Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Al şu 200 lirayı…

CHP soru önergesi vermiş.
Soru bu!
Soruyor:
Kıbrıs’tan asker mi çekeceksiniz?

Sanki cevabını bilmezmiş gibi.
Çekmeyecek.
Tam aksine nereden estiyse Barbaros’u göndermedi mi?

Görüşmeler sürerken Barbaros’u niye gönderdin diye soru önergesi var mı?

Bir esnafla konuşuyorum.
-Tampon bölge isteniyor ne dersin?
-Tamam da bunlar girdikleri yerden çıkmaz!

Ne diyebilirdim ki?
Sonra devam etti:
-Askeri çekmenin tam zamanı.
Niye dedim.
-Jest olur.

Vatandaş saçma sapan konuşuyor işte.
Ciddiye alınacak bir yanı yok…

Ama, CHP yeni bir tezkere önerisi verdi:
Sadece Kobani’ye girelim, sonra çekileceğimizin de güvencesini verelim…
74’te de CHP vardı.
Girdi ve…

Kaç gündür sıcaklıklar 31çekiyor.
Yaz bitmiyor.
Bakalım CHP’nin soru önergesine ne yanıt verecek muallim.

Türk tarafından açıklama geldi:
“Kıbrıs Türk tarafı artık Rumların ön koşullarına tahammül edecek noktada değil. Haklılığımızı dünyaya anlatmalıyız. Türk gemisinin Rumlara tacizi yoktur.”

Çok doğru, yoktur.
Şimdi palamut zamanı…

Artık haklılığımızı anlatma mevsimidir.
Dünyaya açılıp kendimizi göstermeliyiz.
Anlayacaklarından eminiz.
Bütün gerçekleri söylemeliyiz.
Bizim hiçbir günahımız yokken İngiliz’in nasıl kanımıza girdiğini, nasıl Taksim diye yollara düştüğümüzü.
Amerika’nın bir dönem Enosis’i bile destekler duruma geldiğini.
Yüzlerine vurarak…

Ama yola çıkmadan önce, dünyanın bizi iyi tanıdığını da hesaba katmalıyız.
Şöyle:
İki Yahudi Tanrı’ya yalvarıyorlardı.
Birisi:
-Tanrım. Yarın ödemeye mecbur olduğum iki yüz lirayı nereden bulacağım? Bana yardım et.
Diğeri ise şöyle mırıldandı:
-Fabrikam için dört yüz bin liraya ihtiyacım var. Bana bir yol göster ey Tanrım.
Bir ara ikisi de dayanamayıp bağırarak yalvarmaya başlarlar.
Sonunda fabrika sahibi diğerini kolundan yakalayıp:
-Al şu iki yüz lirayı da hemen git. İki yüz lira için Tanrı’yı meşgul etme…