UKRAYNA KRİZİNE RAĞMEN: ABD dış politikasının Ukrayna krizine odaklandığı bir dönemde gerçekleşen görüşme, ABD’nin Kıbrıs sorununda çözüme ilgisinin bir yansıması olarak değerlendirildi
SORUN YAPICI YAKLAŞIMLA ÇÖZÜLÜR: Bakan Nami, ABD yönetiminin Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Kıbrıslı Türklerle diyaloğun sürmesinden yana olduğunu söyledi. Nami: 50 yıldır devam eden bu sorun ancak yapıcı bir tavırla çözümlenebilir. Liderlerin ortak açıklaması sürecin bundan sonra hızlı ilerlemesini sağlayacak olumlu bir zemin oluşturdu ve ortam yarattı
HAVADİS-ÖZEL
Üst düzey temaslarda bulunmak amacıyla ABD’ye giden Dışişleri Bakanı Özdil Nami, Washington’a varır varmaz çok önemli bir görüşme gerçekleştirdi. Nami, ABD Dışişleri Bakanlığı’nın 2 numarası ile yani Dışişleri Bakan Yardımcısı William Burns ile görüştü.
Görüşmeye Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Müsteşar Yardımcısı Eric Rubin ve Washington’da bulunan ABD’nin Lefkoşa Büyükelçisi John Koenig de katıldı. Nami’nin heyetinde ise Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Erhan Erçin, Washington Temsilcisi Ahmet Erdengiz ve Özel Kalem Müdürü Hüseyin Özel yer aldı. ABD’nin güçlü bir ekiple görüşmeye katılması Kıbrıs’a ve yeni başlayan sürece verilen önemi göstermesi bakımından dikkat çekti.
Diplomatik kaynaklara göre; batı, Kıbrıs sorununun çözümünü NATO-AB işbirliğini güçlendirmesi ve uluslararası arenada yaşanan ihtilaflarda daha etkin olabilme açısından önemsiyor. Özellikle Doğu Akdeniz’deki hidrokarbon rezervlerinin tespit edilmesi bölgesel iş birliğini teşvik eden ve Kıbrıs sorununun çözümlenmesine de ivedilik katan bir diğer unsur olarak dikkat çekiyor. Tüm bunlar Kıbrıs sorununun uluslararası platformda neden yeniden ön plana çıktığını da ortaya koyuyor.
Nami Havadis’e konuştu
Görüşmenin ardından Havadis’e konuşan Bakan Nami, ABD yönetiminin Kıbrıs’la ilgili gelişmeleri yakından takip ettiğini ve Kıbrıslı Türklerle diyaloğun sürmesinden yana olduğunu dile getirdi. Olumlu ve yapıcı bir toplantı gerçekleştirdiklerini ifade eden Bakan Nami, Kıbrıs Türk tarafının pozisyonunu net bir şekilde ortaya koyduklarını, özellikle 2004 yılında çözüme evet diyen Kıbrıs Türk tarafının daha fazla göz ardı edilmemesi gereği üzerinde durduklarını ifade etti.
Nami, görüşmede, adada bu kez her iki tarafın da evet diyeceği bir anlaşmaya varılması gerektiğini ancak bunun Kıbrıs Türk tarafının Annan Planı’nın gerisine düşeceği anlamına gelmeyeceğini de ortaya koyduklarını söyledi.
Kıbrıs’ta adil ve siyasi eşitliğe dayalı bir anlaşmaya varmanın mümkün olduğunu ifade eden Nami, ortak metnin özellikle bugüne kadar çözümlenemeyen egemenlik, vatandaşlık, kurucu devletlerin eşit statüsü gibi konuları bir sonuca ulaştıran yeni unsurlar içerdiğini kaydetti.
Nami, ortak açıklama metniyle yakalanan olumlu havanın özlü konularda da devam ettirilmesi halinde çözüm için önemli bir fırsatın değerlendirilmiş olacağını vurguladı.
“Sorun yapıcı bir tavırla çözümlenebilir”
Dışişleri Bakanı Özdil Nami, “50 yıldır devam eden bu sorun ancak yapıcı bir tavırla çözümlenebilir. Liderleri ortak açıklaması sürecin bundan sonra hızlı ilerlemesini sağlayacak olumlu bir zemin oluşturdu ve ortam yarattı. Her iki tarafta halktan ve örgütlerden gelen güçlü destek de artık çözüme yönelik farklı bir dönemin başladığını işaret etmektedir. Bizlere düşen görev gerek Kıbrıs’ın içinde gerekse Kıbrıs’ı çevreleyen konularda çözüme yönelik oluşan olumlu ortamı değerlendirmek ve 50 yıldır devam den bu soruna son vermektir” dedi.
Bu süreçte güven artırıcı önlemlerin iki halkın hayatını kolaylaştırıcı şekilde ele alınmasının faydalı olacağını ifade eden Nami, ancak bunun kapsamlı çözümün ana unsurlarını etkilememesi, tam tersine kapsamlı çözümü destekleyici ve hızlandırıcı bir şekilde olması gerektiğini vurguladı.
































