Köşe Yazarları

Anayasal kurumlar herkese eşit olmalı






Bir gün önce, biraz da yaşanan haksızlıklara isyan ederek, müşavirlik sistemi ile ilgili bir takım söylemlerim oldu.

Neden?



Çünkü, hükümetin bugün attığı adım, bir önceki sistemden bir adım ileridir…

Ama yetersizdir.

Halen daha, kamuya müdür atamaları, bakanların iki dudağının arasındadır.

Daha önce de söyledim.

Adam öğretmen…

Sınıftan başka bir şey yönetmemiş.

Hasbelkader bakan olmuş…

Teknik bir dairenin müdürü kim olacak, o karar veriyor.

Ya da…

Doktor…

Hastadan başka bir şey görmemiş.

Hastane de yönetmemiş…

Sağlık alanı dışında bir bakanlığın başına geliyor.

Müdür seçiyor.

E bu düzen bu hale gelir ya gelmez?

Ne diyoruz?

Eğer, atamalar Kamu Hizmeti Komisyonu’ndan gelmezse…

Partizan atamadır…


Neden KHK?

Kamu Hizmeti Komisyonu…

Yani KHK…

Anayasal bir kurum.

Herkese eşit değil mi Anayasa…

Anayasal kurumlar da herkese eşit olmak zorunda.

Adaleti, başka türlü sağlayamayız.

Bu nedenledir ki…

Anayasa mahkemesi başkanı, üyeleri…

Polis Genel Müdürü…

Ombudsman…

Başsavcılık…

Bunların tamamı, “anayasal görevler”dir.

Kamu Hizmeti Komisyonu’nun görevi de en yalın haliyle, kamuya adil atamalarda, eşit ve yarışmacı bir düzenin sağlayıcısı olması.

Belirlersiniz kriterleri…

Hangi daire müdürü nasıl olacak?

Hayalleri…

Düşünceleri…

Başarıları…

Liderlik özelliği…

Hepsini bir araya getirirsiniz.

Ben diyorum ki…

Dışarıdan da başvuruya açarsınız…

O kişiler bu adil sınav neticesinde, göreve başlar.

KHK bu kadar önemlidir.

Geleceğin şekillenmesinde bu kadar etkilidir.

Peki bizdeki durum…

İçler acısı…

 


İçki masasında meze oldular

Bir de bizim KHK’ya bak…

Geçmişte, imza sahteciliği yapan ekibin uzantısı…

Sınavları, mahkemece iptal edilen ekibin uzantısı…

Sınav sorularını dışarıya sızdıranların uzantısı…

İçki sofrasına meze olmuşlar…

Hadi Dr. Derviş Eroğlu’nu anlarım…

Ki, geçmişte yaşanan tüm bu sorumsuzlukların altında, Eroğlu’nun, dönemin başbakanı İrsen Küçüğü, Kamu Hizmeti Komisyonu marifetiyle devre dışı bırakma girişimleri vardır.

Masanın baş mimari İsmail Arter…

Yanında Derviş Eroğlu…

Yanında, KHK Başkanı Kamil Kayral…

Karşısında KHK’dan Metin Gültekin… Ki o da Eroğlu torpili ile o makamlara ulaşan bir isim…

Biz bu KHK ile mi kamuda adaleti sağlayacağız?

“Anayasal kurumlar ve onun başındaki isimler neden, emekli olana kadar orada kalır?”

Adil olsunlar diye…

Siyasetçilerden korkmasınlar diye…

Kurumlarına sahip çıksınlar diye…

Kendilerini oraya atayanlara minnet etmesinler diye…

Siyasete alet olmasınlar diye…

Bizdeki duruma bak, çay demle…

Otur bir şişe rakı da sen iç kahrından, ne fayda…


Bu ekiple olmaz

Evet…

Dönelim başa…

Tabii ki adaleti ancak bu kurumlarla sağlayabiliriz.

KHK da bunlardan biridir.

Ama bu ekiple değil.

Aidiyeti halka değil, siyasete olan…

Yerel seçimlere bile alet olan, güç ve gövde gösterisi yapan bu ekiple bizim “adalet beklememiz” hayal…

Cumhurbaşkanı sayın Akıncı’nın da bu yaşananlara kayıtsız kalmaması gerekiyor.

Zira…

Bu kurumun başında, içinde olanların gaylesi yok…

Bari anayasal bu kuruma atama yapan makamın başındaki kişinin gaylesi olsun.

KHK, Eroğlu’nun Cumhurbaşkanı, İrsen Küçük’ün de Başbakan olduğu günden itibaren, hepimizin sorunudur.

Halka sorundur.

Halka sorumlu olanlar daha fazla seyirci kalmasın…


 

Başarılar dilerim…

Bu hafta sonu itibarı ile, Havadis Yazı İşleri Müdürlüğü görevim sona eriyor.

Yaklaşık 9.5 yıldır sürdürdüğüm bu görev, sonu olan her şey gibi, bir gün noktalanacaktı.

Şimdi oldu.

Gururla, bu görevi, iade ettim.

Havadis ile, Havadis’i yönetenler ile hiçbir sorunum yok, çünkü burası benim bir parçam…

Benden sonra bu görevi devralacak arkadaşlarımın başarı ile devam edeceklerine de kuşkum yok.

Elimden gelen katkıyı da koymaya devam edeceğim.

Günahı ve sevabı ile ben görevimin sonuna geldim.

Öncelikle, abim, arkadaşım, yol arkadaşım Başaran Düzgün’e teşekkür ederim. İnanılmaz şeyler paylaştık, başarı hikayeleri yazdık.

Haber Koordinatörlüğü görevine getirilen fedakar Tahir Gazi ve Haber Müdürü olarak atanan Duygu Alan arkadaşlarımın, başarılı olacaklarına dair en ufak bir kuşkum yok, zira bunu yaptıkları ile kanıtladılar.

Bunun dışında elbette, bu sürede Havadis’e emek verdiğim, burada olan ya da ayrılan herkese de ayrıca teşekkür etmem gerek, ediyorum.

Sabah Havadis Web TV yayını ve  günlük yazılarımla Havadis’te olmaya devam edeceğim.

Görüşmek üzere…







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu