Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

AMERİKA VE İNGİLTERE: MÜLKİYET SORUNUNDA PARA VERMEYE HAZIRIZ

Kıbrıs sorununda kilit noktanın, Orta Doğu ve Akdeniz’i kontrol etmek olduğu unutulursa, hiçbir zaman gerçekçi tahliller yapılamaz.
Kıbrıs’ın tarihinde, BÖLGESEL HAKİMİYET MÜCADELESİ  daima belirleyici olmuştur.
Dünyayı ele geçirmeye çalışan tüm güçler, Kıbrıs’ı da daima kontrollerine almaya çalışmışlardır.
Adadaki   kazılarda, tüm Orta Doğu halklarının izlerine rastlandığı unutulmamalıdır.
Bu adadan Hittit’ler, Asurlar, Fenikeliler, Mısırlılar, Yunanlılar, yakın tarihlerde, Lüzinyanlar, Venedikliler,Osmanlılar, Ingilizler, derin izler bırakarak geçmişlerdir.
Tüm bu mozaik yapının oluşmasını tetikleyen dinamik, Kıbrıs adasını elinde tutanın Akdeniz ve Orta Doğu’da güçlü kontrol şansını da elinde tutacağıdır.
Yakın tarih’te, İngilizlerin adayı Osmanlılardan devr alması da, bu hakimiyet mücadelesinden başka birşey değildi.
1960 Kıbrıs Cumhuriyeti kurulurken, yaratılan GARANTÖRLÜK SİSTEMİ de, adayı BATILI GÜÇLERİN kontrolünde bırakmaktan başka birşey değildi.
Garantörlük Antlaşmasıyla, İngiliz Üsleri adada kalmaya devam ederken, İngilizlerin DEV RADARLARI da tüm bölgedeki gelişmeleri izleyen ana unsurlar olarak yer aldı.
1963ten günümüze kıbrıs’ta yaratılan FIRTINA, adada, BÖL VE YÖNET politikasının uygulanmasından başka birşey değildi.
Bu politika ile adada güçlü olan SOL YAPININ iktidara gelişi engellenmekte ve Rusya’nın muhtemel belirleyici etkisi çeşitli müdahalelerle yok edilmekteydi.
Makariyos’un BAĞLANTISIZLIK Politikası, Amerika’yı rahatsız ettiği gün, Henri Kissinger, önce Yunanistan ve Sonra Türkiye ile adayı, NATO’CU BİR YÖRÜNGEYE sokmada tereddüt etmedi. Temmuz 1974 müdahaleleri, Kissingerin politikalarını hayata geçirme araçlarıydı.
Şimdi, Kıbrıs artık AB’nin bir parçasıdır.
Orta Doğu’da gelişen hegemonya mücadelesinde, Amerika artık, Kıbrıs Sorununun bir çıbanbaşı olarak durmasını istememektedir.
Dikkat edilirse, son dönemlerde, BM’yi ve İlgili tarafları, Kıbrıs Sorunu konusunda esas olarak hareketlendiren Amerika’dır.
Kıbrıs görüşmelerinde, çok olumlu mesajlar gelirken, gerek Rum, gerekse Türk tarafı, çözümün önündeki en büyük engelin, MÜLKİYET sorununun çözümünde gerekli olan PARA olduğunu sık sık vurgulamaktadırlar.
Bu paranın bulunmasında en etkili olabilecek devlet AMERİKA’dır.
Amerika son bir haftadır, perde gerisinde, bu paranın bulunabileceğini, ilgili taraflara iletmektedir.
Son olarak, İngiltere Dışişleri Bakanı PHİLİP HAMMOUND da Manchester’de düzenlenen Muhafazakar Parti Kongresinde konuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu:
İngiltere Dışişleri Bakanı, “Kıbrıs’ta, mülkiyet meselesinin çözümü için ÇOK YÜKLÜ BİR MEBLAĞ gerektiğine inanıldığını , ancak iki ay önce, ABD Dışişleri Bakanı KERRY ile bu konuyu görüştüklerini”  AÇIKLADI.
Hammound-Kerry , Bölgede, ALIŞIK OLUNMAYAN uzun süreli bir ANLAŞMAZLIĞIN çözümü için, ZAHMETE DEĞECEĞİ görüşünde BİRLEŞTİKLERİNİ vurguladı.
Önümüzdeki ay içinde, ABD Dışişleri Bakanı Kerry’nin de Türkiye, Yunanistan ve Kıbrıs’a düzenleyeceği gezinin odağında, ÇÖZÜMÜN MALİYETİ olacağı şimdiden KESİNLEŞMİŞTİR.
Parayı verenin düdüğü de çalacağı UNUTULMAMALIDIR.