Bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütleri, Türkiye’de gazetecilerin ve HDP milletvekillerinin tutuklanmasını Lefkoşa’da yürüyüşle protesto etti
Türkiye’de HDP milletvekillerinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla, bazı siyasi parti ve sivil toplum örgütleri dün akşam Kuğulu Park’ta toplandı.
Lefkoşa’daki eylem için saat 18.30’da Kuğulu Park’ta toplanıldı ve ortak açıklama okundu.
Polis, eylemin gerçekleştiği Kuğulu Park ve Meclis önünde geniş güvenlik önlemi alırken, eylem alanına gelenlerin üzerleri polis tarafından arandı.
Kuğulu Park’ta toplanan bir gurup Meclise yürümezken, bazı Sivil Toplum Örgütleri Meclis önüne yürüdü.
Polis engeline takılan eylemciler, yeniden toplandıkları yere geri döndü.

Demirtaş ve HDP pankartı açtılar
Kuğulu Parkta toplanan eylemciler, HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP pankartı açarak tutuklananları alkışlarla protesto ettiler.
Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eşbaşkanı İlknur Işıl Türkmen, açıklamayı okudu.
Alkışlar ve sloganlarla protesto ettiler
Kıbrıs Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Eşbaşkanı İlknur Işıl Türkmen tarafından okunan açıklamada, “AKP ve Erdoğan yönetimi” eleştirilerek, Anadolu halklarının her gün yeni bir kâbusa uyandırıldığı savunuldu.
“AKP iktidarı ile daha merkeziyetçi bir dikta rejimi kurmaya çalışan TC egemenleri Anadolu halklarının üzerinde daha fazla şiddet, daha fazla sömürü ve baskı getirmektedir” iddiasında bulunulan açıklamada, özetle şunlar öne sürüldü:
“Onlarca gazete, TV ve radyo kanalının kapatılması gazetecilerin tutuklanması, LGBTİ bireylere, emek ve demokrasi örgütlerine yönelik gittikçe artan şiddet, HDP’li belediyelere ve son olarak Amed-Diyarbakır Belediyesi’ne yönelik baskılar ve halk iradesine hiçe sayarak kayyum atamaları ve en son geçtiğimiz hafta 6 milyonun oyu ile seçilen HDP liderlerinin, milletvekillerinin ve yöneticilerinin göz altına alınarak tutuklanmaları, AKP’nin başkanlık rejimi bahanesiyle yürüttüğü faşist uygulamaların doruk noktasına ulaştığının bir göstergesidir.”
TC rejiminin, Kıbrıs’taki bir çözümün garantörü olmasının istenmesinin de endişe ve kaygı verici olduğu öne sürülen açıklamada, “Kıbrıs’ta çözümün ve barışın garantisi, Türkiye’de savaşın ve zulmün garantörlüğünü yapan AKP iktidarı mı olacaktır?” diye soruldu.
Türkiye’de yaşanan baskıların, şiddetin ve yasaklamaların, geçmişte olduğu gibi gelecekte Kıbrıs’ta da yaşanabileceğinin farkında olunduğu ileri sürülen açıklamada şunlar savunuldu:
“DAÜ’de konferans vermekte olan AKP’li bir milletvekiline onu teşhir edici bir soru sormasından dolayı öğrenci arkadaşlarımız, önce ülkücü faşistlerin saldırısına uğramış ardından ise TC’den emir alan polis güçleri tarafından evleri basılarak aranmış ve tutuklanmışlardır. Bu gelişmeler TC faşist yönetiminin yerli işbirlikçileri ile birlikte ülkemizin kuzeyinde de gerekli olduğu anda faşist uygulamaları devreye koyduğunun açık göstergeleridir. Türkiye’de AKP faşizmine karşı direnen tüm emek, demokrasi ve barış güçleri ile dayanışmamızı, Kıbrıs’ın kuzeyinde de AKP iktidarına karşı birlikte mücadeleyi yükselterek dayanışmamızı gösteriyoruz.
Ve evet farkındayız hiçbir diktatör korku ve şiddet ile varlığını sürdüremez, evet biliyoruz, korku bulaşıcıysa, cesaret de bulaşıcıdır ve evet başka yolu yok, mutlaka kazanacağız”
































