Birçok ülke için sonbahar yeni eğitim yılının başlangıcını ifade eder. Ama ülkeler arası eğitim farkı oldukça dikkat çekicidir. Y ani ABD’de okula gitmek ile Şili, Rusya veya İzlanda’da okula gitmek birbirinden farklıdır.
Peki, okul süresi en kısa olan ülke hangisi? Okul araç gereçleri için en fazla para harcayan aileler hangi ülkede? Hangi ülkede ortalama eğitim süresi 23 yılı buluyor?
Temel eğitim malzemelerine ne kadar harcanıyor?
ABD’de okullar açılırken ortalama bir ailenin çocuğu için yaptığı okula dönüş masrafı 685 doları buluyor.
Bu rakam 2005’ten bu yana 250 dolarlık bir artışı ifade ediyor. 2018’de bu ülkede ailelerin yaptığı toplam okula başlama masrafının 27,5 milyar dolar olması bekleniyor.
Üniversite eğitimi de dahil edildiğinde bu rakam 83 milyar dolara ulaşıyor.
Bu masraflar içinde en büyük kalemi, ortalama 299 dolar ile bilgisayar oluşturuyor. Ardından 286 dolar ile üniforma ve giysi, 271 dolar ile tablet ve hesap makinesi gibi elektronik gereçlere yapılan masraflar geliyor.
Defter, kalem, kitap vb. temel malzemeler için yapılan harcama ise ortalama 112 dolar.
Danimarka’da okulda geçirilen süre ortalamadan 200 saat daha fazla
33 gelişmiş ülke arasında ilkokul öğrencilerinin okulda geçirdiği zaman bakımından Rusya en sonda geliyor.
Uluslararası ortalama 800 saat iken Rusya’da ilkokul öğrencileri yılda sadece 500 saat okulda geçiriyor.
8 aylık bir eğitim yılı açısından bu, günde 5 saatlik eğitim anlamına geliyor.
Ama bu durum eğitim düzeyi bakımından Rusya’yı olumsuz etkilemiyor. Burada okuma-yazma oranı yüzde 100’e yakın.
Danimarka ise diğer uçta yer alıyor. Bu ülkede ilkokul öğrencileri yılda toplam 1000 saatlerini sınıfta geçiriyor. Bu Rusya’ya kıyasla iki ay daha fazla okul demek. Ayrıca burada okul daha geç saatte kapanıyor.
Danimarka’nın eğitim bakımından listede ilk beşte yer almasında belki de bu uzun okul sürelerinin de payı var.
Eğitimin en pahalı olduğu yer Hong Kong
Hangi ülkede okula gittiğine bağlı olarak toplam eğitim masrafları arasındaki fark 100 bin doları bulabiliyor.
Okul ücretleri, kitap, ulaşım, konaklama gibi kalemler toplandığında ilkokuldan üniversiteye kadar toplam masraflar bakımından Hong Kong açık arayla en pahalı yer olarak çıkıyor karşımıza.
Hong Kong’da aileler bir çocuğun eğitimi için burslar dışında ceplerinden ortalama 131 bin dolar harcıyor.
Birleşik Arap Emirlikleri ise 99 bin dolar ile ikinci sırada yer alıyor. Ardından 71 bin dolar ile Singapur, 58 bin dolar ile ABD geliyor.
Amerika’da artan üniversite giderlerine rağmen ailelere düşen masraf oranı yüzde 23. Fransa’da ise ailelerin eğitim süreci boyunca toplam katkısı 16 bin dolar civarında.
Çevre üzerindeki etkiler
İcatlarının üzerinden 400 yıl geçmiş olsa da bugün bir yılda üretilen kurşun kalem sayısının 15-20 milyarı bulduğu tahmin ediliyor.
ABD’de kurşun kalemin ana malzemesi sedir ağaçları. Kalem ucu grafit ise Çin ve Sri Lanka’da çıkarılıyor. Dünyada kurşun kalem üretimi için yılda 60-80 bin adet ağaç kesiliyor.
Avustralya’da öğrenciler ömrünün dörtte birini okulda geçiriyor
Bir noktada eğitimin artık sona ermesi ve hayata atılmak gerekiyor. Ama Yeni Zelanda ve İzlanda gibi ülkelerde eğitimin tamamlanması 20 yılı buluyor. Avustralya ise 22,9 yıl ile başı çekiyor. Nijer’de yedi yaşında okula başlayan öğrencilerin ortalama eğitim süresi ise sadece 5,3 yıl.(Kaynak: bbc.com/turkce)
Grev yapan vay, yapman vay!
KTÖS ve KTOEÖS hafta içinde Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı önünde bir eylem gerçekleştirdi ve eğitimdeki sorunların çözülememesi nedeniyle bakanlığa siyah çelenk bıraktı. Haksız da sayılmazlar. Hala ilköğretimde 23 okulda öğretmen eksikliği var. Ortaöğretimde ise birçok okulda öğretmen, müdür, muavin, bölüm şefi, atölye şefi, sekreter, hademe eksikliği olduğu biliniyor. Okullar açıldığından beri okullarda kitap yoktu. Hafta içinde basılan bazı kitapların okullara gönderilmeye başlandığı söyleniyor. Yani okullar açılalı bir ay oldu; Öğretmen yok, kitap yok. Gel da doğru dürüst bir eğitim yap böyle bir ortamda…
Tüm bunlar karşısında vatandaş da diyor ki “UBP hükümette olsaydı öğretmen sendikaları her gün grev yapacaktı, şimdi niye yapmazlar”. Bu konuya geçtiğimiz hafta içindeki eylem sırasında cevap veren Şener Elcil; Son dönemde eğitim sendikalarına yönelik “eylem yapmıyorlar” gibi bir eleştiri olduğunu ve bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını, birileri istiyor diye eğitim sendikaları olarak velilerle karşı karşıya gelmeyeceklerini, eğitim hakkını almak için ailelerle birlikte hareket edeceklerini söyledi.
İyi güzel vatandaş soruyor öğretmen sendikaları niye eylem ya da grev yapmaz diye da, kendileri niye yapmaz diye sormak geliyor içimden… Yani memleketin okullarında bir aydır kitap yok bazı okullarda öğretmen yok, ailelerden tıs yok. Herkes evde, orada burada konuşuyor ama tepki orada kalıyor. Örgütlü bir tepki yok. Mesela Okul Aile Birlikleri nerde?
Velilere sesleniyorum. Çocuklarınızın öğretmeni yok, kitapları yok. Eylem yapmak için öğretmen sendikalarını mı bekleyeceksiniz?
Yoksa herkes kabul etti mi? “Türkiye 10 milyon TL eğitimden, 2 milyon TL da kitap basımından kesti, onun için yapacak bir şey yok” mu diyeceğiz. Hükümet edenlerin öğrenilmiş çaresizlik içerisine girmesi kabul edilemez. Türkiye bu parayı son gün kesmediğine göre, daha önceden önlem alınması gerekirdi. Eğitimde ve sağlıkta tasarruf olmaz. Hükümet başka taraftan kesip bu tarafa aktarması gerekirdi. Mesela Meclis Başkan Yardımcısı Zorlu Töre’nin bir aylık izaz ikram, araç benzin, şoför ek mesai, araç arıza gibi masraflarının 20 bin TL olduğu söyleniyor. 20 bin TL ile bir okul bir yıl idare eder. Varsın Zorlu Töre cenazelere ve camiye kendi arabası ile gitsin.
Geçen gün sendikacı bir dostumla sohbet ederken sitem etti; “Grev yaparık vay, yapmayık vay” dedi. “Grev yaparık, aman çocukların eğitim hakkını ellerinden aldık diye şikayet edilir. Grev yapmayık, niçin yapmayık diye gene şikayet edilir. Biz da anlamadık napacağımızı” dedi ve beni aldı bir düşünce…
Yani çocukların elinden eğitim hakkını grev yapan sendika mı alır, yoksa okula kitap ve öğretmen göndermeyen hükümet mi? Yoksa buna ses çıkarmayan aileler mi?
Sizce hangisi çalar çocuklarımızın eğitim hakkını? Hepimiz da suçluyuz işte. Öyle ya da böyle kiminin daha çok kiminin daha az. Bu çocukların günahları boynumuza…
********
Ülke zor bir dönemden geçiyor. Öyle anlaşılıyor ki eğitim ile ekonomi arasındaki ilişki bayağı derinmiş. Görüldüğü gibi para yoksa eğitim aksıyor. 21’inci yüzyılda eğitim masraflı bir iş. Hem aileler hem de hükümetler adına…
Yalnız sendikaların hükümete verdiği süre ve tolerans bitti. KTÖS yarına kadar eğitimdeki sorunlar çözülmemesi durumunda Salı gününden itibaren eylemlere başlayacağını duyurdu. Umarım sağduyu ve hoşgörü kültürü galip gelir ve eğitim yılının en azından bundan sonraki dönemini sorunsuz geçiririz.
Çünkü önemli olan çocuklarımızdır.
































