Mont Pelerin’deki Kıbrıs zirvesine bir kala Rumlar masaya yeni şartlar getirme uğraşında.
Bunu yaparken de BM tarafından Mont Pelerin’de geçtiğimiz hafta yapılan yazılı açıklamayı unutturmaya çalışıyorlar.
BM Mont Pelerin görüşmelerine Rum Lider Nikos Anastasiades’in talebi ile bir haftalık bir ara verildiğini duyurduğu kısa yazılı açıklamada görüşmelerin bir hafta sonra Cenevre’de kaldığı yerden bu görüşmeler başlarken belirlenen yöntemle devam edeceğini belirtmişti.
Yani bunu bir futbol maçına benzetecek olursak, maçın 80’inci dakikasında takımlardan biri hakem ve gözlemciden bir haftalık bir ara istedi.
Hakem ve gözlemci iki takımın da olurunu olarak bu bir haftalık aranın, maçın kaldığı yerden maç başlarken belirlenen kural ve yöntemlerle devam edeceği şartıyla verildiğini açıkladı.
Şimdi ara isteyen takım maçın geriye kalanı için sahaya yeni kural ve ön koşullar getiremez.
Getirmeye kalkar ve bunda ısrarlı olursa bu maç bitmez, yarıda kalır.
Kıbrıs müzakere sürecinin geldiği aşamada görünen o ki, Rum tarafının beşli toplantıya gitme konusunda korku ve endişeleri var.
Ve bu toplantının yapılmaması için her şeyi yapıyor.
Türk tarafı ile daha önce müzakere sürecinin izleyeceği seyir ile ilgili vardıkları mutabakatları bozmak için çaba harcıyorlar.
Mont Pelerin zirvesine ara verilmesi sonrasında yapmaya çalıştıklarına bakarsak
Rum tarafının süreci çıkmaza taşımaya uğraşı içinde olduğunu söyleyebiliriz.
Müzakere sürecinin artık son safhaya geldiğinin farkında olan Rum Liderliği panik içinde hareket etmeye başladı.
Türk tarafının Mont Pelerin zirvesinde toprak kriterleri ile ilgili yaptığı açılımdan sonra müzakere sürecinin artık beşli toplantıya gideceğini gören Rum Liderliği bunu engellemek için çeşitli oyunlar oynuyor.
Mont Pelerin’den adaya dönülmesinin hemen ardından Rum Sözcü Nikos Hristoduludis’in açıklaması gündeme geldi.
Hristoduludis, müzakereciler Özdil Nami ile Yorgo Mavroyannis’in verilen bir haftalık arada görüşeceklerini iddia etti.
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Barış Burcu bunu hemen yalanladı.
Çünkü Mont Pelerin’deki görüşmelere verilen ara süresince taraflar arasında bir görüşme olmayacağı ve müzakerelerin kaldığı yerden yine Cenevre’de ayni yöntemle devam edeceği konusunda bir mutabakat vardı.
Rumlar önce bu mutabakatı bozmayı denedi.
Rumların yapmak istediği Kıbrıs’ta böyle bir görüşmeyi zorlamak ve burada Türk tarafının kabul etmeyeceğini bildikleri bazı ön koşulları masaya getirip ‘bunlar kabul edilmedi’ diyerek Mont Pelerin’e gitmeye gerek kalmadığını açıklamaktı.
Türk tarafı buna olanak tanımadı.
Görüşmelerin ancak Mont Pelerin’de kaldığı yerden devam edeceği noktasında kararlı bir duruş sergiledi.
Rum tarafı burada istediğini elde edemeyince bu kez garantilerle ilgili açıklamalar yapmaya başladı.
Buna Yunanistan da katıldı ve “garantiler kalkmadığı sürece çok taraflı yani beşli toplantıya gidilmeyeceği, toprak konusunda uzlaşma sağlanmasının çok taraflı toplantı için yeterli olmadığı’ yaklaşımı öne çıkarıldı.
Bu tarafların Mont Pelerin zirvesi öncesinde mutabık kaldıkları modalitelere taban tabana zıt bir durumdur.
Gelinen aşamada eğer Rum Liderliği Mont Pelerin’de yapılacak olan zirveye bu yaklaşımla gidecek olursa kimse Mont Pelerin’den olumlu bir sonuç beklemesin.
Rumlar bu tutumlarında ısrarlı olmaya devam ederlerse, Mont Pelerin’de büyük bir çöküş yaşanacak ve kimse bunun tarihi sorumluluğunu taşıyamayacak; özellikle de Rum tarafı!
Dileyelim Rum tarafı makul bir noktaya gelsin ve Mont Pelerin’de çöküş yaşanmasın.
Görünen o ki Mont Pelerin’de işler hiç de kolay olmayacak.
































