Evet, ‘elalem’ diye nitelemekten çekinmediğiniz o insanlardan biri, merhum Andreas Politakis, birçok Yunan faşistinin tepkisinden çekinmeyip Abdi İpekçi adına ödül koymuş, etkinlikler düzenlemişti…
Sadece o tarafın faşistleri değil, bizim yerli malı faşistlerimiz de bundan epeyce rahatsız olmuşlardı ama, merhum Politakis’in çabaları, tüm idare-i maslahatçılığı yenmiş, ödülü 1979 ile 2001 arası diri tutmaya yetmişti.
Sonraları, ödülü kesinlikle sahiplenmesi gereken Milliyet, nedendir bilinmez, çekildi. (Bu da Aydın Doğan’a yakışır bir hareket olarak tarihte yerini aldı.)
Politakis, bizim malum eşhasın Yunanistan mümessili değildi kesinlikle, onu da ekleyelim… Üstelik yazıyla çiziyle alakası da ortalama bir aydından öteye gitmedi. O, işini yaptı; ödülün arkasında durdu. Kendisi mühendisti. İyi bir karma jüri oluşturdu, olabildiğince adil davranmaya gayret ettiler diyebiliriz. Bu jüri müri işleri her ne kadar çok karışık ve güvenilmez gelen işler olsalar da, düzgün tasarlandığında güvenilir mekanizmalar haline geliyorlar, bu da öyleydi.
Üstelik bu, Türk-Yunan ilişkilerine de olumlu bir katkı yapmıştı…
Bugün, Yunan entelijansiyasını bilemem ama, hiçbir Türk aydını bu yürekliliği gösteremez. Ne bilgisi ne cesareti ne de ‘kabuğunu kırma’ dirayeti buna müsaade edebilir. Şu şiddet ortamında, hele hele herkesler bundan beslenirken, aksini düşünmek hayalperestlik olur.
Ama kapıların açılmasıyla birlikte iyice gelişen ve farklı alanlarda gösterilen Kıbrıslı Türk-Kıbrıslı Rum işbirliğini böyle bir konseptle yeniden üretsek hiç fena olmaz diye düşünüyorum…
Belki aslen beynelminelci olması gereken ‘barış yanlısı’ burjuvazimizden de birileri elini cebine atıp destek çıkar!..
Birkaç yiğidin ortaya çıkıp böyle bir şeye girişmesi, bilindik vakvakları ürkütmesi bir yana, barış adına çok ses verecek bir iş ortaya koyacaklar anlamına gelir.
‘Somut öneri’ arayan salim arkadaşlar, alınız size somut öneri ve dahası: Bilginiz ve gustonuz yetiyorsa, tarihten azıcık da olsa çakıyorsanız, Türk-Yunan dostluğunun en nitelikli kişiliklerinden birinin, Politakis’in, o hepimizden Türk, hepimizden Yunan kişinin adını verin bir ödüle, bir jüri oluşturun (eş dost kayırmadan!) ve birçok alanda insanlarla etkileşime geçmiş, onları ilgi alanlarıyla ilgili konularda heyecanlandırmış olun.
Yapabilecek misiniz? Hiç sanmıyorum.
***
Not: ‘Yüce Meclis’ tartışmalarıyla ilgilenmiyorum ama, Başkanlık Sistemi ile ilgili birkaç laf edebiliriz haftaya, Dianellos kavganız biterse. Söz.
































