Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ANNAN PLANINA KIBRISI RUMLARA SATACAĞI İÇİN TÜRKİYE KARŞI ÇIKMIŞTI !!!!!!!!!

Erdoğan Özbalıkçı

Erdoğan Özbalıkçı

Gerçekleri bu kadar kolay çarpıtmak niye?

TC Hükümetinin bütün ağırlığını ortaya koyarak, ANNAN PLANINI DESTEKLEMESİ, bu uğurda Denktaş’ı bile kenara çekilmeye zorlaması ne de erken UNUTULDU.

ANNAN planında Rumların HAYIR  oyu çıkartmasının nedenlerini , şimdi konuşanlardan hiç biri irdelemiyor.

Politikacılar, işlerine geldiği zaman , bizEVET dedik, Rumlar ise HAYIR dedi diyerek, EVET’ e bile sahip çıkıyorlar.

Rumları gerek Annan planında, gerekse Montana’da , masadan kaçırtan’ın Türkiye ve Kıbrıs Türklerinin savunduğu FEDERASYON TEZİ’ni unutturmaya çalışmanın nedenleri,  bir akademik çalışmanın konusu olmaya adaydır.

Türkiye’nin o dönemde ağır toplarını adayagöndererek, Türkiye kökenlileri EVET oyu vermeye yönlendirilmesi ne de çabuk unutuldu.

O dönemde adada kalacak listeye 45 bin Türkiye kökenlilerin yazdırılabileceğiyle ilgili madde Rumlara KABUL ETTİRİLİRKEN, kriterlere uygun ancak 43BİN TC li’ninbulunabildiği ne kadar da çabuk unutuldu.

Türkiye Cumhuriyeti ve Kıbrıs Rumlarına FEDERSAYON TEMELİNDE bir çözümü kabul ettirmek için yaptıkları mücadelelerin başarıya ulaşamaması, FEDERASYON TEZİNİN YANLIŞLIĞINI GÖSTERMEZ.

Gösterebileceği şey, FEDERASYON TEZİNİN RUMLARIN ALEYHİNE bir tez olduğu gerçeğidir.

Zaten Papadopullos ve Kilisenin son günlerde, ANNAN PLANINA karşı çıkışında Papadopullos’un “DEVLET ALDIM, DEVLETSİZ KALMAYI ONAYLAMAM” SÖZLERİ VE AĞLAMASI BİLE, anlamak isteyenlere çok şeyler öğretebilir.

Sırf seçim kazanmak uğruna, Türkiye’nin Rumlara baskıyı arttırmak için, İKİ DEVLETLİLİK politikasını ileri sürmesinin derinleme analizi yapılmadan, bunun mümkün olabileceğini DÜŞÜNMEK çok şaşırtıcıdır.

Türkiye’nin Türki Cumhuriyetler içerisindeki gücü bile, onların, KKTC yerine Kıbrıs Cumhuriyeti’ni tanımasına ENGEL OLAMADI.

“bağımsız egemen iki devlet” TEZİNİN  kabulü için, Garanti ve İttifak Antlaşmasını imzalayan TÜM TARAFLARIN onayı gerekmektedir.

Bu antlaşmanın tarafları olan İngiltere, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin, “BAĞIMSIZ EGEMEN İKİ DEVLET” politikasını destekleyen herhangi bir söylemi oldu mu?

Kaldı ki, Türkiye ve Kıbrıs Türk tarafı, şartların olgunlaşması durumunda tekrar FEDERASYON TEZİNE DÖNERSE, bunu ÖCÜ OLARAK GÖREN Rum tarafı kesinlikle görüşme masasından kaçacaktır.

Bu kadar yalın bir gerçeği Türkiye Dış Politikasını Çizenler, MUTLAKA BİLMEKTEDİRLER.

Kuzey Kıbrıs’ta seçimi FEDERASYON TEZİNİ  destekleyenler kazandığı anda, Türkiye şimdiden bu tez için kapıyı açık bırakmıştır.

Tayyip Erdoğan Kıbrıs Türklerinin kendilerinin seçeceği bir yönetime saygı duyacağını şimdiden açıklamıştır.

Kaldı ki, görüşmeleri yürütecek olanlar arasında Türkiye , Kıbrıs Türkleriyle her dönemde ortak politikalar benimsemiş ve uygulamıştır.

Halkı çeşitli söyemlerle, KUTUPLAŞMAYA YÖNLEDİRENLER, Türkiye’den gelip, ev ev bir taraf için halka baskı yapanlar, ULUSLAR ARASI ARENADA sadece Türkiye’yi zora sokmakta ve Rumların ekmeğine bal sürmektedirler.

Hristodulidis, son iki yıldır, Kıbrıs Türklerinin iradesinin olmadığını, bu nedenle direk Türkiye ile görüşmek istediğini her ULUSLAR ARASI GÖRÜŞMEDE ileri sürmektedir.

Bazıları ise HRİSTODULİDİS’i doğrulamak için ellerinden gelenin fazlasını yapmaktadırlar.