Havadis’in manşetindeydi.
Cumhurbaşkanı adaylarına mal beyanında bulunulması çağrısı yapıldı.
İlk mal beyanında bulunan Kudret Özersay olmuştu.
Havadis muhabirlerine konuşan diğer adaylar da en erken zamanda mal beyanı yapacaklarını açıkladılar.
İyi bir gelişme.
Doğru olanı yapacaklar.
Ve en erken zamanda yapmalarını dört gözle bekleyeceğiz.
Bu konunun sadece biz değil vatandaş da takipçisidir.
Öyle ya kamuda çalışan on binlerce vatandaştan mal beyanında bulunmaları isteniyor.
Bu yasal zorunluluktur.
Vatandaşlar gibi vatandaşın vekaletini yani oyunu isteyenler de mal beyanında bulunmak zorundadırlar.
Sanırım bu seçimin odak noktası mal beyanı olacaktır.
Şimdiden yorum yapmayalım.
Adayların verdikleri sözleri yerine getirmesini bekleyelim.
Bütün dikkatlerin üzerilerinde olduğunu bilmelerini de belirterek.
Sadece kendilerinin değil, aile boyu nasıl kazandıklarını ve nasıl servet sahibi olduklarını da talep ederek.
***
Yine Havadis’in manşetindeydi.
Bitmek bilmez iş kazaları.
Neredeyse her ay bir insanımızı iş kazalarına kurban veriyoruz.
Tamamen ihmal ve özensizliğin eseri olarak.
Gazetede yer alan fotoğraf her şeyi apaçık ortaya koyuyordu.
İnşaatı denetleyen görevliler ve başlarında koruyucu kaskı olamayan işçiler.
Denetlemenin “göstermelik” yapıldığı izlenimi yaratan muazzam bir belge.
Emeğin en yüce değer olduğunu kendine şiar edinen ve kendini sosyalist olarak tanınan bir parti hükümetin büyük ortağıdır.
Üstelik bu alan da kendi sorumluluğundadır.
Böylesi bir partinin emekçiden yana tavır alması normaldir ve beklenendir.
Fakat bizde beklenen olmaz. Anormal olan gerçekleşir.
Emekçiler çağdaş kurallara göre koruma altına alınacaklarına, çağdışı ülkelerde olduğu gibi sudan sebeplerle işyerlerinde ölüyorlar veya ağır yararlanıyorlar.
Ve bu durum umarsız bir şekilde geçiştiriliyor.
Her defasında tekrarlanıyor.
***
Bütçe yetersizdir, aslında kendi paramızı kazanacak kadar üretemiyoruz falan.
Bu doğru olabilir.
Fakat yaşam paradan ibaret değildir.
Çöken bir inşaatın altında ölen işçiler hangi bütçe veya hangi parayla değerlendirilebilir ki.
Emek en yüce değerdir şiarının tercümesi şudur;
İnsan en kutsal değerdir.
Sosyalistlerden istenen de bu yüce, kutsal değere sahip çıkmalarıdır.
Ah bir anlayabilseler…
































