Seyahat

AEGEP FISTIĞI CENNETİ AEGINA ADASI (EGİNE)


Ağustos ayındaki Yunanistan gezimizde Saronic (Saron) adalarını  gezmek programımız dahilindeydi. Geçen haftaki yazı dizimde bu adalardan biri olan Hydra adasındaki gezi ve yorumlarımı sizlerle paylaşmıştım. Hydra limanından ayrılışımız sonrası rotamızdaki ada  Aegina (Egine) idi. Ada Saronic körfezinde Mora ve Attika arasında yer alan volkanik bir adadır.

Yunan Mitolojisinde Aegina, Asapos(Irmak Tanrısı)’nın kızıdır. Zeus ona aşık olunca onu kaçırır. Asapos’dan bir oğlu olur. Doğan çocuğa Aikos, adaya ise genç kızın adı olan Aegina denir.

Aegina halkı eski dönemlerde bir süre Mısır ve Finike ile ticaret yaparak sınırlarını genişletmiş ve bu ticaretten zengin olmuşlardı. Adada kullanılan gümüş sikkelerin o dönemlerde Avrupa’da kullanılan en eski sikkeler olduğu bilinmektedir.

Ada 1827 -1829 yılları arasında Modern Yunan’ın ilk başkenti olmuştu. Agean (Egine) adası bulunduğu konum itibarı ile Atina’ya en yakın olan adadır. İşte bu nedenledir ki ada halkının bir bölümü günübirlik Atina’ya çalışmak için gitmekte olup mesai bitiminde ise Agean adasına geri dönmektedir. Adanın alanı yaklaşık olarak 85 kilometre olup nüfusu 11.000 civarındadır.

Aegina adası sınırları içinde Nisida adasını da kapsamaktadır. Bu adanın üzerinde yaşam olmayıp sadece bir gözlem evi vardır.

Aegina’nın ekonomisi turizmin yanı sıra başta yerel fıstık (Aegep fıstığı) olmak üzere zeytin ve balıkçılığa dayanır.

NASIL GİDİLİR

Adaya gitmek için Atina üzerinden Pire limanına geçmeniz gerekir.  Helenic Seaways veya Aegean Flying Dolphins firmalarına ait feribot ve deniz otobüsleri ile günün farklı saatlerinde düzenlenen seferler vardır. Pire limanından yapılan bu seferler deniz otobüsü ile yaklaşık 40 dakika, feribotlar ile 50 dakika sürmektedir. Bilet fiyatları ise €14 ‘dan başlamaktadır. Yaz aylarında ada genelinde yoğunluk yaşanmakta olduğundan biletinizi erken almanızda fayda vardır. Eğer internet üzerinden alacaksanız www.bookonlinehellenicseaways.com sitesini ziyaret etmenizi tavsiye ederim.

Bizler Yunanistan gezimiz sırasında 2ci bir adayı daha gezeceğimiz için sabırsızlanıyorduk. Feribotumuz limana demir attıktan sonra karaya ayak basan ilk bizim gurup olmuştu. Kısa bir süre sokak aralarında dolaştıktan sonra tarihi yerleri gezmek için yerel rehberimiz eşliğinde otobüsümüze bindik. Virajlı daracık yollardan geçmek heyecan vericiydi. Yerli halk korsan saldırılarından korunmak için Orta Çağda tepelere taşınmışlardı. Yol boyunca tepelerin üzerindeki minik şapeller o günlerden kalmaydı. Bir ara  sağ tarafımda kalan Telamon’un adası Salamis’i uzaktan dahi görmek beni yeniden mutlu etmiş ve birden aklıma  Kıbrıs’taki Salamis Krallığı ile Telemonun oğlu Tefkoros’un bağlantısı gelmişti.

Aegina limanı adanın merkezi olarak bilinen Kolona’ dır. Bu yerleşim yerini ya yürüyerek veya sizleri bekleyen faytonlar ile dolaşarak gezebilirsiniz. Kafe ve restoranlar sahil boyunca sıralanmıştırlar. Arka sokaklarda ise balık lokantaları ve fıstık satan dükkanları yoğun olarak görürsünüz. Yunanlı seramik sanatçısı ‘Alex Solomou’ nun yeri olarak bilinen ‘Kepamika’ da ayni bölgededir.

GEZİLECEK YERLER

Antik Yunan Aphaia (Afea) Tapınağı: Yunanistan’ın en iyi korunmuş tapınakları arasında olup Tanrıça Aphaia’ya adanmış bir tapınak kompleksi içinde yer alır. Tapınak, Aegina kasabası ve Agia Marina ‘yı birbirine bağlayan güzergah üzerindeki çam ağaçları ile kaplı bir tepe üzerinde olup limanın 11 km kuzeyindedir. Aphaia, MÖ 480 yılında inşa edilen Dor tarzı bir tapınaktır. Eskiden Jüpiter Panhellenius olarak bilinen bu yer günümüzde Aphai’ya adanmıştır. Aphai Tapınağı ile Cape Sounion ve Atina’daki Parthenon arasında bir çizgi çizerseniz 3 tapınağın birbirine olan uzaklığının ayni olduğunu görürsünüz. Tapınağı gezerken rehberimizin bize bu bilgiyi aktarması şaşırtıcıydı. Tapınakta Truva Savaşını konu alan sütunlar Ajax, Achilles ve Telemon gibi kahramanları konu almıştı. Ancak 1813 yılında Bavyera Kralı Ludwig tarafından bir açık artırmada satın alınarak Münih’teki Glyptothek’ te taşınmıştır. Aphai Tapınağı pazartesi günleri hariç her gün ziyarete açıktır.

Apollon Tapınağı: Aegina adasında 5.ci yüzyıldan kalan Tapınağın günümüze kadar gelen kalıntılarıdır.

Aziz Nectarios Katedrali: İstanbul’daki Ayasofya’nın bir benzerini Aziz Nektarious adına yapmışlar. Yaşadığı dönemde mucizevi bir şekilde insanlara şifa verdiğine inanırlar ve şifa dilemek için ziyarete gelirler.  Azizin Mozolesi  Katedralin içindedir. Katedralin yanındaki manastırda ise 14 rahibe yaşamaktadır.

Chrysoleontissa Manastırı: Manastır 1808 yılında inşa edilen kilisenin kalıntıları üzerine yapılmıştır. Souvala yakınındaki Agios Leontios, deniz korsanları tarafından tahrip edilince keşişler Dendros dağına çekilirler ve bu manastırı inşa ederler. Bir süre sonra mülkler kamulaştırılınca manastırda yaşayan keşişler buradan ayrılmak zorunda kalırlar. 1935 yılına gelindiğinde ise rahibeler Aziz Nektarios Manastırından Chrysolentissa’ ya taşınırlar ve adı geçen manastır bir rahibe manastırı olur.

Adanın kuzey batı kısmında Nikos Kazancakis’in evi vardır. Modern Yunan edebiyatı yazarlarından olan Kazancakis ’Zorba The Greek’ adlı romanını bu adada yazmıştı. Kazancakis’ in bir süre yaşadığı bu evdeki eşyaları daha sonra Girit’te bulunan müzeye taşınmış olup orada sergilenmektedir. Kazancakis’ in evinin yanında ise bir heykeltıraş olan Christos Kapralos’un müzesi vardır. Müzenin tam karşısında ise kocaman bir kadın heykelini görürsünüz.  Bu heykel Yunan kadınını simgeler.

Adada gezilip görülebilecek sadece tarihi yapılar değil ada çevresinde  plajlar da vardır. Özellikle yaz aylarında turistlerin uğrak noktalarının başında gelen Halkiada, Skala, Metochi ve Dragonara plajlarına ilgi çok olup bu dönemlerde adayı ziyaret eden kişilerin akınına uğramaktadır. Agia Marina, temiz ve sığ denizi ile çocuklu aileler tarafından tercih edilen bir başka yerdir.

Adadaki Perdika balıkçı köyünde ise geyikler ve midilli atları yaşar. Moni adasında ise farklı türden kuşları görürsünüz.

ADA İÇİ ULAŞIM

Ada içi ulaşımında bisiklet, motosiklet veya otomobil kullanabilirsiniz. Toplu taşıma aracı olarak otobüsler düzenli hizmet vermektedir. Bu arada sizlere ada çevresini gezmenizde faydalı olacak bakımlı faytonları da unutmamak gerekir.

 

ADAYA NE ZAMAN GİDİLİR

Yaz aylarında sıcaklıklar 30C kadar çıkar. Kış aylarında ise ada genelinde hava oldukça serin olup 12-15C arasında seyreder. Yaz aylarında gerek ana kara Yunanistan’dan gerekse farklı adadan giden turistlerin uğrak noktasıdır. İlkbahar ve sonbahar ayları adayı gezmek için en ideal dönemdir.

NE YENIR

Ev yemeği sevenleri mutlu edecek yer hiç şüphesiz ‘Babis’ dir. Özellikle deniz mahsulleri ve Yunan mutfağından farklı tatlar üzerine yoğunlaşmış olup romantik bir akşam geçirmek isteyenler için ideal bir mekandır. ‘Skotadis’ taverna olup farklı deniz ürünleri ile müşterilerine hizmet etmektedir. Fetta peynirli Yunan salatası, kızartılmış ahtapot ve souvlaki en çok rağbet gören yemekleri arasındadır. Ada genelinde fıstıklı dondurma, fıstık ezmesi ve fıstık yağları gibi ürünleri çok kolay bulursunuz. Ada fıstığından dolayı ‘Aegep Fıstığı Cenneti’ olarak bilinir.

 

.

NEREDE KALINIR

Ada genelinde butik oteller yanı sıra kiralık dairelerde adada bulunan turistlere hizmet vermektedir.  The Delfini Hotel(**) €36, Summer Life( 2 yatak odalı daire) €76 civarında olup fiyatlarda dönemine göre farklılık yaşanmaktadır. Aylar öncesinden rezervasyon yaparsanız çok daha uygun fiyata konaklayabileceğiniz tesis bulma şansınız yüksek olur. Ada genelinde tesisler evcil hayvan dostudur.( www.booking.com)

 

FESTİVALLER

Her yıl Ağustos ayında adada Film Festivali düzenlenir. Kısa ve uzun metrajlı filmlerin yarıştığı bu festivale ilgi büyüktür.  Adanın en büyük gelir kaynağını ve ilgi odağını oluşturan festival ise Fıstık Festivali olarak bilinir. Bu festivalin tarihleri ise 15-18 Eylül dönemine denk gelmektedir.

 

NE ALINIR

Adadan alınacak en güzel hediye uygun fiyata ve farklı çeşitlerde olan Aegep fıstığıdır.  Özellikle adadaki Mourtzis Sweets & Pistachio dükkanına uğramadan, fıstıklarının tadına bakmadan adadan ayrılmak olmaz.  Buradan fıstık ezmeleri, fıstıklı tatlılar gibi farklı ürünler satın alabilirsiniz. Adanın bir fıstık cenneti oluşundan dolayı adada alınacak hediyeliklerin başında fıstık gelir.

Aradığınız huzurlu, ekonomik, fazla kalabalık olmayan, tarihi dokusu olan bir ada tatili ise Aegina sizin için idealdir. Kısa tatil arayanlar için 2 gece -3 gün  ya da bir hafta sonu tatili idealdir.

Haftaya bir başka Şirin’ce GEZİyorum’ da buluşuncaya kadar sevgiyle kalın….

 


Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı