Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

ANNAN PLANI GİTTİ BAN Kİ-MOON PLANI GELİYOR

Cumartesi günü tam da Kıbrıs sorununun ritmine uygun bir gün yaşadık.

Yok, yok yeni zamanlardan bahsetmiyorum.
Hani mutat açıklamaların heyecansız kör dövüşleri değil.
Artık tekrarlana tekrarlana ezberlediğimiz resmi görüşler de değil.
“Annan Planı’na evet dedik, karşılığını bekliyoruz” söylemleri ile “Annan Planı tarihe gömüldü” aymazlığı hiç değil.
Referandumlar sonrası her şeyin biteceğini sanıyorduk.
Birleşmiş Milletler’in tasını tarağını toplayıp gideceğini, Avrupa Birliği’nin “tamam bana bu kadarı yeter” deyip artık ilgilenmeyeceğini, Rum yönetenlerin “biz hem BM hem AB üyesiyiz isteyen gelir bu şemsiye altında yaşar” tavrına gireceğini, Türkiye’nin dünya lideri olma hevesiyle kolları sıvayıp KKTC’yi tanıtma gayretkeşliğine düşeceğini falan sanıyorduk.
Sanılarımızın hiçbiri gerçekleşmedi.
BM tasını tarağını toplayıp gitmedi.
Avrupa Birliği tam üyeliğe aldığı “Kıbrıs Cumhuriyeti” ile Türkiye Cumhuriyeti arasında sıkışıp kaldı.
Rum tarafı AB üyeliğinin de fayda etmediğini gördü.
Türkiye’yi yönetenler zaman zaman “tanıtma” yönünde efkarlansalar da gittikleri yerlerde yine Kıbrıs belasını karşılarında buldular.
Tıpkı 2001’de Erdoğan’ın söylediği gibi: “Herkes bize Kıbrıs’ı soruyor.”

***

Demek ki aradan 10 yıl geçmesi gerekecekti.
10 koca yılda ancak herkesin aklı başına gelecekti ve yine başa dönecektik.
Annan Planı’na değil.
Onun tarihe gömüldüğü bir gerçekti.
Ama ondan daha büyük bir gerçek karşımızda duruyordu ve peşimizi bırakmıyordu.
Karşılıklı uzlaşarak bir çözüme ulaşma gerçeği.

***
Cumartesi günü Yunanistan ve Türkiye Dışişleri Bakanları ekseninde yaşananlar, Özel Temsilci Downer’ın havaalanından geri dönüp görüşmeler yapması, Türk ve Rum tarafındaki teyakkuz halleri, tümü de Kıbrıs sorununun ruhuna uygun hallerdi.
Şimdi bu ruha geri dönüldü.

***

Gazeteniz Havadis bugün, önemli bir gazetecilik olayı sergiliyor.
Kamuoyunun “gönülsüz ve heyecansız” bir şekilde izlediği görüşmelerde aslında tarafların birçok konuda uzlaştığının belgesini yayınlıyor.
Bu belgeyi Birleşmiş Milletler uzmanları hazırladı.
Taraflara sunduklarını biliyoruz.
Nisan ayında Rum basınına parça parça sızdırılmış ve kıyametler kopmuştu.
Türk basını konudan habersiz kendi alemindeydi.
Şimdi, ortak açıklama krizi aşılacak ve görüşmeler yeniden başlayacak.
Ve bu plan gündemimize girecek.
Biz “Ban Ki-moon planı” demeyi tercih ettik.
Kim ne isterse söylesin.
Oradadır ve tıpkı birinci Annan Planı’nda olduğu gibi başlangıç teşkil etmektedir.
Hatırlatırım ki Annan Planı’nın beşincisi referanduma sunulmuştu.
Yani anlayacağınız Ban Ki-moon planı daha çok tartışma kaldırır.
Fakat yeniden çözüm umutlarını ayağa kaldırarak…