Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

“Anastasiades İsviçre’ye gitmeyecek…”

Ciddi ciddi bunu düşünenler var.

Gidecek.

Mümkün mü gitmemesi…

Masaya “bir hafta izin” isteyen sayın Anastasides…

Elbette gidecek…

Sorun şu…

“Akıncı bir öneri yaptı toprakla ilgili…”

Ne olduysa o noktadan sonra oldu…

“Bunu gidip ülkemde görüşmem gerekiyor. Beşli konferans tarihi için de Yunanistan ile görüşeceğim…”

Dedi ve gitti.

Çünkü…

Akıncı’nın önerisi, “BM’yi de” etkiledi…

“Toprak başlığında uzlaşabilecek noktaya geldik. Tarih verin, garantilere geçelim, beşli zirveye yürüyelim…” noktasına geldi BM…

Anastasiades “hayır” demedi öneriye…

Ama kendisi insiyatif de kullanmadı…

Çünkü tam gün baskı altında kalmıştı…

Kilise…

DİKO…

EDEK…

Ve bilinen tüm statükocular…

Şimdi yoğun bir mesaiye başlayacak.

Rum “statükocular” bir hafta devrede olacak.

 

“Mal gararını buldu…”

Bir konu olgunlaştı mı…

Üzerinde yeteri kadar tartışıldı mı…

Artık olumlu hava yakalandı mı…

“Mal gararını buldu” derdi eskiler…

Ve evet…

Toprak başlığında da gelinen son nokta budur.

İçeriği bilmiyoruz…

Ama tahmin edilebilir…

Var olan toprak oranımız var, Rumlar “işgal” diyor…

BM nezdinde kabul gören bir oran var… Yüzde 29+

Rumların istediği bir nokta var…

Yüzde 26 civarı…

Buralarda dönüp durun.

Kriterler masaya kondu…

“Büyük oranda uzlaşılacak noktaya geldi kriterler…”

Bunu hem BM kaynakları…

Hem de Cumhurbaşkanlığı sözcüsü Barış Burcu da teyit ediyor…

Mal gararını buldu…

 

En fazla üç gün

Liderler İsviçre’ye gidecek.

Cenevre’ye inecek.

Ancak, BM hangi otel, hangi bölge henüz belirlemedi.

Liderlere bildirilecek.

Kaldığı yerden devam edecek süreç…

Akıncı bir açılım yaptı…

Anastasiades gelecek…

Cevabını verecek…

Beşli zirve için de Yunanistan ile de görüşerek, “bir tarih verecek ya da vermeyecek…”

İsviçre en fazla üç gün sürecek…

Her şeye gebe üç gün…

 

 


Ruhtur gazetecilik…

Gazeteciliği gelirle ölçenler var…

Tirajla…

Kalabalık haber merkezleriyle…

Ruhtur gazetecilik…

Patronlarınız size, çok iyi imkanlar sunabilir.

Çok iyi maaşlar…

Fazla baskı…

Afilli müdür koltukları, çalışma odaları…

Ama işte…

Ruhtur gazetecilik…

Her aşamada…

Her koşulda…

Son tahlilde…

Bu ruhu hiç kaybetmeyen Havadis ailesinin parçası olmaktan gurur duyuyorum…

Bu ruhu yaşatan ekibin içinde bir parça olmak, paha biçilmez…

Mont Pelerin’de hızlı beş gün geçirdik.

Orası, buradan iki saat geride.

Kıbrıs saati ile sabah 4’e kadar gazeteye haber koymak için çabaladık.

Üstüne Hayvancıların eylemi geldi…

Kimse uyumadı…

Uyumadık…

El birliği ile, Havadis Gazetesi’ni eline alan, haber paketimize abone olan, sitemizi ziyaret eden, Havadis TV üzerinden bizi takip eden herkese duyduğumuz derin minnet ve saygıyla…

Bu ruhu öldürmeden, çabamız devam edecek.