaliyetler yapıyorsunuz ve beklentiniz nedir KKTC hükümetinden?

BUDAKOĞLU: İlk taşındığım zaman KIBES yeni kurulmuştu ve ilk üyelerinden biriydim. Ankara’da öğrenim görürken tanıştığım, Prof. Dr. Kudret Özersay ve Prof.Dr. Ahmet Sözen’in KIBES dernek lokalinde seminer vermelerine vesile olmuştum. Sonrasında, iş hayatımın artan yoğunluğu ve kızlarımın hayatımıza girmesi ile dernek çalışmalarından oldukça uzaklaştım.

Turizm, inşaat ve üniversiteler ön planda

SORU: İstanbul’da yaşayan Kıbrıslılar olarak KKTC’ye baktığınız zaman nasıl bir tablo görüyorsunuz?

BUDAKOĞLU: KKTC’ye baktığım zaman turizm, inşaat ve üniversitelere yapılan yatırımların öne çıktığını görüyorum.

Güneş enerjisinden yararlanmak

SORU: KKTC’ye yatırım yapmak konusunda görüşünüz nedir yurt dışındaki iş insanları olarak?

BUDAKOĞLU: Enerji alanı tüm dünyada yükselişte.  Kıbrıs’ta 3 ay kadar kış olduğunu düşünürsek özellikle güneş enerjisinden yeterince etkin faydalanamadığımızı görüyorum. Güneş enerjisi, hayatın her alanına yayılarak beraberinde ileri teknoloji ve katma değerli ürünleri getirecektir.

SORU: KKTC hükümetinden beklentileriniz nelerdir adaya yatırım yapılması için?

BUDAKOĞLU: Üniversite’lere Teknokent veya Kuluçka merkezleri açmaları konusunda destek verilebilir veya yönlendirilebilir. Ülkemiz için enerji, su, gıda, sağlık vb. öncelikli alanlar belirlenerek, bu kapsamda yapılacak çalışmalar ve gelişmeler proje sistematiği kapsamında değerlendirilirse, gelişmelerin izlenmesi ve takibi daha kolay olacaktır.

Bilim ve sanayi önemli

SORU:Ülke ekonomisini nasıl değerlendirsiniz?

BUDAKOĞLU: Bilim ve Sanayiye özellikle öncelikli alanlara odaklı olarak yapılacak yatırımların geri dönüşlerinin ülke ekonomisine ciddi anlamda katkı yapacağına inanıyorum.

Emeklilikte döneceğiz

SORU: İlerleyen dönemlerde adaya kesin dönüş yapmayı düşünüyor musunuz?

BUDAKOĞLU: Emekli olduktan sonra adaya kesin dönüş yapmayı planlıyoruz. Şimdilik tüm izinlerimizi yaza ayırıp Kıbrıs’ta geçiriyoruz.

 

Uzaklar yakın oldu

SORU:  Son olarak eklemek istedikleriniz nelerdir ?

BUDAKOĞLU: Kıbrıs hep aklımda. Orda, ciddi anlamda aile ve arkadaş bağlarım var. Sanal sosyal medya sayesinde uzaklar yakın oldu ama yine de özlem bitmiyor.