2004 sürecinde hayır cephesinden evet cephesine geçen ve geçmekle de kalmayıp, hayırcılarla kıyasıya kavgaya tutuşan birine “bu hızlı değişimin nedeni ne” diye sormuşlardı.
O da “başıma saksı düştü” yanıtını vermişti.
Rum Başpiskopos Hrisostomos henüz “başıma saksı düştü” demedi ama, 2004’ün “evet”çilerinden, şimdikinin ortak metin imzalayan Cumhurbaşkanı Anastasiadis’i hararetli bir şekilde desteklediğini açıkladı.
Üstelik herkesi hayrete düşürecek bir şekilde “Kıbrıslı Türkler ile anlaşmalıyız” gibi sözler sarf etti.
Malum Başpiskopos yıllardır DIKO’yu destekliyor. DIKO, Başpiskoposların başı Makariso’un kurdurduğu bir partidir. Dolayısı ile kiliseden destek alması bugüne kadar olağan sayılmıştır.
Oysa DİKO Anastasiadis’e ortak olmasına rağmen şiddetle karşı çıkıyor ve ortak metne imza attığı için de ortaklığı bozup hükümette ayrılmayı dahi düşünüyor.
Normal durumda Başpiskopos’un Anastasiadis’e öfke kusması ve onu aforoz etmesi bekleniyordu.
Fakat Başpiskopos “Kıbrıs sorununun çözümü için başkanın etrafında kenetlenelim” deyivererek herkesi şaşırtacak adımlar atıyor.
Bu duruma en çok AKEL içerlemiş olacak. Hristofyas’ın başkanlığı döneminde AKEL’e ve Hristofyas’a adeta kan kusturan ve çözüm karşıtlarının başını çeken Başpiskopos’un bu dönüşünü AKEL “iki yüzlülük” olarak değerlendiriyor.
AKEL Genel Sekreteri Andros Kipriyanu “aman şimdiki pozisyonu değiştirmesin, doğru yere geldi” diyerek kinaye yapıyor ve geçmişe atıfta bulunarak “ikiyüzlü” sıfatını yapıştırıveriyor.
***
AKEL Genel Sekreteri Andros Kipriyanu ile yaptığımız mülakatta Rum tarafında taşların yerli yerine oturmadığını, kimin “evet”çi kimin hayırcı olduğunu söylemek için beklenmesi gerektiğini, Başpiskopos’un da buna en iyi örnek olduğunu belirtmişti.
Doğrudur.
Rum tarafında taşlar henüz yerli yerine oturmadı.
Ortak açıklama Güney’de erken bir fırtınaya neden oldu.
Bence iyi ki de oldu.
Çünkü bu fırtına referandumlar arifesinde yaşanabilir ve Rum toplumunu girdabına sürükleyebilirdi.
Erkenden ortaya çıkması, referandumlara kadar yaratacağı tahribatı ortadan kaldırma şansı verebilir.
***
Rum tarafında durum budur da Türk tarafında nedir?
Türk tarafında ortak açıklama ve görüşmelerin başlaması yönünde bir uzlaşı oluştu.
İki sağ parti ortak açıklamanın içeriğine itiraz ettiler fakat bunu ileri götürmediler.
Fakat bu demek değildir ki görüşmeler nihayete ereceğinde durumları aynı olacak.
2004’teki gibi bir ayrışma Türk tarafında da beklenebilir.
Ayrışmanın hangi şiddette olacağını belirleyecek olan ortaya çıkacak planın içeriğidir.
Bir de Cumhurbaşkanı’nın tutumu.
Umalım ki içerik Kıbrıs Türkü’nü çok rencide etmesin.
Ve yine umalım ki Cumhurbaşkanı her türlü gerginliği ortadan kaldıracak bir tavır içinde olsun.
Anayasal görevi bunu emrediyor…
































