Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Anayasa değişikliğinde dağ fare mi doğurdu..?

Önümüzdeki aylarda referanduma gidilmesi planlanan anayasa değişikliği paketi kısa bir süre önce elime geçti. Henüz maddeleri tüm ayrıntılarıyla inceleme olanağım olmadı. İnceledikten sonra daha geniş bir değerlendirme yazısı yazmayı planlıyorum. Ancak ilk edindiğim izlenimleri de siz okuyucularımla paylaşmak istedim…
Anayasalar, en geniş toplumsal kesimler arasında işbirliği ve mutabakat gerektiren metinlerdir. Toplumu bir arada tutan bir asgari müşterekler belgesi olarak da tanımlanabilir. Bu anayasa değişikliklerine baktığımız zaman, KKTC’deki ana muhalefet partisinin herhangi bir katkısının ve desteğinin olmadığını görüyoruz. Değişiklikler adeta iktidar partilerinin değişiklikleri olarak algılanıyor. Ana muhalefet partisi öyle görünüyor ki bu değişikliklere karşı bir ret kampanyası yapacaktır. Peki ama bu durumda, anayasa değişikliğinin meşruiyeti zayıflamış olmayacak mı? Niye zaman sınırı bu kadar kısa tutulmuştur? Yoksa şeker suya mı düşmüştür? Hükümet sırf Haziranda referandum sözü verdiği için göstermelik birtakım değişiklikleri kamuoyunun gündemine getirip “bakın işte, sözümüzü tuttuk” demek için mi işi aceleye getirmiştir..?
Eğer durum bu işe gerçekten büyük bir fırsat heba edilmektedir. Toplumun önünü açacak kapsamlı değişiklikler yapmak yerine, gün geçirmek için yapılan kozmetik değişiklikler görüntüsü var…

     
UBP Mağusa’da aday sıkıntısı yaşıyor…
UBP ile DP arasında varılan ancak seçime beş kala bozulan ittifak sonrası iki parti arasındaki muhabbet de bitti. Mağusa’da İsmail Arter’in ismi üzerinde anlaşan UBP ile DPUG, ittifakın bozulmasıyla birlikte şimdi rakip oldular. Böyle olunca da UBP, Mağusa’da harıl harıl aday arayışına girdi. Ancak ittifaktan önce aday olmak isteyen ve bu konuda çalışmalarına da başlayan Güneş Güneşoğlu ve Nushet İlktuğ gibi isimlerin ittifak nedeniyle geri çektirilmeleri, UBP’yi aday bulma konusunda oldukça sıkıntıya soktu… Son gelişmelerden sonra Mağusa’da tekrar aday arayışına giren ve eski adaylara dönüş yapan UBP, şimdi geçmişte yaptığı hatalarının bedelini ödüyor. UBP’de en güçlü aday adayı olarak ismi geçen ve şu an yurt dışında bulunan Güneş Güneşoğlu’na tekrar aday olması için yapılan teklife sıcak bakmadığı da gelen haberler arasında. Bundan bir süre önce UBP’de “kamuoyunda yaptığımız yoklamada şansları yok” denmiş olmasının, Güneşoğlu’nun kararında etkili olduğu iddia ediliyor. Hatta Güneş Güneşoğlu’nun, “Benim adaylığımla ilgili olarak bunları söyleyenler, eğer çok istiyorlarsa, Kayalp’in karşısına kendileri çıksın” dediği öğrenildi…
UBP’nin ise bu gelişmeler üzerine, yeni bir aday arayışına girdiği ve Kayalp’in karşısına çıkarabileceği ve bölgede sevilen bazı isimler üzerinde yoğunlaştığı iddia ediliyor. Ancak seçimlere iki ay kala çıkarılacak adayın, Kayalp karşısında pek şansı olmadığını ve bu nedenle de teklif götürülen birçok ismin de adaylığa sıcak bakmadığı gelen haberler arasında…
Sonuç olarak, ittifakın bozulmasıyla birlikte hem UBP, hem de DPUG’nin Mağusa’daki seçimlerde hayli zorlanacağı ve ittifakın bozulmasından dolayı Oktay Kayalp’in, seçimlerde oldukça rahatladığı konuşuluyor… 
 

YERİN KULAĞI VAR
SEÇİM ÖNCESİ SÖZLER, BOŞ VAADLER:
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ahmet Kaşif, Ercan Havaalanı’nın ihaleyi kazanan şirkete tam anlamıyla devrinin, bir ay içinde gerçekleştirileceğini söylüyor. İyi güzel de, seçim öncesi DP tarafının yaptığı atıp tutmalar da benim aklımdan çıkmıyor. “O ihale iptal edilecek” diyorlardı da ağızlarından başka laf çıkmıyordu.  Hani “Bet ofisleri kapatacağız” dedikleri gibi…

UBP GİRNE’DE İDDİALI:
İttifakın bozulmasıyla birlikte UBP, daha önce Girne’de bağımsız aday olarak çıkan  Nidai Güngördü’ye sahip çıktı. Güngördü, bağımsız aday olarak başladığı seçim sürecine UBP adayı olarak devam edecek. Özellikle belediye meclisine aday gösterilecek üyelerle ilgili olarak hayli iddialı olan UBP, Girne’de Nidai Güngördü’nün seçilme şansını yüzde yüz olarak görüyor…

YİNE KAFA KARIŞIKLIĞI:
Cumhurbaşkanı Eroğlu, müzakerelerin başladığından beri, ‘bir kaç ayda çözümden’, ‘Haziran’da referandum’dan söz etmekteydi. Dün gazetelere baktım, “İki tarafın istekleri arasında dağlar kadar fark var” diyor. Öyleyse, “bir kaç aya referandum” sözleri neye dayanarak söylenmişti ki? Cumhurbaşkanı’nın gerçekleri aniden fark ettiğine inanmıyorum. Lütfen hiç olmazsa Kıbrıs konusunda samimi olsunlar, insanların kafasını karıştırmasınlar artık.

ELEKTRİK ZAMMI:
Başbakan Yorgancıoğlu, United Medya Grubu ile yaptığı toplantıda “Kıb-Tek’in gelir-gider dengesi geçmişe oranla çok daha iyidir ancak tam anlamıyla düzlüğe çıkamadı, kurumdan yeni bir ‘elektrik zammı’ önerisi geldi ancak reddettik” dedi. Bu açıklamayla ortaya şu gerçek çıktı: Kıb-Tek’te halen maliyetlerin altında bir satış var ve  bu zarar gün geçtikçe de büyüyecek… Peki, hükümet niye zam  yapmayı reddetmiş? Popülizm yaparak yapılacak olan yerel seçimlerde oy kaybetmemek için mi? Eğer durum buysa, seçim sonrası yine vatandaşın sırtına yüklü bir fatura yükleneceği anlaşılıyor… Yok eğer borçlara bir çare buldularsa, onu da açıklasalar.

MAHKEME KARARI HİLAFINA:
Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Kayral, mahkeme tarafından usulsüz bulunarak iptal edilen müdürlere 2.5 yıl boyunca yapılan fazladan maaş ödemesini geri talep etmeyeceklerini söyledi. Peki ama Kamu Hizmeti Komisyonu’nun böyle bir tercih hakkı var mıymış? Mahkeme kararından sonra, yapılan fazladan ödemeler de geri talep edilmelidir. Bunu Kamu Hizmeti Komisyonu yapmasa dahi, Maliye Bakanlığı yapmalıdır. Diğer yandan, birinci dereceden yakınlarının sınavına şaibe karıştırarak sınavın iptal olmasına yol açan kamu görevlilerden de  bunun hesabı sorulmalıdır. Artık bu hesabı soracak yasalarımız da var…

BİZ ÇANAK TUTUYORUZ:
Gazeteci Hasan Kahvecioğlu, gazetecilerin de seçmenlerin de hükümette “dananın kuyruğunun kopmasını” beklemekten ya da bir uzlaşıyı ummaktan usandığını, kimsenin bu çileyi çektirmeye hakkı olmadığını söyleyerek, “Ya hükümete ya da bu tartışmalara bir son verin. Böyle bir hükümetçilik olur mu?” demiş. İyi demiş de, toplum olarak biz de bu yaşananlardan keyif alıyoruz. Eğer biraz tepki koymayı öğrenebilsek, onlar da bu cesareti bulamayacaklar. Ama dedim ya, toplum olarak bunlara biz çanak tutuyoruz…

 

ZİRVEDEKİLER
Ayine Katkı Koyan Herkes: Gazimağusa’da geçtiğimiz gün yer alan ayinle ilgili olarak Rum basınında, “İki toplum arasındaki güvene katkıda bulundu” ifadesi vardı. Organizasyonun sadece bunun için bile takdir edilmesi gerekir. Mağusa İnisiyatifi, belediye, Din İşleri Dairesi ve özellikle de Polis Genel Müdürlüğü ile tüm katkı koyanların,  ayinin güvenli bir şekilde, barış içinde tamamlanmasını sağladıkları için kutlanması gerekir diye düşünüyorum…

DİPTEKİLER
Sahip Çıkamadığımız Haklarımız:  1974’ten bu yana   sadece Kuzey’deki Rum malları konuşuldu. Bizler Güney’deki mallarımızı hiç masaya sürmedik bile. Konu nihayet konuşulmaya başlandı ve Rumlar derhal paniğe girdiler. Sadece istimlak ettikleri arazilerin bedelleri bile gözlerini korkutuyor. Adanın tümü üzerindeki haklarımızı hiç konuşmamak gelmiş geçmiş en büyük çelişkilerimizden biriydi. En azından bundan sonra belki gerektiği gibi üzerinde durulur…