Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Aday Adayları Hayal Kırıklığı Yarattı

Ülkede gündemi bundan sonra seçim odaklı şekillenecek.

Siyasi partilerde adaylar netleşmeye başladı.

Aday adaylıkları için ilgi beklenenin çok altında.

Siyasette öyle bir durum yaratıldı ki, birçok kişi siyasetten uzak durmayı yeğliyor.

Aslında haksız da değiller.

Siyasi yapı ve ortam ülkede siyaset yaparak bir şeylerin değiştirilebileceği umudunu yok etti.

Umudun yok olması da değişime inanan, bir şeyleri farklılaştırabileceğine dair inancı olan, dağarcığında bir şeyler taşıyan insanları siyasetten uzaklaştırdı.

“Nasıl olsa bir şey değişmez, değiştirilemez. Kendini boşuna yorma. Aileni, sevenlerini üzme” yaklaşımı ülkede egemen oldu.

Meclis Başkanı Sibel Siber’in belki de yeniden aday olmamasının altında yatan en temel nedenlerden biri de bu.

Ülkenin en köklü iki partisi UBP ve CTP’deki aday adaylarına bakıldığı zaman zaten her şey apaçık ortada.

Kamuoyuna umut verecek, heyecan yaratacak, ülke genelinde yaptıklarından, başarılarından dolayı halkın genelinin takdir ve sempatisini kazanan aday adayı neredeyse yok.

Aday adaylarının birçoğunu halkın çoğu tanımıyor, bilmiyor.

UBP ve CTP’de yeni aday adayları mevcutların yeniden seçilebilme şansını artıracak gibi duruyor.

Çünkü eskiler en azından tanınıp, biliniyor.

Liderleri yenilenen ve ilk kez yeni liderleri ile birlikte seçime gidecek olan UBP ve CTP’de, liderler beklenen performansın şu anda çok ama çok gerisinde kaldı.

Beklentileri karşılamakta, heyecan yaratmakta en azından şu an itibarı ile çok uzaktalar.

Hüseyin Özgürgün ve Tufan Erhürman ülkenin büyüyen sorunlarını çözebileceklerine dair halkta beklenti oluşturacak bir takımı ortaya koyamadılar.

Ortada herkesi şaşırtacak, heyecanlandıracak, “bu takım bu işi yapar” dedirtecek, halkta umut yaratacak bir çalışma yok.

Şu an itibarı ile her ikisi de liderlik ve cesaret gösteremeyen bir profil çizdiler.

Bu arada diğer partiler aday belirleme çalışmalarını devam ettiriyorlar.

Bu süreçte gözlerin üzerinde olduğu bir diğer siyasi parti ise Halkın Partisi…

Kuşkusuz Halkın Partisi’nin nasıl bir ekiple seçime gideceği en çok merak edilen konulardan biri.

Bu parti şu ana kadar büyük bir gizlilik içerisinde aday belirleme çalışmalarını sürdürüyor.

UBP ve CTP’ye göre halkın bu partiden beklentileri çok daha yüksek.

Beklentiler çok daha yüksek olunca da, hata yapma lüksleri diğer iki partiye göre çok ama çok daha az.

Yapacakları en küçük bir yanlış, ortaya koyacakları adayların beklentilerden uzak olması, bu partiyi daha yolun başında diğer iki köklü partiye göre zora sokar.

Bu arada TDP’de de popüler aday arayışı devam ediyor.
TDP bu seçimde CTP’nin böylesi bir kadro ile yola çıkacak olmasının ardından çok daha etkili bir ekiple sandıkta sürpriz yapabilir.

Belki ki TDP’liler bunun bilincinde hareket ediyorlar ve parti dışından olanları da içlerine alarak daha güçlü ve halkta umut yaratacak bir ekip yaratmak için çalışıyorlar.

DP’nin ise seçimlerde baraj sorunu yaşayabileceği konuşuluyor. Ancak UBP’nin ve HP’nin adayları karşında DP’nin kendi belirleyeceği adaylar ve kamuoyuna seçim kampanyası süresince vereceği mesajlar bence DP’nin baraj ile sınavında belirleyici olacak.

DP çok daha etkin, hem bölgelerinde hem de ülke genelinde kabul görecek isimlerle yola çıkacak olursa kendine avantaj sağlayabilir.

Bu aşamada birçok konuda eleştiriliyor olmasına rağmen en deneyimli Genel Başkanın DP’de olması da bir avantaja dönüşebilir.

YDP de bu seçimlerde gözlerin üzerine olacağı bir diğer yeni siyasi parti.

Bu parti tüm halkı kucaklar, partinin genel başkanının söylem ve eylemleri partinin genelinde hakim olup içselleştirilirse etkin ve başarılı olma şansı artar.

Kısacası bizi ilginç, hareketli bir iki ay ve karma oyların belirleyici olacağı bir seçim bekliyor.

Umarım bu seçimlerde de dağ fare doğurmaz.

Seçimlerden sonra bugünleri de arar duruma düşmeyiz.