Rum Lider Nikos Anastasiades Kıbrıs konusunda devam etmekte olan müzakere sürecini öldürmek için dün son adımını attı.
Önce BM’nin Kıbrıs Özel Danışmanı Espen Barth Eide’ye hakaret etti, ardından kapıyı vurarak toplantıyı terk etti.
Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı Rum Lider Anastasiades’in bu davranışını ‘bardağı taşıran bir davranış’ olarak niteledi.
Akıncı, “Bu davranışı kabul etmemiz mümkün değil” diye de ekledi.
Nikos Anastasiades’in ortaya koyduğu saldırgan ve saygısız tavır müzakere ve diplomasi adabına uygun değil.
Kapıyı vurup giden Nikos Anastasiades çıkıp gittiği bu kapıyı kendisi dönüp açar ve yaptığı hatadan dönerse süreç devam eder.
Ama yapmazsa da bu iş biter.
Bunun bedeli de mutlaka bir şekilde ödenir.
Müzakere masasında başka, dışarda başka yaklaşım ve söylemler ortaya koyarak Kıbrıs sorununa çözüm bulunamaz.
Liderlerin dünkü buluşmasında içeride “Ben ENOSİS’çi değilim, bunu bilmiyor musunuz. ENOSİS ile ilgili alınan bu kararı gereksiz bir şekilde büyütüyorsunuz” diyen Anastasiades, “Çık dışarda kamuoyuna ENOSİS’çi olmadığını ve ENOSİS’e karşı olduğunu söyle” denilince bunu yapmadı.
ENOSİS’e karşı olduğunu kamuoyu ile paylaşmak yerine öfkelenen, krizi aşabilmek için çaba gösteren BM’nin masadaki temsilcisi Eide’ye hakaret eden Anastasiades, kapıyı vurup çekip gitmeyi tercih etti.
Böylece sorunu halının altına süpürmeyi yeğledi.
Yıllardır yapılanı yapmayı sürdürdü.
Halbuki bu adada sorunun ortaya çıkış nedeni Rumların ENOSİS talebi.
ENOSİS yapacaklar diye ada kan gölüne döndürüldü.
Binlerce masum can gitti, hayatlar karardı.
Kıbrıs ikiye bölündü.
Ama Rum kesiminde özeleştiri yapılmadı.
Geçmişte yaşanan acıların gerçek nedenleri yeni kuşaklara anlatılmadı.
Bugün ELAM diye bir marjinal oluşum Rum Meclisi’nde sandalye sahibi olabilecek noktaya geldi.
Bu parti gerçeklerin saklanması, krala kimsenin çıplak olduğunu söyleyememesi sonucu oluşan ortamı da kullanarak ENOSİS kartını masaya sürdü.
Ve diğer partileri de arkasından sürükledi.
Müzakere sürecinin berhava edilmesini sağlayacak ortamın oluşmasını sağladı.
Lider koltuğunda oturan Nikos Anastasiades bu gidişata ‘Dur’ diyemedi.
Sadece izledi.
Partisi ise destek verdi.
Ve dün de liderler görüşmesinde ENOSİS’le ilgili alınan kararı önemsizleştirmeye çalışmayı tercih etti.
“Ne olmuş canım” gibilerinden bir tavır ile karşısındakilerle dalga geçmeyi denedi.
Karşılığını da aldı.
Sonuçta öfkesine hakim olamadı.
Kapıyı vurup çekip gitti.
Tam anlamıyla sorumsuzca davrandı.
Adanın geleceğini riske sokma pahasına bilinmeze doğru yürüdü.
Gelinen aşamada sürecin devamı karşı tarafın ENOSİS’e karşı tavır almasına bağlı.
Nasıl ki Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ‘ilhaka’ karşı tavır koyabiliyorsa, Anastasiades de ENOSİS’e karşı tavır koymalıdır.
Aksi takdirde artık müzakere olmaz.
Müzakerenin olmayacağı yerler daima başka şeylere gebe olur.
Böyle bir de durum var!
































