En Üst

22 Kasım 2017

Akça-Yorgancıoğlu görüştü

Haber İçi Üst
Haber Yazı İçi

 

İlk günden beri tartışılıyor.

Soru şu:
– Hükümet 2013-2015 Sürdürülebilir Ekonomiye Geçiş Programı konusunda ne yapacak?
Sibel Siber’in Başbakanlığı döneminde programa bağlı kalınacağı belirtilmişti.
Ardından “istikrarlı bir hükümet” olmaya aday CTP-DP Hükümeti kuruldu.
DP açısından bir problem yok.
Ancak, CTP ne yapacak?
Bu merak konusuydu.
Ardından kısa sürede CTP-DP Hükümeti de niyetini beyan etti.
“Programa aynen devam edilecek…”

Önce yazı, sonra telefon
Hükümetin değişiminin ardından, Türkiye kanadı, KKTC kanadının tavrını merak etti.
Sonuçta, Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakan Yardımcısı düzeyinde imza attığı bir protokol söz konusuydu.
TC- KKTC İşbirliği Protokolü…
Uygulayıcılar belli.
TC adına protokolü takip eden Teknik Heyet Başkanı, KKTC Teknik Heyet Başkanı’na bir mektupla ulaştı.
“Uygulama niyeti ne?” diye sordu.
KKTC adına da Teknik Heyet Başkanı karşı mektup yazarak, “tarihlerde seçimler nedeniyle bir takım kaymalar olsa da, programın uygulanacağını, tarihler konusunda yeniden uzlaşı talep edildiğini” iletti.

Ve telefon diplomasisi…
Bu yazışmada, “Hayır bu protokol uygulanmayacak” diye bir ibare yer almadı.
Bunun üzerine…
Artık sır değil…
TC Lefkoşa Büyükelçisi Halil İbrahim Akça, Başbakan Özkan Yorgancıoğlu’nu aradı.
“Bize ulaşan yazılı metinde programın uygulanacağı belirtiliyor. Uygulayacak mısınız?” diye soruldu.
Maddelerle ilgili revizyon talebi de yoktu mektupta…
Akça bunu da sordu Başbakan’a…
Başbakan mektupta yazılanların bilgisi dahilinde olduğunu belirtti ve “Seçimler nedeniyle kaymalar var. Tarihler teknik komitelerce yeniden revize edilsin” talebini yineledi.
– Kıb-Tek ile ilgili “özelleştirmeye hazırlık” süreci ile ne konuşuldu?
– Başbakan Kıb-Tek ile ilgili revizyon talebinde bulundu mu?
Bu soruların cevabı bende yok.
Bildiğim programla ilgili sadece tarihlerde uzatma talep edildiği ve içerikle ilgili bir revizyon talebi istenmediği.
Bu konuda CTP adına en net mesajı genel sekreter Asım Akansoy verdi: Kıb-Tek ile ilgili revizyon talebimiz var.
Hükümet bu konuda kamuoyuna yeterli bilgiyi vermedi henüz.
CTP Genel Merkezi, hükümet işlerinde ne kadar etkili, o da ayrı bir konu.
Bildiğim, TC Lefkoşa Büyükelçisi ve KKTC Başbakanı, önce teknik ekipler düzeyinde yazılı, ardından da telefonla sözlü olarak “Programın uygulanmaya devam edileceği ve sadece tarihler konusunda revizyon talebi olduğunu” teyit ettiler.

Neden konuşma gereği duyuldu?
– Peki, Büyükelçi Akça, telefoniyen Başbakan’a neden ulaştı?
– Neden protokolle ilgili revizyon talebi olup olmadığını sorma gerekçesi hissetti?
Kendimce cevaplayabilirim…
Siz her Allah’ın günü gazete-radyo ve televizyonlarda “Bu program uygulanmayacak” derseniz…
Programda yer almasına rağmen, “özelleştirme olmayacak” derseniz…
“Bazı maddelerde revize isteyeceğiz” derseniz…
Ardından da yazılı olarak, “sadece tarihlerde revize” isterseniz…
Bunu üst düzeyde teyit ihtiyacı ortaya çıkar.
Büyükelçi bir de “sözlü teyit” alır.
Belli ki hükümetin kafası bu konuda net değil.
Doyurucu bir açıklama yapılmadığı sürece de zan altında kalmaya devam edecek…

 

Toprak konusunda herkes eteğindeki taşı döksün

Taşınmaz Mal Komisyonu ile ilgili gelişmeleri birkaç gündür sizlere aktarmaya çalışıyorum. Önemli bir konu.
En azından birçok insan için.
Ama belli ki CTP-DP Hükümeti için bir önemi yok.
Milletvekili olsaydım eğer, bu konuya önem verirdim.
Birileri “rantını sürüyor”, devlet eliyle bu yapılıyor ama birçoğuna göre bu sadece “Havadis Gazetesi’nin abartması…”
Olabilir.
Ama dediğim gibi…
Taşınmaz Mal Komisyonu’nun “Türkleştirdiği” alanlara bakarak bir sonuca varabiliriz.
İçişleri Bakanlığı sadece bu kayıtlara baksın.
Bir de, “uzlaşı ile toprak almak” isteyen Türk yatırımcılar var.
Onlarla ilgili de “adamına göre adım” atıldığı iddiaları var ki, hafta içerisinde bu konuların üzerine gitmeye devam edeceğiz.
Ciddi bir duyarlılık oluştuğu kesin.
Mail yoluyla gelen bir mektup.
Sizlerle paylaşmak istiyorum.
Bir hukukçunun olaya yaklaşımı, önemlidir.
İşte o mektup:
“Hüseyin dostum, gazetede dün yayımlanan Taşınmaz Mal Komisyonu ile ilgili haberin, son yılların en büyük gazetecilik başarısıdır… Abartmıyorum… Gerçekten çok tebrik ederim!!! Yazını okur okumaz kutlamak için telefonla aradım ama ulaşamadım…
Bilmiyorum tam olarak farkında mısın ama KKTC tarihinin en büyük ve en organize mafya olayını kuyruğundan yakalamışsın…
İyi bir hukukçuyum ve bir olayı görünce bunun boyutunun ne kadar derinlere ulaşabileceğini sezebiliyorum… Bu olay KKTC tarihinde yaşanan en büyük skandallardan biri olmaya adaydır… Ortada müthiş bir rant vardır…
Elbette şimdilik skandal iddia düzeyindedir… Ancak olayı kazımaya cesaret edersen, tahayyül dahi edemeyeceğin bir skandallar zincirine ulaşabileceğini seziyorum…
Bu komisyon, temel olarak iyi niyetle kurulmuştur. Amaç, Rumların AİHM’de açtığı davaları bir baraj kurarak savuşturmaktır… Ancak olayın içine Türkiye’nin koymuş olduğu milyonlarca dolarlık fonlar olunca, birilerinin kulağına kar suyu kaçmış gibi duruyor.
Annan Planı veya muhtemel bir çözüm planında, Kuzey’de Rum mallarını elinde tutanlar, kendi taşınmazının tazminatını kişisel olarak kendileri ödemek zorunda kalacaklardı… İddialar doğruysa, birileri bu komisyonu, Rum mallarının yıkanıp ‘Türkleştirilmesi’ ve bedelinin de Türkiye’ye ödettirilmesi konusunda kullanmış…
Sorduğun sorular güzel… Ancak bu skandalı daha bütünsel ve ardındaki ‘organize’ gücü de ortaya çıkaracak sorular sorulabilir…
Tekrardan, kutlarım…”

Devam edeceğiz
Mal konusu bu ülkede, birçok insanın üzerinde konuşmayı bıraktığı bir konu.
“Alan aldı, satan sattı” diyebilir miyiz?
Deriz ama… Yazık olmaz mı?
Bu nedenle, herkes eteğindeki taşları döksün.
Ben dökmeye devam edeceğim.
Bu konuda söyleyecek sözü olan herkesle de bir araya gelmeye hazırım…
Bu açık bir çağrıdır.

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis danışman canlı bahis, maç tahmini, yeni giriş adresleri, bahis kritik, bahis