Seyahat

AGRA (Hindistan)


Bu haftaki yazı dizimde Hindistan’da kaldığımız yerden gezmeye farklı bir destinasyon ile devam ediyoruz. İşte bu haftaki rotamız Hindistan’ın kuzeyindeki, Yamuna Nehri kıyısında bulunan Uttar Pradeş eyaletinin başkenti olan ‘AGRA’ olacaktır.

AGRA ŞEHRİ

Agra, 1526-1858 yılları arasında Hindistan’a egemen olan Babür İmparatorluğunun da eski başkenti idi. Bu İmparatorluğun temeli ise Hint -Türk İmparatorluğuna dayanmaktaydı. Bu şehre daha çok Delhi’den sonra gidiliyor. Seyahatinizi kara yolu ile yapmak isterseniz 4.5 -5 saatlik bir yolculuk yapmanız gerekmektedir. Biz  Jaipur’dan  Agra’ya geçeceğimiz için  yolculuğumuzu  farklı yolla yani tren ile yapmaya karar vermiştik. Bu iki şehir arasında düzenli olarak Indian Rail’e ait günde10 sefer yapılmaktadır. Bu seferlerin bazıları aktarmalı bazıları ise aktarmasız olarak yapılmaktadır. Tren biletlerimizi alırken özellikle aktarmasız olan seferler tercih nedenimizdi. Jaipur’daki Gandhinagar Jaipur(GADJ) garı ile Agra Cantt(AGC) arasındaki yolculuğumuz 4 saat 20 dakika sürmüştü. Bu yolculuktaki tek yön bilet fiyatı ise €10karşılığı idi. Günün her saati olmak üzere tren garında sürekli yaşanan izdiham anlatılacak gibi değildir. Trenler gara yaklaştığı zaman gördüğümüz manzara ise unutulacak gibi değildi. Trenlerde 1. ve 2.sınıf olmak üzere kategorilere ayrılan vagonların damında tamamen biletsiz seyahat eden can güvenliği hiç olmayan yolcular görürsünüz. Yolcuların kimisi sanki piknik alanında oturuyormuş gibi bağdaş kurmuş kimisi ise boylu boyunca vagon üzerinde yatmaktaydı. Tren garda durunca trenden inenler vagonların içerisindeki yolculardan çok trenin damında seyahat eden renkli kıyafetli Hintli yolcuları görürsünüz. Bu arada Hindistan ülke genelinde 7000’e yakın treni ile dünyanın en fazla işçinin çalıştığı ve bir o kadar da yoğun demiryollarına sahip ülkedir. Agra’ya varışımızın ardından bizi daha önceden ayarladığımız aracımız garda beklemekteydi. Biz de aracımıza binerek şehirde konaklayacağımız ITC Mughal Otelimize doğru yol aldık. Yol boyunca Hindistan’ın tüm diğer şehirlerinde olduğu gibi burada da yoğun trafik karmaşasından dolayı gerekli ve gereksiz her yerde korna sesini duyarsınız. Ülkedeki trafik sistemi İngiliz sistemi oluşundan dolayı trafik ışıkları yerine daha çok ‘round about’lar görürsünüz. Hindu dininde inekler kutsal olduklarından yolun ortasından salına salına giderler, istedikleri yere kafalarını sokup bakarlar kimse de onları kışkışlayıp kovalamaz çünkü onlar Hindu dininde kutsaldırlar. En çok garipsediğim bir olayı yine bir ‘round about’tan geçerken yaşamıştım. Biz yolun solundan aracımızla yolumuza devam ederken tam aksi istikamette seyreden bir motosikletli ile çarpışmamak için direksiyonu şoförümüz hafif sola kırmıştı ancak yolun tam ortasında ise nasılsa bana bir şey yapamazlar diyerek salına salına yürüyen bir inek vardı. İnek kutsal bir hayvan olduğu için asla nerede olursa olsun rahatsız edilip dürtülemez ve kovalanamaz. Keyfi gelince yürür gider. İnekler Hindistan’ın her yerinde serbestçe dolaşabilir. Bir Hindu için onları yeme düşüncesi korkunçtur. Bu arada yolumuzun üzerinde tüm bunların arasında karşıdan karşıya geçmeye çalışan kural tanımaz yayalar da işin cabasıydı. Gözlerim fal taşı gibi açılmış acaba kim kime çarpacak diye bakarken herkes yoluna kazasız bir şekilde devam edip gitmişti. Otelimize varışımızın ardından kısa bir süre dinlenip rehberimiz eşliğinde şehri gezmeye programımız doğrultusunda artık başlamalıydık.

AGRADA GEZİLECEK YERLER

Agra, turizm ve kültür merkezi olması nedeniyle Hindistan turları arasında en popüler olan destinasyonlar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Hele hele şehirde UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan üç temel yapı varsa şehrin neden bu kadar bilinir olduğunu daha iyi anlamış olursunuz. Bu 3 yapı Tac Mahal, Agra Kalesi ve Fetihpûr Sikri olup sırasıyla bu yerleri bizde programımıza dahil etmiştik.

Taç Mahal: Hint -İslam mimarisinin en güzel örneğidir.  Babür İmparatorluğunun Hükümdarı olan Şah Cihan’ın, 14.cü çocuğunu doğururken 38 yaşında ölen Ercümend Banu Begüm (Mümtaz Mahal)anısına yaptırmış olduğu bir anıttır. Mümtaz Mahal (Dünyanın Kraliçesi) anlamında olup evlendikten sonra kocasının ona vermiş olduğu isimdir. 1632-1654 yılları arasında inşa edilen bu anıt yapıda günde 20 bin işçi çalışmıştır. Taç Mahal yerden 82 metre yükseklikte ve 4 minaresi olan beyaz mermerden yapılmış olup diktörtgen şeklindeki yapının taç kapıları anıt kubbeyi çevrelemektedir. Lahitlerin bulunduğu kubbeli salonda sesin 7 kez yankılandığı akustik var. Anıtın etrafında ise yasin süresinin tamamı Hattat Settar Efendi tarafından yazılmıştır. Türbenin yapımında Hint ustalarının yanı sıra Şiraz, İstanbul ve Bağdat’tan sanatkar ve ustalar getirilerek hizmet vermişlerdir. Bina süslemelerinde ise akik, safir, yakut, pırlanta ve inci gibi değerli taşlar kullanılmıştır. Şah Cihan Taç Mahal’in tam karşısına ve yine Yamuna Nehri kıyısına kendisi için de siyah mermerden bir anıt mezar yaptırmak istemişti ancak ne var ki bu düşüncesini gerçekleştiremeden oğlu tarafından hükümdarlığına son verilerek Agra Kalesine hapsedilmiştir. Vefatından sonra ise çok sevdiği eşi Mümtaz Mahal’in yanında Taç Mahal’de defnedilmiştir.

Agra Kalesi: Kalenin yapımına 3. Moğol imparatoru Ekber tarafından oğlu Cihangir için başlanmışsa da kalenin tamamlanması torunu Şah Cihan tarafından olmuştur. Kale kızıl taşlardan yapıldığı için ‘Kızıl Kale ‘olarak da bilinmektedir. 20 metre ve 2.5 km uzunluğunda duvarlar ile çevrili olan bu kalenin çevresi ise hendeklerle çevrilmişti. Her ne kadar da yapılırken kale olarak yapılmışsa da burası Şah Cihan tarafından Saray olarak kullanılmış ve ülke buradan yönetilmişti. Kaleden içeri girdiğiniz zaman karşınıza Cihangir Sarayı çıkıyor. Sarayın içinde bir de harem bölümü vardır. Ancak kelime anlamı olarak bildiğimiz harem kavramında değildir. Burada eşleri savaşta ölen kadınlar ve bakacak kimsesi olmayan yaşlı kadınların barındığı yerdi. Bu kadınlar burada konaklayıp yaşamlarını sürdürürken saray için çalışırlardı. İşte bu bölümün salon duvarları küçük aynalarla süslendiği için burası ‘Aynalı Salon’ olarak da bilinmekteydi.

Şah Cihan Taç Mahal’in yapımına çok büyük servet harcadığı için başta oğlu Alemgir ve halk bu durumdan rahatsız olmuştu. Babasının akli dengesinin de bozulduğunu iddia ederek onu saf dışı edip Agra Kalesinin içindeki ‘Oktagon Kule’ ye hapseder. Bu kulenin özelliği ise Şah Cihan’ın eşi için yaptırdığı Taç Mahal’i gören tek yer bu kulenin penceresiydi. 7 yıllık hapis hayatı sonrası öldükten sonra eşinin yanına yani Taç Mahal’e defnedilir. Bu arada Şah Cihan’ı hapse attıran oğlu ise kendisi doğarken annesinin ölümüne neden olan oğludur.

Fatehpur Sikri( Fetihpur Sikri): Kelime anlamı ‘Zafer Şehri’ olan bu yer Hint -İslam tarzında yapılmıştır. Burası Agra başkent olmadan evvel İmparator Ekber döneminde Babür İmparatorluğuna başkentlik yapmıştı.  Agra’dan 40 km. uzaklıkta olan bu yer surlarla çevrilidir. Kasabada anıtlar, dini yapılar bulunmaktadır. Yine bu bölgede bulunan ‘Jama Cami’nin içi beyaz mermerle döşenmiş olup dikdörtgen şeklinde inşa edilmiştir. Buradaki ‘Salim Christi Türbesi’ ise ünlü Sufi Salim Chisti’nin mezarının olduğu yerdedir.

AGRA’YA NE ZAMAN GİDİLİR

Şehir Hindistan’ın en sıcak bölgelerinden birisi olup sıcaklıklar yaz aylarında gölgede bile 50C üzerinde seyrettiği görülmüştür. Bu bölgeyi keyif alarak gezmek için ılık olan en ideal dönem kış aylarıdır.

 

AGRADAN HEDİYELİK NE ALINIR

El işi kilim ve halıların yanı sıra ipek ve kaşmirden yapılmış şal ve ceketler gerçekten göz kamaştırmakta olup uygun fiyata satılmaktadır. Mermerden yapılmış işlemeli küçük masa ve sehpalar ise farklı alternatiftir. Tabii ki bu arada Hindistan’ın her bölgesinde satılan renkli bilezik ve küpelerden oluşan takılar da yöresel alışverişin olmazsa olmazları arasındadır.

AGRADA NE YENIR

Hint mutfağı dünyanın en zengin mutfakları arasında yer alır. Özellikle sos ve aroması çok yüksek baharatları ile yemeklere kendine özgü tat katmaktadır.

Bhalla: Patates püresi top haline getirilip kızartıldıktan sonra köri sos ile servis edilen bölgeye has bir Hint yemeğidir.

Paratha: Tavada kızartılıp içerisine sebze katılan bir çeşit kreptir.

AGRADA NEREDE KALINIR

Hindistan geziniz sırasında tercihinizi 5* otellerden yana kullanmanız tavsiye olunur. Bu oteller de kendi aralarında Deluxe ve Standard olarak 2 ye ayrılmaktadır. Avrupa otelleri ile kıyaslandığı zaman bu oteller fiyat bakımından çok daha uygundur. Ama siz 4* otellerde konaklamak isterseniz pek tabii ki bu da mümkündür. Ancak bizlerin yaşam standartlarını ve hijyen koşullarımızı göz önünde bulunduracak olursak kategori bakımından daha düşük tesislerde konaklama yapılmamasını tavsiye ederim. Bu oteller arasında ITC Mughal, Jaypee Palace 5* otellerden olup Clarks Shiraz ise 4* otel kategorisindedir. 5* otellerin iki kişilik odada gecelik fiyatı ise €80-€120 arasında değişkenlik gösterirken 4* ise €60 – €80 arasındadır.

Kuzey Hindistan’ın kültür başkenti olarak kabul edilen Agra şehri Hindistan’a gidenlerin görmesi gereken yerler arasındadır. Ancak ülke içindeki gezilerinizi mutlaka rehber eşliğinde ve hijyen koşullar altında yapmanız tavsiye olunur. Gelecek haftaki yazı dizimde Hindistan’daki son durağımız VARANASİ’ de olacağız……

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın

Kapalı
Başa dön tuşu
Kapalı