Geçen haftanın en önemli olayı Kıbrıs açıklarında 6. Parselde bulunan gaz rezervidir.
Kıbrıs Rum kesimi, tek taraflı parselleyip kiraladığı 13 parselden 6’ncısında önemli miktarda doğalgaz keşfettiklerini açıkladı. 6’ncı parsel, Türkiye’nin yetki alanıyla çatışan bölgede yer alıyor.
Bu gazı bulan şirketlerin AB ülkesi olan İtalya ve Fransa’ya ait dev şirketler olduğu mutlaka unutulmamalıdır.
Ukrayna-Rusya çatışması nedeniyle Rusya’ya bağımlı Enerji sorununda çıkış yolları arayan AB ‘nin
Kıbrıs gazına daha farklı yaklaşımları kesinlikle olacaktır.
Güney Kıbrıs’ın Enerji, Ticaret ve Sanayi Bakanı Natasa Pilidu, Yunan Radyo ve Televizyonu’na (ERT) doğal gaz konusunda açıklamalarda bulundu.
Pilidu, bu yeni keşfin, Güney Kıbrıs’’ın tek yanlı ilan ettiği “MEB” içerisinde gerçekleştirilen daha geniş keşifler çerçevesinde geldiğine dikkati çekerek, üçüncü bir keşfin söz konusu olduğunu belirtti.
Pilidiu Keşfin, 6’ncı parselde bulunduğunu, yanındaki 7’nci parselin de ruhsat sahibinin ENI-Total olduğunu özellikle vurguladı.
Pilidu, bulunan miktar temelinde, kendi görüşünün, doğal gazın Mısır’a taşınması şeklinde olduğunu da belirtti.
Pilidu açıklamasının devamında büyük miktarlar bulundukça olguların değişeceğini ve doğal gazın Güney Kıbrıs’a taşınmasını ortaya koyacağını ifade etti.
Pilidu, doğal gaz ihracatına ilişkin en realist zaman diliminin 2026-2027 dönemi olduğunu söyledi.
Pilidiu’nun açıklamasında önemli eksikler olduğunu baştan tesbit etmeliyiz.
Türkiye,Kıbrıs açıklarında bulunan veya bulunacak olan gaz yataklarının her iki toplumun yararına kullanılması gerektiğini, bu konuda sadece Rumların karar alma hakkı olmadığını devamlı vurgulamaktadır.
Türkiye bu vurguyu 1960 kuruluş antlaşmasına göre yapmaktadır.
Üstelik Türkiye 6.Parselde, kendisinin de hakları olduğunu uluslar arası kamuoyuna daha önce duyurmuştu.
Bu gazın Güney Kıbrıs girişimiyle çıkartılıp piyasaya sürülmesi Kıbrıs Türklerinin kabul edebileceği bir uygulama değildir.
Kıbrıs açıklarında bulunacak gazın AB ye taşınmasında Türkiye faktörü, yapılan çalışmalarda en ekonomik ve gerçekçi yol olarak açıklanmışken, Rumların Mısır alternatifine yönelmesi gerçekçi olmadığı gibi, yeni tartışmaları da tetikleyecek olan bir süreç olacaktır.
6.Parselde bulunan gaz, AB Türkiye işbirliğini, Kıbrıs’ta çözüm konusunu yeniden gündeme getirmeye aday önemli bir konudur.
Gaz ve dolayısıyla enerji, Ukrayna-Rusya çatışmalarıyla birlikte, tüm dünyada tartışılan ana konu haline gelmişken, Güney Kıbrıs yetkililerinin bu konuda tek söz sahibi olacağını düşünmek, gerçekleşmesi imkansızı istemekle eşdeğerdir.
6.Parsel ya Kıbrıs’ta çözüm yönünde yeni planlamaların yapılmasını tetikleyecek veya Doğu Akdeniz’de tehlikeli bir çıban başına dönüşecektir.
Ancak, esas eğilim olarak çözüm yönünde yeni çalışmaların başlatılma olasılığı daha yüksektir.
































