Ne oldu?
- Akıncı ne dedi da Anastasiades, “Bu yeni bir şey. Gidip değerlendirmem lazım. Beşli zirve için de Yunanistan ile bir araya gelmem lazım” ?
Nasıl bir açılım?
Anastasiades gelmeden, Rum gazetecilere, “Beklemediğimiz bir sürpriz yapabilir Türk tarafı” demiş…
Ve merak ediliyordu…
Bir beklenti vardı.
Rum tarafında.
BM bürokratlarını da şaşırtan bir hazırlık yaptı Türk tarafı.
Defa defa krize girdi süreç…
Dağıldılar…
Tekrar toplandılar…
Zaman zaman Akıncı’nın…
Zaman zaman Anastasiades’in önerileri ile ilerlemeler sağlandı.
Kriz aşıldı…
Ve son gün…
İlk iki gün dört başlık (AB, mülkiyet, ekonomi, yönetim ve güç paylaşımı) görüşüldü ve ilerlemeler sağlandı.
Devamındaki iki gün, toprakta kriter…
Uçurum…
Taraflar toprakta kriter tekliflerini yaptılar.
Bu belki de Mont Pelerin zirvesinin en önemli adımı oldu.
İki teklif bir çalışma kağıdında topladı..
Kırmızılar…
Maviler…
Başlık dışında siyah yok.
Yani uzlaşı için zemin kaygan…
Geriye ne kaldı…
Yarım gün…
Ve bu yarım günde toprakta ilerleme ve beşli konferans için tarih beklentisi…
Rum tarafı konferans tarihi vermemek için direndi.
Bu direnç devam ederken…
Mustafa Akıncı masaya toprak konusunda açılımlar içeren, “kriterleri uzlaşı noktasına taşıyacak öneriler” yaptı.
Bu açılım, harita değildi.
Anastasiades “evet” diyemedi
Kriterlerle ilgili yakınlaşmaya katkı sağlayacak öneri masaya kondu…
İçerikle ilgili bilgim yok.
Sadece Sözcü Barış Burcu’nun söylediğini biliyoruz net bir şekilde:
- Kriterlerde uzlaşıyı sağlayacak önerileri masaya koyduk…
Anastasiades ve ekibi, bu saatten sonra yeni bir tartışma içerisine girdi.
Ara verildi.
Yeniden toplanıldı…
Anastasiades önerilere “evet” diyemedi.
Bu arada “evet deme” diye kilise ve güneydeki statükocuların baskısı hissedildi.
“Ulusal Konseyi topla” dediler.
Oğul Papadopulos eleştirinin dozunu artırdı:
“Bize sormadan tarih veremezsin” dedi.
Anastasiades bundan etkilendi…
Ve masaya buz gibi bir hava estiren teklifini yaptı:
- Bir hafta ara verelim. Toprak konusunda ülkemde, beşli konferans tarihi konusunda da Yunanistan’da görüşme yapmam gerekecek…
Nitekim…
Yine ara verildi.
Türk heyeti cevap için tartıştı…
BM devreye girdi.
Rum tarafı sürece Lefkoşa’da devam etmek istedi….
Türk tarafı, kapalı bir oturumla sürecin devamından yana oldu.
Sonuçta BM bir açıklama yaptı.
“Anastasiades’ in isteği ile sürece bir hafta ara verileceğinin” altını çizdi.
20 Kasım’da liderler yeniden Cenevre’ye davet edildi.
Rum tarafının isteği üzerine atılan bu adım, BM tarafından da kamuoyuna duyuruldu.
Başarısızlık değil…
Bakınız…
“Bir haftalık” araya bakıp, “süreç çöktü, Rum tarafı çaydı, neden Rum’un istediğine evet dedik” diyenleri gördük.
Hayır süreç çökmedi…
Hayır Mont Pelerin’de bir başarısızlık Yok…
Evet, dört başlıkta ilerlemeler var…
Evet, toprakta kriterler artık bir çalışma kağıdında…
“Bir haftalık araya” bakarak, “Mont Pelerin başarısızlıkla sonuçlandı, süreç çöktü” demek…
Haksızlıktır…
Çözüm beklentisi olanlar “enseyi karartmasın...”
Çözüm karşıtları da “sevinç naraları” atmasın.
Evet, toprakta kriter uzlaşısı Yok…
Harita masada değil…
Beşli konferans için tarih Yok…
Ama…
Bir hafta sonra liderler yeniden bir araya gelecek….
Mont Pelerin zirvesi, planlandığı şekilde sonuçlandırılmak üzere, yeniden toplanacak.
Sadece bir hafta ara…
1 haftada ne olur?
Anastasiades, iki adım için istedi.
Önce Ulusal Konsey…
Sonra Yunanistan ziyareti.
Ulusal Konsey’de “toprak…”
Yunanistan’da ise “beşli zirve tarihi” görüşecek…
Mustafa Akıncı bu sürede hükümeti bilgilendirecek…
Belki meclisteki siyasi partileri bilgilendirerek…
Belki Meclis kapalı oturum yapacak…
Türkiye ile temas kurulacak belki…
Ama günün sonunda masa bir hafta sonra yeniden kurulacak.
Ve masa, Mustafa Akıncı’nın önerisi üzerinden şekillenecek…
Anastasiades siyasi yaşamının sonunda en önemli noktada:
- Ya birleşik bir Kıbrıs’ın Cumhurbaşkanı adayı ve ilk Başkanı olmak için irade gösterecek…
- Ya da bölünmüş bir Kıbrıs’ta siyaset yapmaya devam edip, sorunu çözemeyen liderler arasına ismini yazdıracak.
Gelinen aşama budur…
Liderlerin işi zordur…
Bir haftada dağarcık nasıl dolacak?
Şu tespiti yapmak gerek…
1- Anastasiades ve ekibi, BM heyeti üzerinde hayal kırıklığı yarattı. BM heyeti ile ciddi tartışmalar yaşandığı kulislere sızdı.
2- Rum tarafı her aşamada ya medyası üzerinden bir tartışma yaratarak masayı yordu, ya da ara verdi.
3- Akıncı’nın Ankara’dan bağımsız toprak görüşemeyeceğini düşündü ve son öneri ile çaresiz kaldı.
Sonuçta… basın yolu ile manipülasyonlar sökmez. Masa, iyi bir hazırlık ve irade ister.
Aksi halde, hazırlık ve irade olmayınca..
işte böyle bir hafta ara gerekir… afallar… şaşırırsınız.
Sadece özel danışman Eide ile değil, BM’nin teknik personeli üzerinde da bu intiba yaratıldı. “Müzakere heyeti dibe vurdu” desek abartmayız…
Türk tarafı ise, bunun üzerine gitmedi.
Barış Burcu’ya ısrarla sorduk.
O hep, “müzakere heyetinin emeğini görmezden gelmedi…”
Ancak…
Ben henüz, “Cenevre’ye Rum tarafının nasıl be hangi açılımla” geleceğini merak ediyorum.
Bir haftada o dağarcık nasıl dolacak…
































