Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe YazarlarıSürmanşet

ADAYINI BİLE SEÇEMEYENE KİM GÜVENSİN

Düşünün Başkanını seçecek Meclis, nisap sorunuyla toplanamıyor.

Sebebin, UBP Grubu’nun meclis içindeki görevlendirmeler konusunda yaptığı grup toplantısı olduğu söyleniyor.

Kurultayını bile demokratik kurallarla yapamayan UBP, kabak gibi birkaç parçaya bölündüğü için, her adımda sıkıntı yaşıyor.

Demokratik hakları engellenen vekiller, “artık sıkıntımız kalmadı” diyerek, yapılanları içlerine sindirmiş görünseler de alttan alta sorunlar sürüyor.

Dün gördünüz, Meclis Başkanını bile seçemediler. Sözde Resmiye Canaltay ismi üzerinde uzlaşma vardı. Sadece UBP milletvekili sayısı 19, aldığı oy 13…. Resmen şok… Ortaklar oy verdiyse, UBP’den aldığı oy daha da  düşüyor. Ciddi bir mesaj. Parti yönetimine, Eroğlu ailesine, her yere. Geçmişte bakan olması konusunda da Canaltay’a aynı hüsranı yaşatan parti, bu kez de hesaplaşmasını yine onun üzerinden yaptı. UBP kurultayı yine çok renkli geçecek.

Bunlar onların derdi. Bizi ilgilendiren başka. Bu tabloyla, kendilerinin seçmediği, seçmelerinin engellendiği bir atama başkanla UBP’nin ülke yararına işler yapmasını beklemek kadar saçma bir şey olabilir mi?

Balık baştan kokar. Bir devletin en temel kuralları bizzat başındakiler tarafından ihlal edilirse, altta neler olmaz. Yaşadığımız isyanlar, itaatsizlikler, bypass’lar; hepsinin sebebi, baştakilerin itaatsizliğinin sonucudur.

İpin ucu kaçmıştır. Her bakımdan…

Parti başındakini sorunlu olarak görüyor, atanmasından icraatına kuşku ile bakıyorsa, halk hükümete nasıl güvensin ki? Güvenin olmadığı yerde, kargaşa vardır, güvenin olmadığı yerde asayiş sorunu vardır, güvenin olmadığı yerde sorun çözülemez.

Önümüzdeki dönemde seçimi iple çekeceğiz. Başka çaremiz yoktur. Her türlü kötü yönetim çeşitlemesine rağmen, bir şekilde yeniden seçileceklerini, çoğunluğu alacaklarını sananlara, kazın ayağının öyle olmadığını göstermek için seçim.

Karışan kamu düzenini sağlamak için seçim.

Ülkenin geri gidişini durdurmak için seçim.

Umarım bu kez insanlar yapılan adaletsizlikleri, kendilerine çektirilenleri iyi değerlendirir. Eğer bu seçimde de eş, dost ahbap ilişkileriyle sandığa gidilirse, bu son olacaktır. Bir şeylerin düzelmesini beklemek akıllıca bir iş olmayacaktır. Bu gidişatı tersine döndürmek için tek şanstır. Kıymetli bir şans…

YERLİLER TOPLANAMAZ, YABANCILAR TOPLANABİLİR…

Aslında yaşadığı baskıyı, çektiği sıkıntıyı anlıyorum. Ama o bir siyasi, hekim kimliğiyle “hayır” diyemiyor, elini masaya vuramıyor, onun için de böyle tuhaf açıklamalar yapıyor.

Kumarhane görüntüleri için soruşturma açılacağını söylüyor Sağlık Bakanı Pilli. Böyle olacağı belli değil miydi? Restoranı şunu bunu saat 22.00’de kapattıran kararın içine kumarhaneyi koymadığında ne olacaktı yani? Milletin oralara yöneleceği belli değil miydi?

“Yerli vatandaş alınamazdı, yasaktı” diyor. Yemeyin bizi Sayın Pilli. Siz de pek ala biliyorsunuz ki, o yasak göstermeliktir. O yasak, göstermelik olarak denetlenir. Kumarhaneler sadece bu pandemi döneminde değil, her dönem ağzına kadar yerlilerle doludur…

Daha da önemlisi ve hiç konuşulmayan şu; yerliler 10 kişi bir araya gelemez de, yabancılar gelebilir  mi? Dün Meclis’te Bakan Pilli aynen şöyle dedi; “Yılbaşı gecesi toplu kutlama yapılmaması adına bir takım kararlar aldık ancak KKTC vatandaşlarının casinolara girmesinin yasak olması nedeniyle böyle bir seçeneği düşünmedik”. Ne talihsiz bir açıklama. Allah Allah, onlar da bu ülkede yaşamıyor mu? Onlar virüsten muaf mıdırlar? Kurallar sadece yerliler için midir? TC’li ya da üçüncü ülke insanları aramızda dolaşmıyor mu, kumardan çıkıp cafeye, restorana, markete gitmediler mi?  Onlar kumarhanelerde otellerde toplaşacak ve bize bulaştırmayacak, var mı böyle bir kayıt? Vatandaşa ceza, yabancıya serbest.

Bak Ersan Saner’e, cevap bile vermedi, attı topu Pilli’ye çekildi. Sanki, tek sorumlusu oymuş gibi…

Hükümete artık güvenmediğimize göre, sadece dua edeceğiz ki, şu yılbaşı kumarhane rezaleti hepimize yeni bir patlama yaşatmasın. Aynen günlük karantinasız girişler gibi. Yapacak başka bir şey yok…

 

 YERİN KULAĞI VAR

 

OTEL KAPALI, KUMARHANESİ AÇIK:

Bir oteller zinciri, otellerini kapattığını açıkladı. İyi güzel de kapatılanlar arasında o otellerin kumarhanelerinden bahsedilmiyor. Orada yerli ya da yabancı her ne ise 10 kişiden fazlası bir araya gelecek, saat 22.00’den sonra da açık kalacak…. Oteller zaten boş, hepimiz biliyoruz. Var mı cesaretiniz kumarhaneleri kapatmaya? Siz bu ayrımcılığı yaptığınız sürece, o da kapatmaz. Bilim üst Kurulu hala yapılan yanlışa, işlenen suça ortak olmayı sürdürüyor…

 

NE OLDU O HASTANE:

2 ayda bitirilen pandemi hastanesini 2 ayda bir türlü hizmete açamadık. Hala daha aletleri kuramadık, gerekli hemşire ve doktoru istihdam edemedik. Enerji Bakanı Erhan Arıklı sanırım 10 gün önce elektrikte yaşanan vize sorunuyla ilgili olarak, “Bugün akşama kadar hastanenin elektrik sorunu çözülecek” demişti. Çözüldü mü acaba? Tabii ki çözülmedi. Atıp tutması kolay.

 

İŞİNİZ AYIN OYUN:

Atama Başbakan’ın hükümeti, yaptıkları tüm atraksiyonlara rağmen Meclis’te hala nisabı sağlamaktan acizken, ülkeyi yönetim bekliyor. Adil, iş bilen, toplumu düşünen bir yönetim. Eldeki  ise hala yandaş kayırmacılığının derdinde, beceriksizler topluluğu. Kıbrıs Türk halkının iradesi dışında zoraki kurdurulan bir hükümet… Meclisi açmaktan aciz, hala bir aydır bütçeyi bile elleyemeyen iktidarsız bir iktidar.

 

ÖZELDE ÇALIŞANIN GÜNAHI NE?:

Başbakan Ersan Saner, pul ve harçlara yapılan zamların “kamu çalışanlarına hayat pahalılığı ödeneği vermek için gelir artırmak adına yapıldığını” söyledi. İyi de bu süreçte en çok zarar görüp mağdur olan özel sektör çalışanlarının günahı ne? Sırf memur artış alsın diye gereken kaynak özelde çalışanların cebinden mi çıkacak?

 

RAKAMLAR GÜNCEL OLAMAZ:

Hane halkı anket sonuçları açıklandı. Ancak rakamlara baktığımızda, anketin çok da güncel olmadığı anlaşılıyor. Yıllardır hazırlığı yapılan ankette dağ fare doğurmuş gibi. Sadece 14 bin işsiz rakamı bir kere komik. Faaliyetini durduran işletme sayısı Bakan’ın resmi rakamlarına göre 7 bin küsursa, işsiz sayısı nasıl 14 binde kalır ki? Her işimiz güvensiz…

 

İŞGÜCÜNE KATILMA ORANI DEHŞET:

Hane Halkı İşgücü anketinde dehşet bir rakam; oturdum, hesapladım, nüfusun işgücüne katılım oranı yüzde 45’de kalmış. Türkiye’de bu rakam yüzde 52. AB ülkelerinde ise yüzde 65-81 arası. Bu oran, eğitim seviyesiyle izah ediliyor. Yani bu ülkede her yüz kişiden 45 kişi, çalışabilir durumda olan 55 kişiyi besliyor. Bu durumda nasıl bir kalkınma, nasıl bir üretim bekleyebilirsiniz ki? Bu rakamın son yıllarda nüfus yapısının değişmesiyle değiştiği ortada. Sanki 1960’lar öncesine ışınlanmış gibiyiz…

FOTO GÜNDEM: Fotoğrafı herkes gördü. Ama ben buraya arşive manşet olsun diye koydum

Ersin Tatar maç izliyor