AvrupaDünyaTürkiye

AKP’den Çipras’a tepki

Türkiye, Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya devam ederse finansal yaptırımlar olabileceğini söyleyen Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras’a AK Parti’den tepki geldi.

AKDENİZ-PA Türk Grubu Başkanı Atay Uslu, “Biz uluslarararası kara sularda tüm haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz” derken, AK Partili Tuğrul Türkeş de bu açıklamaları ‘hadsizlik’ olarak niteledi.

Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama çalışmalarına başta Kıbrıs Rum Yönetimi olmak üzere AB ve ABD’nin itirazları devam ediyor. Rum yönetimi, Fatih sondaj gemisinin Doğu Akdeniz’de yaptığı araştırmaları “işgal” olarak değerlendirirken, bir açıklama da Yunanistan Başbakanı Alexis Çipras’tan geldi.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre Alpha haber ajansına konuşan Çipras, Doğu Akdeniz’de doğal gaz aramaya devam etmesi halinde Türkiye’ye ekonomik yaptırımların uygulanacağını belirtirken, “Eğer bu strateji devam ederse, finansal tedbirler ve yaptırımlar olabilir. Bu uygulamalara devam etmek yerine Türkiye, uluslararası hukuka ve anlaşmalara saygı göstermeli, diyalog masasına oturmalı” dedi.

Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini de “Türkiye’yi Kıbrıs’ın egemenlik haklarına saygı göstermeye çağrıyoruz” demişti.

Çipras’ın ‘finansal yaptırım tehdidine’ tepki gösteren AK Partili isimler, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de uluslararası hukuk kuralları çerçevesinde hareket ettiğinin altını çizdiler.

‘HAKLI OLDUĞUMUZ NOKTADA GEREĞİNİ YAPMAYA DEVAM EDERİZ’

Sputnik’e konuşan Akdeniz Parlamenter Asamblesi (AKDENİZ-PA) Türk Grubu Başkanı, AK Parti Antalya Milletvekili Atay Uslu, “Biz uluslararası kara sularda tüm haklarımızı, milli ve yerli haklarımızı kullanmaya devam edeceğiz, uluslararası hukuk bize hangi hakları tanıdıysa onların tamamını net bir şekilde ülkemizin yararına, menfatine kullanırız” dedi.

Çipras’ın bu sözlerle kendi iç politikasına yönelik bir mesaj verme çabasında olduğu görüşünü ileten Uslu, “Haklı olduğumuz noktada gereğini yapmaya devam ederiz. En başından beri, menfaatimizlerimiz ne gerektiriyorsa onu yaparız, hükümetimiz ilk günden beri böyle hareket ediyor, böyle hareket etmeye de devam ederiz” diye konuştu.

Uluslararası ilişkilerde diplomasinin önemini de vurgulayan Uslu, “İlişkiler diplomasiyi gerektiriyorsa bunu da kullanırız. Burada Yunan Başbakanı herhalde kendi iç siyasetine mesaj vermek için bu dili kullanıyor, diye düşünüyorum” dedi.

‘HADSİZLİK’

Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi Türk Grubu Üyesi, AK Parti Ankara Milletvekili Yıldırım Tuğrul Türkeş de, Çipras’ın açıklamarını ‘hadsizlik’ olarak niteleyerek, “Maalesef uluslararası arenada, ‘hukuk’, ‘uluslararası ilişkiler’, ‘haddini bilmek’ gün geçtikçe zayıflayan kavramlar haline geldi. Bu açıklama da bu silsilenin bir devamıdır” dedi.
“Türkiye Cumhuriyeti ciddi bir devlettir, yasal dayanağı olmayan hiçbir şeyi yapmaz” diyen Türkeş, “Eğer Doğu Akdeniz’de enerji aranıyorsa bunun mutlaka hukuki dayanakları ve gerekçeleri, çalışma imkanları hukkuki çerçeve içindedir. Sayın Çipras’ın danışmanlarına sorup ‘Türkiye nasıl bir ülkedir ve nasıl çalışır’ı öğrenmesinde fayda görüyorum” tavsiyesinde bulundu.

‘AB’NİN SIRTINDAN GEÇİNEN BİR BİR ÜLKENİN EKONOMİK YAPTIRIM TEHDİDİ İLGİNÇ’

Yunanistan ekonomisi göz önüne alındığında bir finansal yaptırım tehdidinin de ‘ilginç’ olduğunu ifade eden Türkeş, “Kendisi AB’nin sırtından geçinen ve AB’nin toleransına güvenerek yaşayan bir ülkenin yöneticisinden böyle bir açıklama duymak ilginç. Kim yapacak yaptırımı? Çipras kendi ülkesinin ekonomisini derleyip toplasın başkasını ekonomi ile tehdit etmeye kalkmak yerine, tam bir hadsizlik örneği” diye konuştu.

‘SİZ YAPARSANIZ BİZ DE YAPARIZ’ DEDİK’

Öte yandan, Kıbrıs Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay ile Ulusal Birlik Partisi (UBP) Genel Başkanı Ersin Tatar, Türkiye ve KKTC’nin Doğu Akdeniz’de doğal gaz arama çalışmalarına tam destek verdiklerini belirtti. Türkiye ile KKTC’nin sondaj faaliyetinde çatışmacı anlayışı olmadığını kaydeden Özersay, şunları söyledi:

“Birkaç yıldır istikrarlı bir şekilde KKTC ve Türkiye Cumhuriyeti, uyarılarda bulundu. Eğer deniz yetki alanlarını tek yanlı olarak belirlerseniz bizler de bunu yapacağımızı söylemiştik. Kıta sahanlığı sınırlandırma anlaşmasını yapmıştık, 2011 yılında. Siz eğer şirketlere bu alanlar içinde lisans verirseniz biz de veririz, demiştik. Türk Petrolleri Anonim Şirketi’ne yetki verdik. Sismik arama yaparsanız biz de yaparız, dedik. Biz de sismik araştırma yaptık. Siz eğer kazarsınız biz de kazmaya başlarız, demiştik. Şimdi o aşamaya geldik. Çatışmacı bir anlayışı da yoktur hem KKTC’nin hem de Türkiye’nin. Bizler ‘Buralarda kazı yapmayacaksınız’ demek yerine ‘Siz yaparsanız biz de yaparız’ dedik. Türkiye’nin kendi kıta sahanlığı saydığı bir bölgede, Rum kesimi kazı yaparsa Türkiye, buna müsaade etmeyecektir. Nitekim İtalyan şirketinin kazı yapmasını engelledi. Biz uluslararası toplumu ve Rum tarafını aklıselime davet ediyoruz. Gelin, bu çalışmaları birlikte yapalım; paylaşalım. Bu kaynaklar sadece Kıbrıslı Rumlara değil, Türklere de ait. İki ülkenin bu konuda konuşmasında, bir tanıma tanımama endişesi taşıyanlar var. Uluslararası şirketler üzerinden oturalım, konuşalım. Uluslararası şirketler aracılığıyla bu ilişkiyi kurar ve sonuç alırız. Bu durumun KKTC ile Güney Kıbrıs arasında istikrar getirecek ilişkinin başlatacağına inanıyorum.”

‘HAK VE ÇIKARLARIMIZI KORUMAMIZ LAZIM’

Türkiye ile yakın ilişki içinde olduklarını belirten Tatar ise “Türkiye ile birlikte hareket eden partiyiz. Türkiye’nin sondaj çalışmalarına destek veriyoruz. Kıbrıs’taki egemenlik hakları sadece toprakta değil denizde ve havada da vardır. Hak ve çıkarlarımızı korumamız lazım. Sadece toprak değil, denizdeki haklarımızı korumamız lazım. Bölgesel lider olarak Türkiye, bu bölgede etkin olmak durumundadır. Buraları başkalarına kaptıramayız. Doğu Akdeniz, esasında bir göldür, Türk gölüdür. Buralara sahip çıkmak görevimizdir” dedi.

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı